1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Biyaloglar Derneği Biyolojik Çeşitlilik Günü kapsamında mesaj yayınladı
Biyaloglar Derneği Biyolojik Çeşitlilik Günü kapsamında mesaj yayınladı

Biyaloglar Derneği Biyolojik Çeşitlilik Günü kapsamında mesaj yayınladı

Biyaloglar Derneği, “22 Mayıs Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Günü” kapsamında mesaj yayınladı.

A+A-

Biyaloglar Derneği, “22 Mayıs Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Günü” kapsamında mesaj yayınladı.

Biyologlar Derneği’nden yapılan açıklamaya göre, dernek gün kapsamında yayınladığı mesajda, Biyolojik çeşitliliğin hayat olduğunu ve hayata sahip çıkmanın herkesin görevi olduğunu kaydetti.

Doğada biyolojik çeşitlilik olmadığı takdirde yaşamın da olamayacağına dikkat çekilen açıklamada; “bu noktadan hareketle, 22 Mayıs Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Günü’nü kutlanacak bir gün olarak değil, doğadaki yok oluşa karşı bir uyarı günü değerlendiriyoruz. Unutmayalım ki, başka bir doğa yoktur ve biyoloijk çeşitlilik yoksa yaşam da olmayacak” denildi.

Biyolojik çeşitliliğin en geniş kapsamıyla ele alındığı ve Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi metninin kabul edildiği 22 Mayıs’ın BM tarafından; “Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Günü” olarak ilan edilerek konuya dikkat çekilmesine olanak sağlandığı belirtilen açıklamada, Biyologlar Derneği’nin bu kapsamda her yıl konuya dikkat çekerek ülkedeki biyolojik çeşitliliğin korunması için çalışmalara hız verdiği kaydedildi.

Güzel bir çevreye sahip olmak için bilinçli bir topluma ihtiyaç duyulduğunu ifade eden dernek, ülkede yaşanılmakta olan çevre sorunlarının toplum olarak henüz bu bilinç seviyesine ulaşılamadığımızın en temel göstergelerinden birisi olduğunu belirtti.

Birçok canlı türüne ev sahipliğ yapan Kıbrıs adasında türlerin yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunduğu konusuna dikkat çeken dernek açıklamasında şunları ifade etti:

“Kıbrıs bir ada ülkesi olmasına rağmen azımsanamayacak kadar çok canlı türüne ev sahipliği yapmaktadır. Bu değerlerin korunması gelecek nesillerin sağlıklı bir çevrede yaşayabilmesi açısından olmazsa olmazlar arasında yer almaktadır. Ne yazık ki yapılan bilimsel çalışmalar ülkenin sahip olduğu biyolojik çeşitliliğin her yıl giderek azaldığına işaret etmektedir. Hayvanların doğal yaşam alanlarının gün gittikçe daralması ve bazı konularda olan bilinçsizliğin hat safhada olması birçok bitki ve hayvan türünün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır. İnsan kaynaklı suistimaller, küresel ısınma, kaçak avlanma, doğal su kaynaklarının giderek kuruması, devlet ayağından yaptırımın sağlanamaması ve bilinçsizlik gibi birçok nedenden ötürü birçok canlı türümüz yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmaktadır.

Ülkemizde birçok canlının nesli tükenmiş birçoğunun da tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu bilinmektedir. Kuzey Kıbrıs’ta doğal olarak yetişen tahmini 1900 çeşit çiçekli bitki bulunmaktadır. Dünyada bilinen orkide türlerinden 30’u sadece Kuzey Kıbrıs’ta yetişmektedir. Dünyanın hiçbir yerinde bulunmayan ve yalnız Kuzey Kıbrıs’ta yetişen 19 bitki türü bulunmaktadır. Ne var ki, özellikle endemik bitki türlerimiz büyük bir tehdit altındadır. Buna örnek olarak Delphinium caseyi (Casey'in Hazareni) ismindeki bitkimizi verebiliriz. Uluslararasi Dogayi ve Dogal Kaynaklari Koruma Birligi (IUCN) tarafindan bu bitkiden yalnizca 15 adet kaldigi bildirilmistir.

Göç yollarının kesişim noktasında bulunan ve yıl boyunca 383 kuş türünü barındıran ülkemizde birçok kuş türünün de tükendiği veya tehdit altında olduğu bir gerçekliktir. Bilimsel olarak yapılan gözlemler ve kuş sayımları neticesinde güneyde birkaç çift kalan Kızıl Akbabaların kuzeyde tükendiğini, endemik bir kuşumuz olan Dere Kuşunun da ormanların azalmasına bağlı olarak tamamen yok olduğu söylenebilir. Benzer şekilde Karabacaklı Martı, Sürmeli Kızkuşu, Elmabaş (Ördek) ve Çayır İncir Kuşu adamıza gelen türler olmalarına göre sayıları gittikçe azalmıştır. Ayrıca, Gökkuzgun ve Tavşancıl Kartal’ın da son yıllarda Kıbrıs’ta yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı ve sadece birkaç yuva gözlendiği bilinmelidir.

Kuşlar yanında bazı sürüngen türlerinin de çok azaldığı hatta yok olduğu düşünülmektedir. Bunların başında sadece Kanlıdere de yaşayan Çizgili kaplumbağa gelmektedir. 11 yılan türünün bulunduğu ülkemizde ince yılanın neslinin tamamen tükendiği, Su Yılanı (Natrix tessellata) ise 2009 yılından bu yana hiç görülmemiştir. Ayrıca, ekosistemin vazgeçilmez elemanlarından olan ve sıçan populasyonlarının dengelenmesinde aktif rol alan yılanların ülkemizde gelişigüzel öldürülmesi de önemli bir sorundur. Yapmış olduğumuz bilimsel çalışmalara göre son 5 yılda sadece yollarda can veren yılan sayısı 1427 adettir.”

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.