1. YAZARLAR

  2. Ferhat Atik

  3. “Biz buradaydık”
Ferhat Atik

Ferhat Atik

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

“Biz buradaydık”

A+A-

Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütününe denir kültür.

Doğrudan; bir elden çok, düşüncenin de dokunabilen bir olgu olduğu bilinci ile kültürü; 'insan elinin değdiği herşey' olarak da ölçülendirebiliriz aslında. Hatta bu ifade ile ölçüsüzleştirip sınırlarını da kaldırırız bir bakıma. Sosyolojik olarak kültür; bizi saran, insanlardan öğrendiğimiz toplumsal mirastır. Tanım anlamında derinleşme ve sığlıklar yaşansa da kültür bizim ve biz de kültürün parçası konumundayız.

Oluşum süreci insanla yaşayan ve gelişen bir zaman paralelliğinde de olsa ve kendiliğinden gibi de görünse, oluşmasını ikili bir sürece bağlayabiliriz.

Birinci süreçte insan pasif ve alıcı konumdadır. Belli bir coğrafi çevrede yaşar, beslenme ve barınma ihtiyaçlarını orada giderir. Doğayla kurulan bu öncül ilişki, yani ihtiyaçları doğrultusunda edindiği bilgi, dili, davranışları, maddi üretim ve tüketim aletleri kültürün yaratılmasında birinci evre olarak karşımıza çıkar.

İkinci aşamada ise insan alıcı konumdan çıkar ve üretmeye başlar; yani yaşadığı çevreye etkin ve aktif bir güç olarak katılır. Yaşadığı çevreyi, içine doğduğu gibi yaşamaktan çok onu dönüştürmeye başlar. (Bu süreç ilk aletlerin yaratılmasıyla sınırlı olarak başlayıp Neolitik Çağ’la birlikte hız kazanmıştır.)

Kültür birikimle birlikte ivmesi artan bir toplumsal yapı bileşenidir. Giderek her nesil miras aldığı kültüre maddi ve manevi bir katkı yapar ve onu kendinden sonrakilere miras bırakır.

Coğrafyalar, kavimlerin, ırkların, toplumların; üzerinde yaşamalarını önemsemeksizin zamanın uzun soluklu tünellerinden geçerler. İki kavim, iki ırk ya da toplum arasında zaman olsun olmasın, birinden diğerine geçerken taşınabilen tek şeyin kültür ve/veya kültür varlıkları olduğu temel gerçektir. 

Bizlerin de üzerinde yaşadığımız toprak parçasında, kavmi eğilimler ve milli temalara kilitli kalmadan; kültür varlıkları yaratmaya, çağın şartlarını gözeten üretimlere eğilim göstermeye çalışmamız kaçınılmazdır. Çünkü yarınlara bırakacağımız, yüzlerce yıl sonraya ulaştırabileceğimiz kavramlar arasında milli kavramlar yoktur. Ama kültür vardır.

Uzun yüzyıllar sonrasında ‘biz buradaydık’ diyebilmenin gücü, varkalmaktan bile daha başattır.

Bunu sağlamak devletlerin görevidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.