1. YAZARLAR

  2. Ali Doğanbay

  3. Biz aşağıda imzası bulunan Kıbrıslı Türkler ülkemizi yönetmeye talibiz
Ali Doğanbay

Ali Doğanbay

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Biz aşağıda imzası bulunan Kıbrıslı Türkler ülkemizi yönetmeye talibiz

A+A-


Biz aşağıda imzası bulunan Kıbrıslı Türkler olarak ülkemizin tüm üst ve alt yapıları olmak üzere bağlayıcı bütün kurumlarını ve kurum çalışanlarını ve buna mukabil seçme/seçilme/yönetme haklarından doğacak olan tüm yasama/yürütme/yargı organlarının yönetilmesine talip olduğumuzu bildiririz. Mevcut yapıyı büyük oranda değiştirerek devralmaya hazır olduğumuzu belirtiriz. Bu birikimin, bu deneyimin, bu insan gücünün ve zekâsının bizde olduğuna inandığımızı ve üst yapıda idareyi ele aldığımız ilk andan itibaren ‘hiçbir insana’ ya da ‘hiçbir halka’ “elin geri zekâlıları’ ya da ‘beslemeleri’ gibi yakıştırmaları yapmayacağımızı şimdiden taahhüt ederiz. Ayrıca, ülkemizi güvenli yarınlara ulaştıracağımızı da sözlerimize ekleriz.

                                                 BASIN BİLDİRİSİ

Kıbrıs, yüzyıllar boyunca, birçok büyük devletlerin Akdeniz’de ki ‘yüzen yüz güzeli’ olarak görülmüştür. Öyle ki, bu yüzü gören âşık olmuş ve adaya doğru dört kulaç yüzmüştür. Bazısı yüzmüş-yüzmüş kuyruğuna gelmiştir, bazısı kuyruğundan çekmiştir, bazısı çok çekmiştir, bazısı çok çektirmiştir fakat hikâyede hep olan yüze olmuştur. Belki de dünyanın köşe başında bir yerde bu kadar güzel yüzle pencereye çıkıp bu kadar güzel gülmeye gerek yoktu. Ama zaten çoğu zaman gerek yoktu, o yüzü çekip çekiştirmek için. 
   
Kıbrıs, bu çekiştirmelerden çokça nasibini almış, 1960 yılında ‘kuzeyinden güneyine çamaşır ipiyle birbirine çekilmiş’ ve garantör-emperyalistlerce ‘bağlanmıştır’. Fakat balkonda durduğu gibi durmuyor demokrasi, zira öyle balkondan demokrasi olmaz maazallah sen dik durursun da düşen demokrasi olur, öyle bir Aralık gecesi çamaşır ipleri kesilerek fena halde kavga dövüş çıkartılır, Akdeniz’in balkonunda. Heyhat fakat o da ne ki, aynı güzel yüzün, bir de güney balkonu varmış ki, bir ara balkondan balkona ne dedikodular yapardık, kahve içmeye gelirdi o bize, biz de ona, sonra sevmediler, yalnız çamaşır ipleriyle biledikleri birlikteliği değil, balkonları da ayırdılar birbirlerinden. Bizi, eve kapattılar. Güneydeki balkonu bir daha görmedik hiç. Ya da belki balkonsuz bıraktılar bir yanımızı, balkonsuz ev olur mu hiç? Hiç sokağa çıkamadık sonra, balkona pimapen yaptılar, kapattılar. O da yetmedi, sağ olsun garantörüm hiç paradan yana kıymadı bile; evin dış cephesine ‘izolasyon’ da yaptırdı. İzolasyonla evimiz şöyle güzelleşti: “İki farklı ortam arasındaki sıcaklık, nem, ses vb farklılık transferini azaltmak veya tamamen durdurmak için yapılan işleme izolasyon (yalıtım) denir.” Yalıtıldık, evimizde evimizden; yalıtıldık balkonumuzda balkonumuzdan. Şimdi aşağıda imzası bulunan biz Kıbrıslı Türkler, evimizdeki bütün izolasyonların (yalıtımların) kaldırılmasını, balkonumuzun pimapenlerinin açılmasını, balkondan sokağa bakmayı, güney balkonumuzla yeniden kahve içmeyi istediğimizi bildiririz.  Bununla birlikte, bütün öz varlıklarımızın, kültürel değerlerimizin, maddi ve manevi aidiyetlerimizin hem talibi hem de sahibi olmaya talip olduğumuzu ayrıca belirtiriz.
   
Bugün, siyasi kararlarla atanan yöneticilerin hatalı uygulamaları ve özellikle son birkaç yüzyıldır kasıtlı olduğu izlenimi yaratan icraatlarla balkonun durmadan zarara uğratılarak, yani hem evden yiyerek hem de evi başkalarına ‘ev sahibi’ yapmaya çalıştırılarak, gerçek ev sahiplerinse önceleri neredeyse kendi evinde ‘kiracı’ şimdilerde ise ‘balkonda yaşamaya’ zorlanarak, oradan da artık ‘sokağa atılması’ baş gösterdiğinden ve bu baş artık gövdeye küçük geldiğinden ve başımızı kaldırmanın zamanı çoktan geldi de geçiyor sebebiyle,  biz aşağıda imzası bulunan Kıbrıslı Türkler ülkemizin her köşesini ve evimizin anahtarını geri almaya da talip olduğumuzu kamuoyuna bildiririz.
   
Özellikle son zamanlarda yaşanan, KTHY, Elektrik Dairesi, DAİ ve DAK’ın özelleştirilmesi süreci, balkon demokrasisinin değil balkondan anti-demokratik yollarla atılacağımızın birer işareti gibi gelmiştir. Bu bağlamda yalnızca sola yönelerek değil, bütün kitlelere ve teker teker insanlara değinerek, sol’un ‘insan özgüsüne’ giderek, başat bir ‘yaşama’ hakkının zorlaşmasından doğan ‘ihtiyaç’ ve ‘gereklilik’ yüzünden ‘bütün bu sürece DUR’ demek için ‘inisiyatif’ hakkımızı kullanıyoruz. Biz, aşağıda imzası bulunan Kıbrıslı Türkler ‘bütün bu inisiyatiflerin’ ve ‘hakların’ Kıbrıslı Türklere verilmesini talep ediyoruz. Ez cümlemiz ‘Bu memleket bizimdir biz yöneteceğiz’ şiarıdır ve katiyetle bir ‘başkaldırı’ olmadığı gibi ‘halkların tercihi’ meselesidir.
   
Bu bağlamda Kıbrıslı Türklerin birçok alanda başarıyla kaydettikleri gözle görülen yeteneklerinin bu alanda da aynı başarıya sirayet edeceğinden şüphemiz yoktur. Polis teşkilatından askeri yapıya devlet kurumlarından iktisadi alana kadar bu geniş yelpazede Kıbrıslı Türklerin en üst kademeye ve makama kadar gelebilme engellerinin ortadan kalktığında da başarılı olacaklarını düşünmekteyiz. Sanattan spora, edebiyattan sinemaya, tiyatrodan turizme, müzikten şiire kadar koskocaman genişletilebilecek bu yerde, Kıbrıslı Türklerin yeri ve konumunun balkondan kendi evine kendi evinden sokağa sokaktan dünyaya açılmasından itibaren yeteneklerini ortaya koyacağından şüphemiz yoktur. Bu bağlamda da bütün bu alınmış haklarımızın geri verilmesini talep ediyoruz. Çünkü biz aşağıda imzası bulunan Kıbrıslı Türkler ülkemizi her alanda ve mevkide yönetmeye talibiz.
   
Biz bu kurumları devralarak, güvenli yarınlara ulaştırmaya hazırız. Bu teklifimiz, bugün DAİ ya da DAK veyahut KTHY ya da Elektrik Dairesi içindir ve esasen bütün özelleştirmeler bazında bundan sonra da herhangi bir ‘balkon ihalesi’ için de geçerlidir. Bu inisiyatife bağlı kalan biz Kıbrıslı Türkler ‘balkona’ karşı ‘evimizi’ ‘evimize’ karşı ‘sokağımızı’ istiyoruz. Bizim hem kendimize hem de insanlarımıza (tüm insanlığa ve insanlığın tüm güzel insanlarına) güvenimiz tamdır.  Biz bu güzel insanlığın ve insanların ayrılmaz bir parçasıyız. Bu parçanın ‘insanlığa katkısını sağlamak’ için “ayrımsız-gayrımsız” bütün insanlığın ‘inisiyatife’ katkı vermesini bekliyoruz. ‘Güzel insanlık’; bu balkon meselesi değildir, ‘bir evin içi-dışı meselesi değildir’; bu ‘sokak’ bu insanlığınsa, bu ‘hepimizin’ meselesidir. Biz aşağıda imzası bulunan Kıbrıslı Türkler ‘insanlığın bütün güzel yanlarının’ desteğini bekliyoruz. Biz balkonumuzu da, evimizi de, sokağımızı da, bütün insanlığın ‘yanı’ olan ‘her yanımızı’ da korumaya hazır ve kararlıyız. İnsanlığın da bu ‘yanımızın’ birer ‘kolu-kanadı’ olmasını istiyoruz.
   
Bütün bunların olabilmesi için gereken her türlü özveride bulunacağımızın altını çizer kamuoyuna saygı ile duyururuz.

   
1- Ali Doğanbay



17 Haziran 2011      

   
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.