1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Bir maç üstüne çeşitleme…
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Bir maç üstüne çeşitleme…

A+A-

Lefke’nin bu adla tarihte kayıtlı olduğu ilk olay, bir isyandır. 1425’te adanın o zamanki hakimi Lüzinyanlar ile Mısır’daki Memlük yönetimi arasında bazı sorunlar yaşanır. Bunun üzerine adaya çıkan bir Memlük ordusu, Köfünye yakınlarındaki Hirokitya’da Lüzinyan ordusunu perişan eder, kralı da esir alarak adadn çekilir. Bu durum sonucunda gerek merkezi otoritenin ortadan kalkmış olması, gerek Mısır ordusunun yaptığı yağmanın ada halkını çok fakir düşürmüş olması ve gerekse de halkın bu fakr-ü zaruret haline hiç aldırmayan asillerin, kralı kurtarmak için Mısır’a verilecek fidye için halka yeni vergiler salmaları; bir isyanın çıkmasına yol açar. Bu isyanın en önemli merkezleri arasında, Lefke de vardır. Maharias’a göre, olay şöyle gelişir:

1426 sonbaharında, Memlük ordusu adayı yağmaladıktan sonra, kralı da esir alarak, Kıbrıs'tan çekilir. Zaten çok zor koşullar altında yaşayan Kıbrıslılar, savaşın ve yağmanın da etkisi ile sefil bir duruma düşerler. Memlük ordusunun kralı da alıp gitmesi bir takım paralı askerlerin, bu durumdan yararlanmaya kalkmasına neden olur. Onlara köylüler de katılırlar ve büyük bir isyan başlar.

Sforza adında birisi, arkasına adadaki İspanyol askerleri de alarak, Baf'ta isyan eder ve yağmacılığa başlar. Bunu fırsat bilen köylüler de hemen ayaklanırlar. Lefke, Limasol, Omorfo ile Peristerona ve Orini bölgelerinde birer isyan merkezi kurulur. Lefkonuk'da eskiden saray ahırlarında çalışan bir köle, "Kral Aleksi" adıyla, tahta çıkarılır ve burası, isyanın genel karargahı haline getirilir. Halk, Kral Aleksi'nin yönetimine biat eder.

Latin soylularının malikaneleri basılır, ambarları yağmalanır. Efendilerin tahıl, şarap ve şekerlerine el konulur. Mağusa'ya gitmekte olan Latin Piskoposu, Lefkonuk'ta yakalanır, soyulur ve dövülür. Baf'a gitmekte olan bir Ermeni şövalye, Lefke'de yakalanır. Karısının ırzına geçilir, kendisi ise öldürülür.

Kardinal, bu durum karşısında, Kudüs Hakimi Badin de Nores'i, veliaht ilan eder.
Sir Henry de Giblet ile Peter Mahera'yı da görevlendirip, ordunun başına geçirir. Bunlar, önce Lefkoşa'yı işgal ederler. Bunun ardından, Baf, Lefke ve Omorfo'daki elebaşları ele geçirilir. Bazı elebaşları idam edilir. Bazılarınınsa, burunları kesilir. Ardından Limasol ele geçirilir. En sonunda, " Kral Aleksi" ele geçirilip, Lefkoşa’ya getirilir ve burada 12 Mayıs 1427 günü idam edilir.

15 Mayıs'ta Kral Janus, Girne'de karaya çıkar. 18 Mayıs günü ise Lefkoşa'ya gelerek, yönetimi eline alır. Lefke de bir daha köylüler isyan edemesin diye, kraliyet mülkü haline getirilir, kralın şahsi mülkü olur. Adayı Venedikliler ele geçirdikleri zaman da kasabanın bu statüsünü korurlar. Venedik zamanında da Lefke, devlet mülkü konumunda idi... Osmanlı adaya geldiğinde, Venedikliler’den kalma devlet mülkleri boş kaldığı için, buralara Anadolu’dan Türkmen nüfus getirip, iskân eder...

Olmayan penaltıyı utanmadan veren hakem de yalan haber yazan gazeteciler de Çetinkaya da yokken, Lefke vardı… Onlar gittikten sonra da var olmaya devam edecek… Bu kadarına tenezzül edenler, utansın… Olanın bir “hata”olduğuna ben de inanmıyorum! Bu “hatalar” hep birilerinin lehine, birilerinin aleyhine mi olur?
   

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.