1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Bir Emirgan yazısı...
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Bir Emirgan yazısı...

A+A-

Pazar günü arkadaşlarla ,”Bitiyor bu hafta, çektik, çektik” dedik ve lale fotoğrafları için Emirgan koruluğuna gittik.

Geçen yıl da gitmiştik oraya, yaşarsak seneye de gideceğiz.

Çünkü lale dendi mi nakış gibi işlenmiş Emirgan gelir ilk akla.

Kamyon kamyon insan piknik yapmak için oradaydı.

Pek fark edemesek de binlerce insan vardı.

Hangi köşeye gitsek birilerine rastlardık içine temiz hava çekerek gününü iyi geçirmeye bakan.

Bir yıl önce de böyleydi…

Sanırım seneye de böyle olacak.

Yaklaşık iki saat kadar orada bolca lale fotoğrafı çektikten sonra bölgede oturan arkadaşın evine kahvaltıya gittik.

Boğaz manzaralı bir balkonu var.

Balkonunda çiçek bakmayı çok seven arkadaşımın lalesi de var…

Keyifli birkaç saat da orada geçirdikten sonra ufak ufak eve doğru yola çıktık, birkaç kişi ile birlikte.

Evden yarım saatte geldiğimiz Emirgan koruluğundan ana yola ancak 1.5 saatte varabildik.

Ne kaldırım kaldı özel arabaların park etmediği, ne çimenlerin kenarları, ne özel evlerin girişleri…

Hem park edenler, hem ayrılmaya çalışanlar, hem yeni gelenlerin doldurduğu Emirgan’a havadan bakılsa ne asfalt görebileceksiniz ne de açık bir alan.

-Neden böyle?

Arabadaki bir arkadaş diğer arkadaşa soruyor…

O da,” Hava güzel ondandır” cevabını veriyor.

-Birkaç saat hava için bu kadar sıkıcı trafiğe katlanmaya değer mi? Diye sordu diğeri.

-Değer, dedi ve anlattı.

O anlattı biz dinledik…

Biz sorduk o anlattı.

Meğer…

İçinde yaşayanlar pek farkında değiller.

İştir, yoldur, paradır, geçimdir derken yıllar çabuk geçiyor, büyük kent İstanbul’da.

Zamanın tükendiğini anlayamazsınız karmaşada.

Askerde iken kaldığım ev Lisi’de idi.

Arkasında zeytin ağaçları, futbol sahası.

Önünde ince araba yolu, yolun hemen ilerisinde geniş boşluk, bahçeli evler…

Diğer taraflarda da bahçeler vardı…

Bir Pazar günü,” yürüyün” dedim, “pikniğe gidiyoruz”.

Gittik de…

Köyün 500 metre dışında bir arazi…

Ne araba geçiyordu o güzelim yerden, ne hava kirliliği vardı…

Köyün içinden farksızdı güzellikte.

-Madem orası da burası da aynı neden evde yapmadık ki pikniği? Diye sordu çocuklar…

-Ne bileyim İstanbul’da sizlere tavuk göstermek için bile kilometrelerce yol giderdik de yine de temiz hava bulamazdık, burayı da öyle sandım, dedim…

Olay şu aslında…

Büyük şehirlerde insanları kalkındık diye kandırıp çok katlı binalar yaparlar.

Sonra çok katlı binalara insanları tıkarlar

İnsanlar da bir müddet sonra o yaşam biçimini doğal sanırlar…

Ki etrafınıza bakın, bize de yapmakta oldukları aynı şeyler..

Lisi’den hava almak için çıkıp hava alacak yer bulamayacağınız zaman yakında…

Nitekim akşam haberlerde “Güzel havayı fırsat bilen İstanbullu” diyordu…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.