1. YAZARLAR

  2. Gökhan Altıner

  3. Bir günde iki facia
Gökhan Altıner

Gökhan Altıner

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Bir günde iki facia

A+A-

Sabahları ilk uyandığımda sert bir nescafenin ardından hemen televizyonu açmaktır. Yıllardır var bu alışkanlığım; gazeteciyiz ya olası bir olayı kaçırmayım diye bu alışkanlığım hep devam etmiştir. Sabah televizyonu açtığımda son dakika diye Güney Kıbrıs’ta Mari yakınlarındaki Evangelos Florakis Deniz Üssü'nde meydana gelen patlama haberini gördüm. İlk belirlemelere göre 12 ölü 59 yaralı vardı. Yıllar yılıdır edindiğim alışkanlığın faydasını gördüm diye sevinemezdim ya. Sağı solu aramamın ardından öğlene doğru Haberdar Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Rasıh Reşat, Köşe Yazarı Nazım Beratlı ile birlikte tuttuk Terazi köyünün yolunu. Aklımızda dilimize vuran binbir türlü tahmin ve soru işareti ile. Güney Lefkoşa’ya yeni geçmiştik ki Yeşilırmak ve Kayalar köyünde çıkan yangının telefonu geldi. Haber ekipleri oraya gitmek için izin istediler.

İçimden pek hayırlı bir gün olmayacak bir güne başladık diye düşündüm. Öncesinde Güney’i anlatayım. Türkçedeki adı Tatlısu olan Mari köyünün yanından geçip Mari yakınlarındaki Evangelos Florakis Deniz Üssü'ne gitmek istediysek de yollar polis tarafından kesildiği için gidemedik ve cephaneliğin patlaması sonucu deyim yerindeyse darmadağın olmuş Rum Elektrik santralini gördük, onun çevresinde ise yer yer yanmakta olan kuru otları. Sanki savaş çıkmışta buraları bombalanmıştı. Ordan ayrılıp bir kilometre uzaklıkta olan Mari köyüne geçtik. İnsanlar panik içinde hala evlerinin önündeydi; birçok evin camları kırılmış, bölgede bulunan çimento fabrikasının sac yapısı yer yer sökülmüştü. Anlaşılan patlama sağlam bir deprem etkisi yaratmıştı.

 

Patlama sabotaj olabilir mi?

Rum yetkililerden yapılan açıklamalara baktım ve 3 yıl önce Suriye'ye Silah Taşırken Yakalanan İran gemisinde ele geçirilen patlayıcı ve silahlar olduğu ortaya çıkmıştı; işte bu 98 konteynerden 2’si patlamış ve böyle olmuştu. Ancak bizim Rum tarafındaki ziyaretimizden duyduklarımız ise böyle değildi. Deniz üssünde bulunan Tünel şeklindeki cephaneliğin havaya uçtuğunu işitmiştik. Üç yıl önce tutulan bir gemide kim 3 yıl boyunca 98 konteyner cephane tutar? Bir kere bu anladığım kadarıyla yanıltıcı bir açıklama. Sonra sıcaktan olduğu söylenildi. Pek doğru gelmiyor bana bu açıklama. Yoksa Rum savunma Bakanı ile RMMO Komutanı istifa eder miydi?

Eğer Rum tarafında duyduklarımız doğruysa ve gerçekten tüneldeki cephanelikse patlayan; aynı zamanda bu bir sabotaj da olabilir.

 

Yeşilırmak’taki yangın faciası

Güneyden Lefkoşa’ya geldiğimizde telefonlarımız mesaj sesleriyle irkildi. Yeşilırmak bölgesindeki yangın büyümüş, Kayalar köyünün boşaltılmak üzere olduğunu öğrendik. Olacak iş değil. Sanki sihirli bir el ayni gün yıllardır türlü acılar çekmiş iki halkı da bir daha cezalandırdı. Neyse ki yangın akşam saatlerine doğru kontrol altına alındı. Yaralanan ve ölen olmaması bu yangından aldığımız tek teselli..

****************

Koca devletin yangın söndürme helikopteri yok!

Biz adam olmayız derim hep; öyledir de. Devletiz dediğimizde bir harmanlık yer isteriz övünelim. Her yangında aynı filmi izliyoruz. Bize ait ne bir yangın söndürme uçağı ne de helikopterimiz var. Yani bu kadar mı aciziz. Doğal felaketler karşısında asla önlem almak gibi bir derdimiz ya da kaygımız olmadı hiç. Sel felaketi en basit örneği. Bu Ada’nın hep kaderidir ağlamak…

********************

Özgürgün, TAK’ı yasasına kavuşturdu

Cumhuriyet Meclisi’nin dün son toplantısıydı. Bilindiği gibi TAK Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün’e bağlı ve uzunca bir süredir TAK çalışanları yasalarının geçmesini bekliyor. Bakan Özgürgün son haftalarda bu konuda hummalı bir şekilde çalışma yapmış ve en nihayet Meclisin kapanmasına yetiştirmiş yasayı. Tebrik etmek lazım Hüseyin beyi de bu Kıbrıs konusunda da biraz öne çıksanız diyorum.

**************

Şonya, DP’nin Gazimağusa’daki örgütlenmesine ağırlık vermiş

Demokrat Parti Genel Sekreteri Bengü Şonya, DP’nin örgütlenmesi konusunda son bir haftadır iyice hareketlenmiş. Olası bir erken seçime karşılık İlçeleri turluyor ve nabız tutuyormuş. Sn Şonya Merkezi çok boş bırakmayın hazır Serdar Başkan da yok, Örgütlenme işlerini yapacak başka kimseler yok mu partide?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.