1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Bir tıkla girdin içeri ve kaldın
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Bir tıkla girdin içeri ve kaldın

A+A-

Horozların ötüp ötmemekte kararsız kaldıkları sabahın erken saatlerinde…

Ki uykunun en güzel yeridir…

Uzaklardan gelen buzuki sesi ile uyanmak ne de güzel olur…

Hep öyleydik eskiden.

Bir ara yasaklansa da hiç açılmadı aramız Rumca ezgilerle.

Nasıl ki sazı bizim saydık.

Nasıl ki keman bizdendi, ud bizdendi…

Buzukiden çıkan tınılarda da biz vardık.

Ve ne zaman o sesle uyansak keyiflenir kendimize gelirdik.

Namaz saatlerinde bazı camilerden ezan yerine Rumca müzikler yükselmeye başlamış.

Türkiye’den ithal Atalay anında fırsatı kullanarak Kıbrıs’ta yeteri kadar imam olmadığını öne sürdü.

Ve haliyle imam ihtiyacını masaya yerleştirdi.

O gibilerden zaten başka bir açıklama beklenemezdi…

Oysa ki Kıbrıslı olsaydı bir teknisyen çağırıp, hatayı düzelttirip, susardı…

Bunlar taşımalardır.

Ve her anı, her fırsatı kendilerine yontarlar.

Doğal olarak da yüzümüze baka baka.

Şimdi…

Hazır Atalay hatırlatmışken değinelim.

Ve hiç gerekmediği halde 182 cami inşa edilen Kıbrıs’ın kuzeyinde oluşturulan çarpıklığa bakalım.

Bir süre önce, “Epeyce kalabalığız”, sayımdan sonra ise, “gördünüz işte anavatan 294 bin uygun gördü, demek ki o kadarız, bir daha o konuyu açmayın” diyen İrsen de biliyor nüfusun epey kalabalık olduğunu.

Çünkü 182 cami den belli .

Hatta bu sayıyı Atalay gibileri az bile buluyor.

294 bin nüfus doğru ise…

Bunun 95 bini Kıbrıslıtürk diye düşelim, (çoğu camiye arada sırada gider)…

Geriye kalır 200 bin yerleşik.

Bu yerleşiklerin  50 bini ya camilerle işi olmayan Alevi ya da dinine bağlı olmayan kesimdir.

Geriye 150 bin kaldı.

Bunların da yarısını kadın ve çocuk .

Kaldı mı 75 bin…

Düşünün ki 75 bin nüfusa sahip bir şehirde, 182 cami var.

Olacak şey değil bu.

Horozlardan başladık sabah ezanı yerine eskiden beri duymaya alışık olduğumuz buzuki sesine geçtik, oradan da nüfus ile cami sayısını kıyaslayarak birilerinin yalan söylediğini ima ettik.

Ama esas değinmek istediğim konu, ırkçılık meselesiydi.

Ne zaman yerleşiklerin burada yasa dışı olduklarını söylemeye kalksak ırkçılıkla suçlanırız.

Ki çoğumuz bundan rahatsızız.

Irkçılık asimile olmamak için direnmek mi, yoksa karşı tarafı kendi ırkının lehine asimile etmeye çalışmak mı?

Her neyse…

Bir şiirle haftayı bitirelim.

 

 

 

Bir tıkla  açıldı bu kapı.

Zorlanmadan hem de.

Ne bir kilit vardı ayrıca…

Ne de bir engel.

Pat dedin, girdin içeri…

Ve…

Öyle kapandı ki senden sonra .

Bu kapı sahibi gitti…

Ama ne sen çıkıp gittin…

Ne de girebildi senden başkası.

 

Günün Karikatürü:

1.20111218113624.jpg

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.