1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Bir İstanbul turu fena mı olu?
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Bir İstanbul turu fena mı olu?

A+A-

İçinde Kıbrıs olmayan hiçbir günü yoktur Kıbrıslının…

İster İstanbul’da, ister dünyanın başka bir yerinde olsun…

Kıbrıs’la ilgili konu bulamazsa bile Kıbrıs vardır, çünkü o, Kıbrıs’tır.

Sabah Kıbrıs sevdalısı bir arkadaşımla yine Kıbrıs’ı konuştuk .

-Okudun mu?

Hristofyas’ın Hürriyet’e söylediklerini  okumuş.

Sanırım birkaç yıl önce de aynı teklifte bulunmuş, karşılık görmemişti Hristofyas.

“RTE çağırsın, Boğaz’da rakı içelim, Kıbrıs’ı konuşalım, işi çözelim” di, teklifi.

Ancak ne RTE’den ne de başkaları tarafından bu çağrıya olumlu yanıt verilmemişti.

Malum sebeplerden dolayı.

Neymiş malum sebepler, onun görüşeceği kişi Türkiye başbakanı değil KKTC’nin cumhurbaşkanı imiş.

Oysa ki iki taraf da biliyor.

Hatta dünya biliyor ki Eroğlu’nun, yani Kıbrıs Türk tarafının masaya sunacakları direkt Ankara’dan.

Hem de noktasına kadar.

Değil Eroğlu, zamanında, dava adamı da dedikleri Denktaş bile dokunamazdı virgülüne.

1979 Doruk anlaşmaları iyiydi mesela.

Kıbrıslıtürkler çok sevdiler o doruktan çıkanları…

Oysa ki o anlaşmanın metni de Ankara’dan gelmişti.

Km ne derse desin…

Bu gün Kıbrıs’ta geldiğimiz noktada biz yokuz.

Bizim isteklerimiz yok.

Gerek Kıbrıslırumlar gerek Kıbrıslıtürkler istemediler bu günü.

Planları biz yapmadık.

Ta uzaklarda bir yerlerde iki veya üç taraf biz olmadan oturup karar veriyorlardı bizim geleceğimize dair.

Birisi Self Determinasyon hakkı için BM’ye başvuruyor, diğeri, “olmaz öyle şey” diyor.

Ama biz yokuz hiçbirisinde.

İçinizden Rumlar başlattı, EOKA’yı kurdular ve Enosis için çalıştılar diyebilirsiniz.

Ki görünen de öyle.

Bir taraf Türkiye sevdasıyla yanıp tutuşurken diğer taraf Yunanistan’a döndü.

Hiç kimse de sormadı neden ama?

Neden bir ülkenin sahipleri başka bir ülkeye bağlamak istesin?

Sormadı.

Hristofyas, “ İki anavatan da karışmazsa biz bu işi daha kolay çözeriz” diyor.

Görmüş.

Geç de olsa bir taraftaki yetkilinin bunu söyleyebilmesi hem gerçekçi hem de atılacak dev adımlar açısından önemli.

-Peki, diyorum Kıbrıs sevdalısı arkadaşıma, “ kimse gel demese bile Hristofyas çıkıp gelse .”

Hristofyas,( Türkiye,” Kıbrıs yarım devlet” yakıştırması yapsa da) Kıbrıs’ın yasal cumhurbaşkanı olarak İngiltere,Kanada, Avustralya ve Yunanistan’a gidip orada yaşayan Kıbrıslılarla görüşüyorsa.

Çıkıp İstanbul’a da gelebilir vatandaşlarını görmek için.

Gelse ve burada yaşayan  Kıbrıslılara, “Sizin de cumhurbaşkanıyım sizinle görüşmeye, sizi dinlemeye geldim” dese …

Bu arada biz de onu cumhurbaşkanı olarak İstanbul’da ağırlasak….

Teferruatlara falan gerek yok.

RTE ile görüşecekmiş….

Abdullah Gül ile görüşemeyecekmiş…

Bunlara boş ver….

Hazır gelmişken Kıbrıslılar olarak beraberce bir de  Boğaz’ı turlarız…

Fena mı olur.

Günün Karikatürü:

1.20120105231338.jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.