1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Birileri dalga geçiyor
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Birileri dalga geçiyor

A+A-

Buradan kaçıp başka bir ülkeye gideceğim çünkü anladım, artık burası yaşayabileceğim yer olmaktan uzaklaşıyor…

-Nereye gitmeyi düşünüyorsun?

-Kıbrıs’a…

-Kıbrıs’a?

-Evet.

-İyi, bir tek sen yoksun, sende de git ki kadro tamamlansın.

-Yanlış anladın galiba.

-Neyi?

 -İnsan, kendince kötüye gidiyor diye kendi yerinden kaçıp daha da kötüye götürülmüş başka bir yere gider mi hiç? Orası da buradan farklı değil ki. Ne varsa burada, oraya da taşıdılar.

-(…)

-Anlatamadım galiba. Kıbrıs’ın kuzeyini de aynı kafalarla doldurmuşlar. Her tarafınız hırsız, katil, serseri dolu.

Nereye baksam türban, sakal, badem bıyık ve cami. Ha orası ha burası .

-Kıbrıs’a gideceğim demiştin…

-Elbette Kıbrıs’a gideceğim ama gideceğim yer devletin olduğu yer. Yani güney.

Birkaç gün öncesiydi bu konuşmalar.

Bugün (dün) arayıp Baf’ı sordu.

Oraya gidecekmiş.

En iyi yer orasıymış.

Öyle canım sıkıldı ki.

Bizleri paldır küldür yangından kaçar gibi kaçırttılar oradan.

“Özgürlüğe” geldik.

Daha rahat edeceğimiz bölgeyi seçtik.

Baf orada durup bizi bekleyecekti fırtına geçene kadar.

Ne fırtına vardı geçecek ne de biz Baf’a dönebilecektik.

İnsan elindekilerin kıymetini kaybedince anlarmış…

Biz kıymetini bilirdik ama kaybedip de kavuşamayacağımızı anlayınca derinleşti mübarek yara.

Hırslandık.

Hele, hiç ilgisi olmayanların bile orayı tercih ettiklerini görünce kudurdum.

Şimdi durup geldiğimiz yere ve noktaya bakıyorum.

“Besleme” diyorlar bize.

Neden?

Niye demişler?

Önce besle alıştır, sonra beslemeyi kes, aç yatır.

Acıkınca da istediğini yaptır.

Uyanırsa “besleme” de çık işin içinden.

Acıdır ama bizi besler gibiydiler bir zaman.

1974 öncesinde iaşedir, ianedir gönderip durdular, karşılıksız havası vererek.

Oysa ki karşılıksız hiçbir şeyin  olamayacağını burada öğrendim .

Gönderenlerin ülkesinde.

Bir haber dolaşıyor birkaç gündür hangi arada hangi derede yapmışlarsa 192 cami ve 242 din görevlisinin olduğu Kıbrıs’ın kuzeyinde.

Önceleri kimse itibar etmedi o habere.

Din görevlileri ayaklanmışlar.

İnsan hakları demek ve öyle yaklaşmak lazım gelirdi.

Lojman yok ev kiraları fazla daha çok para diyorlar.

Anlayışla karşılamak ve isteklerini yerine getirmek lazım.

Yasalar çerçevesinde eylem dediler.

En büyük hakları ve desek de vermek gerekir ama.

Düşündüm de bizim (Kıbrıslıların) nüfusumuz en çok 80-90 bin…

Bu kadar cami ve bu kadar imamı ne yapalım?

İmamlar haklıdırlar çünkü emeklerinin karşılığını almalılar.

Kolay mı sabahın 04.00’ünde sıcak yataklarından kalkıp Ezan okumaya gitmek?

Elbette ki haklarıdır.

Ancak imam TC, cemaat TC ise neden haklarını “besleme” dedikleri “KKTC’den” isterler onu anlayamadım.

Bu işte bir yanlışlık olmalı.

Sen parayı Kıbrıslılara diye gönder, Kıbrıslıların ihtiyacından fazla imam ordusu  da parayı istesin .

Olacak şey mi bu?

Zannedersem birileri bizimle dalga geçer.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.