Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Bittik mi?

A+A-

Bu soruyu kendi kendimize sorduk.

Bittik, diyenler çok oldu.

Bitmemek için direnenler de.

Buna mücadele etmeye değmez, diyenler de oldu.

Ölümüne kadar, düşüncesinde olanlar da.

Ama bitip bitmediğimize henüz karar veremedik.

Nasıl verelim ki?

Meclis denilen yere girince bakıyoruz ki çoğunluk bitti denilenlerden.

Ahkâm kesiyorlar.

Geleceğimizden, yatırımlardan, çözümden, masadan bahsediyorlar.

Ve hatta haklarımızdan…

Ancak akıllarda hala bizi bitirecekler kuşkusu var.

Sokağa çıkıp bakıyoruz…

Caddede geçen arabalara, sürücülere…

Bıyıklara...

Saçlara, türbana…

Camilere, minarelere…

Minareden yükselen ezanın sesine…

Sokaklara tükürenlere, hapishanelere, hastanelere...

Bandabuliya kelimesini, hem de iyi Türkçe konuşuyor diye televizyonlara spiker diye çıkarılanlardan bile o kelimeyi telaffuz edemeyenlere…

Golyandroyu, “kokan ot” diye geri çevirenlere.

Çörek yerine simit arayanlara.

Daşinobittaya, tahinli ekmek diyenlere.

Ve dağlardaki nergislerimizi kökleri ile söküp, anayol kenarlarında kendisi üretti yalanı ile satmaya çalışanlara.

Bakıyoruz…

Örnekleri çoğaltmak kolay...

Nereye baksak, nerede olduğumuzu kolayca görebiliriz.

Fakat görmek için bakmak gerektiğini hala kavramış değiliz.

Bakmıyoruz işte.

O yönü ile kurcalamıyoruz.

Olayları seyri ile algılayıp, işimize bakıyoruz.

Çünkü işimiz daha önemli.

İşimiz para toplamak.

Geleceğimizi garanti etmek...

Çocuklarımızı iyi bir tahsil ile Avrupa’nın bilmem hangi şehrine yerleştirmek.

Bittik mi?

Bu soruyu kendi kendimize sorduk.

Fakat bitip bitmediğimize hala karar veremedik.

Oysa çarşıya çıksak…

Çarşıda açılan dükkânların ne iş yaptıklarına baksak, anlamak kolay olurdu.

Ben çıktım.

Bir tur attım.

Döndüm.

Yaprak tantunici…

Tantuni; Mersin kökenli bir kavurma et…

Lahmacuncu…

Antep, Urfa, Hatay yöreleri aralarında kapışıyor, senindir, benimdir diyerek…

İskender kebapçısı…

Bursa…

Hatay künefesi…

Adı üstünde, Hatay…

Çiğ köfteci…

Hem Urfa’dır hem Antep.

Baklava…

Bizde de var ama esas yöresi yine o bölgeler…

Dükkânlar sıra sıra ve giderek sayıları artıyor…

Ve simit dünyaları…

Poğaçacılar, açmacılar, pideciler…

Dolaştığım yerlerde pilavuna bulamadım.

Arap tatlısı da, su muhallebicisi de…

Bulamadım mis kokulu çöreklerden.

Bulamadım Kıbrıslıların kendi kültürleri olan herhangi bir şey.

Ve düşündüm ki…

“Ötekileştirmeyin” denilenler, kendi yörelerinde ne varsa buraya taşıdılar.

Biz onlara aitleri benimsedik.

Ancak bizim yerimizde bizim olan her neyse…

Unuttuk…

Bittik mi?

Çarşıya çıkıp benim gözümle bakın, göreceksiniz…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.