1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. BİRİLERİ ANLATMALI…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

BİRİLERİ ANLATMALI…

A+A-

Downer, “Bu kötü dönemlerinde Rumlara karşı anlayışlı olun” demiş…

Gözlerimi kapadım.

Hülyalara daldım.

Baf’ta sıkıntı çektiğimiz günlere gidecektim…

Birden kendimi okyanusun ortasında buldum.

Küçük bir teknedeyim.

Bir can yeleği var teknemde, bir de olta, misina.

Hava soğuk.

Elbiselerim Akdeniz.

Dalsam etrafta kıyı yok.

Güneşe baksam anlamam…

Yıldız desen o saatte yıldız yok.

Uzaktan hem de çok uzaktan kara bir duman eşgerdi.

Bana doğru yaklaştı karaltı.

Giderek büyüdü.

Tanker bu.

Benzin taşır.

Dolu olduğunda gövdesinin neredeyse tamamı suya batar…

Boş olduğunda kuş gibi havalı…

Battı batacak kadar doluydu gemi…

Tam üstüme doğru geldi.

Daha da geldi.

Bağırdım.

Ne duyan ne bakan oldu.

Ya çarpıp gömecek azgın denize ya da yana kaçacaktım.

Kaçmakla bağırmak arasındaydım ki telefon çaldı.

Uyumuşum…

Arayan Baf gezisini düzenleyenlerden bir Baflıydı.

-İptal dedi, 5 mayıs’ta Baf’a yapılacak gezi için.

Nedenini sordum.

Paskalya imiş o Pazar. Dükkânlar kapalıymış. Ne lokanta bulabilirmişiz o gün ne de bir şoför.

Şaşırdım kaldım.

Hani kriz vardı millet iş için ta Avustralya’ya gitmeye başlamış.

Oysa bileti almıştım.

İki gün önce gelip, bir arkadaşla onlardan bir gün önce Baf’a Poli üstünden gidecektim.

Sonra orada buluşacaktık gelecek olan diğer Baflılarla.

Lokantada yemek yiyecek, sohbet edecek, fotoğraf çektirecektik.

Eski günleri yâd edip gelecek günlerimize atıfta bulunacaktık.

Sordum ona, “Ne zaman gidilecek?”

Bir sonraki Pazar anneler günüymüş, daha sonraki bilmem ne günü…

-02.Haziran’da gideriz, dedi.

Sanırım o günlerde İngiltere’den arkadaşım da gelmiş olacak, Poli’den Baf’a onu da katarız.

Her işte bir hayır var diyerek, kendimi teselli ettim.

-Gideriz, dedim.

Downer, “Zordalar fazla üstlerine gitmeyin” demiş…

1960’lı hatta 1970li yılları düşündüm tekrardan.

Bu sefer uyumadım.

Biz çok sıkıntı yaşamıştık.

Bugünler o günlerin yanında lüks kalacak kadardı sıkıntılarımız.

Keşke o sandalı nasılsa tankere bineceğim rahatlayacağım diye itip gemiye doğru yüzmeseydi.

Şimdi ne tanker ne sandal var.

Okyanusta bir başıma eskileri arar dururum.

Downer’e de, krizdeki Kıbrıslırumlara da birileri, ekmekleri bölüştüğümüz günleri anlatmalı.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.