1. YAZARLAR

  2. Ali Kişmir

  3. Bir arkadaşın isyanı
Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Bir arkadaşın isyanı

A+A-

Çok sevdiğim bir arkadaşım beni aradı ve içini dökmek istediğini söyledi…

“Hemen atla gel bekliyorum” diye cevap verdim…

Yaklaşık 2 saat sonra bir mekanda buluşup hasret giderdik…

Sıkıntıları olduğunu ve çözüm yolları bulmakta zorlandığından bahsetti…

Maddi sıkıntılardan kaynaklı, ailevi sıkıntılarda yaşadığını söyleyince durumun ne kadar kritik olduğunu fark ettim…

Babası sosyal sigortalardan 5 yıl önce emekli olmuş…

29 yıllık yatırımdan eline geçen emekli ikramiyesi sadece 48000 TL…

Bu kadar yıllık yatırımın karşılığını alamadığı için çok içerlemiş ve bizim arkadaşa dönüp, “bak oğlum, kamuda çalışıp benim yaptığım işin dörtte birini bile yapmayan bir insan, yıllarca hem benden fazla maaş ve hakka sahip oldu, hem de emekli ikramiyesi benim 5–6 katımdan fazla” demiş…

Arkadaşım da babası gibi bu duruma çok içerlemiş…

O dönemlerde çok sevdiği kız arkadaşı ile mutluluğa yürürken, işsiz olmanın verdiği sıkıntı ile de baş etmeye çalışıyormuş.

Kızın ailesi çok tutucu ve baskıcı olduğu için işi yokuşa sürünce, bizim arkadaş babasının kapısını çalmak zorunda kalmış.

Babasına, “ben iş kurmaya ve ekmek paramı kazanmaya karar verdim. Yalnız paraya ihtiyacım var, senin emeklilik ikramiyeni yatırım yapmak için kullanabilir miyim” diye sorar…

Babası, “tabi ki oğlum, o para senin, al ve kullan ama ne olur atacağın adımı iki kere düşün“demiş…

Parayı alan bizim arkadaş küçük bir kıyafet mağazası açar…

İlk dönemler her şey yolunda gidince kız arkadaşının ailesi de yumuşar ve evlenmelerine onay verir.

İki yıl boyunca sorunsuz bir şekilde işletmesini yürüten arkadaş, çok iyi de bir çevre edinmiş…

Aslında “edindiğini sanmış” demek daha doğru olacak sanırım…

Elinde tuttuğu mağaza ailesine ve kendine yetmekteyken arkadaş çevresinin, “neden işleri daha da büyültmüyorsun” söylemlerine kulak asar…

Önce yeni ve daha büyük bir dükkan kiralar…

Daha sonra ise yerel bir bankadan işleri büyütmek için kredi çeker…

Çektiği krediyi hem yeni mağazasının dekorasyonuna hem de daha fazla mal alımında kullanır…

Sonrası mı?

Birçok esnafımızın ve dürüst iş adamımızın yaşadığı sürecin aynısı…

Satışların durma noktasına gelmesi ile ödenmeyen birkaç taksit ve içinden çıkılmayacak borç batağı…

Eşi bu sıkıntılardan dolayı evi terk etme noktasına gelmiş…

“Babamın yüzüne bakamıyorum, onu hayal kırıklığına uğrattım” derken gözlerinde yaşlar döküldü…

Hele ortada kalan iki çocuğundan bahsederken ki hali perişandı…

“Ben bunu hak edecek ne yaptım be Ali” diye isyan ediyor…

Ona, “senin tek suçun Kıbrıslı olmak ve bu hırsızlara rağmen yatırım yapmaya çalışmandır” demekten başka bir şey gelmedi elimden.

Çok iyi sandığı arkadaş çevresi de ona sırt dönmüş…

“Her akşam evimden çıkmayan, ailece karıştığımız arkadaşlarım kapımı çalmaz oldular” diyor…

Konuşmanın içinde bir ara, “kendimi vuracağım” deyince ona çok sert çıkıştım…

Sorunun böyle çözülemeyeceğini ve bu sorunları çocuklarının başına yıkma hakkı olmadığını söyledim…

Söyledim ama “peki ne yapmalıyım” sorusuna da cevap veremedim…

Hayatımda tanıdığım en dürüst insanlardan birisi gözlerimin önünde eriyip gidiyor…

Belki de ben veya sizde başkasının gözleri önünde eriyip gideceğiz…

Çünkü bu durumu “kaderimiz” olarak kabul etmiş durumdayız…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.