1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Bir Eylül Dünya Barış Günü
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Bir Eylül Dünya Barış Günü

A+A-

1 Eylül 1939, Hitler ordularının Polonya’ya saldırısının ve sonuç olarak, 2. Dünya Savaşı’nın başlamasının yıl dönümüdür.

Bu büyük kırımda 20 milyonu Sovyat vatandaşı olmak üzere, 60 milyon insan ölmüş, çok daha fazlası da sakat kalmıştır.

İnsanlığım gördüğü en büyük felâkettir 2. Dünya Savaşı… Avrupa’da taş üstünde taş kalmamış, bir çok şehir önce Hitler orduları; sonra da Almanya’ya saldıran müttefik hava kuvvetlerince, yer yüzünden silinip, savaş sonrasında yeniden yapılmıştır.

Japonya’ya atom bombası atılmış, Avrupa Yahudiliği, soykırıma maruz kalmış, Varşova gibi kentler, ortadan kaldırılmıştır.

Savaşın bitiminden sonra, insanlık, özellikle de sol kesim, 1 Eylül’ü “Dünya Barış Günü” olarak kutlayarak, bu acıların insan zihnine kazınmasını ve bir daha yaşanmamasını sağlamaya çalışmıştır.

Ne var ki uzun yıllar, bu bir komünist komplasu olarak algılanmış ve çoğu devlette, “Barış Günü” kutlaması, komünist bir örgütlenme çalışması olmakla suçlanmıştır.

Bizim kuşak çok iyi bilir…

Tanrıya şükür ki bugün artık soğuk savaş paranoyası aşıldı… Dünya Kadınlar Günü gibi, Barış Günü de siyasi önyargıları aştı ve bütün insanlığa mal oldu… 

Ama bu yollar yürünene kadar, kimler neler çekti bilir misiniz?,

Hangi yıldı unuttum…

Galiba 1976 idi…

Türkiye Barış Derneği’nin düzenlediği Akdeniz’de Barış ve Güvenlik Konferansı’na katıldığımız için, hakkımızda açılan davadan dolayı, yıllarca uğraştık!

1994’te beraat ettik… 

Barış Derneği Başkanı emekli büyükelçi rahmetli Mahmut Dikerdem, Barış Konferansı düzenledi diye yıllarca hapis yattı…

Genel Sekreter Enis Coşkun, Paris’e kaçtı, yıllarca siyasi sürgün olarak yaşadı…

Aynı konferansta bizimle birlikte bulunan rahmetli İsmail Cem İpekçi de o esnada Türkiye Dışişleri Bakanı idi!

Bir ara adı cumhurbaşkanlığı için bile geçti! Asıl, “ya devlet başa, ya kuzgun leşe…”

Bizim yaşadığımız bu anormal memlekete gelince:

Olan saçmalıkları görüyor musunuz? “Şu şunu dedi, bu bunu yaptı” söylemine girmeye hiç niyetim yok ama öteden beri söylediğim “Kıbrıs Sorunu, irrasyoneldir, akla aykırıdır” tezini tekrarlamam gerek herhalde… Bölünmüş adada, iki tarafın “barış aksiyonerleri” ortak bir eylem yapmaya kalkıyorlar!

Ayrıntılar beni hiç ilgilendirmiyor…

Ve kendisi 1 Eylül’ün, 2. Dünya Savaşı’nın bir ürünü olan Birleşmiş Milletler’in adadaki “Barış Gücü” (Peace Keeping Force), kendi varlık nedenine sanki de karşı çıkarak, buna engel oluyor!

Tekrarlamalıyım ki ayrıntılar beni hiç ilgilendirmiyor bu absürd durum karşısında…

Kıbrıs’ta çok saçmalık yaşadık ama bu kadar uçuğunu, herhalde ilk kez yaşıyoruz…

Bu memlekette, ne akla sığdırılabildi ki bunu da akılla izah edebilelim?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.