1. YAZARLAR

  2. Eşref Çetinel

  3. Biz de iktidar –muhalefet – batan memleket dedik...
Eşref Çetinel

Eşref Çetinel

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Biz de iktidar –muhalefet – batan memleket dedik...

A+A-

Muhalefet doğal olarak UBP iktidarına karşıdır.  Beklersiniz ki UBP  da muhalefete karşı olsun.   Hayır, UBP kendine karşıdır!

Tabi bir parti bünyesindeki sen-ben dalaşmaları her zaman olur da mesela  İrsen Küçük’ün gidip  Ahmet Kaşif’in gelmesi nasıl olur onu anlayamıyorum… 

 Nitekim CTP’de de Soyer gitti yerine Yorgancıoğlu geldi ama hiçbir şey olmadı!  Aksine reytingi  “bbc”den  “ccc”ye  düştü!  Artı,  ilk fırsatta Yorgancıoğlu’nu nasıl götüreceklerinin çalışmaları da devam ediyor!  
 Ha,  eğer diyorsanız ki Eroğlu Cumhurbaşkanı olduktan sonra Başbakanlığa terfi eden Küçük’ü Eroğlu kodamanlarının sindirmesi çok kolay olmuyor,  amenna! Çünkü Sn.  Eroğlu hâlâ kırk yıl emek verdiğim  “benim UBPem”  diyor.  

HER NEYSE.  Aslında şunu söyleyecektik:  Geçtiğimiz günlerde Beşir Atalay geldi,  “iyisiniz iyi”  dedi gitti.  Ardından medyanın değerlendirmesi şöyle oldu:  “ İrsen küçük zor durumda ya Atalay Hükümete destek atışı yaptı ki Başbakan’ı kurda kuşa yem olmaktan kurtarsın…”

Kimse Atalay’ın iyimserliğini paylaşmadı ama!  Aksine  “memleketin battığı ile aç olduğu iddiaları beterince manşetlere çıkarken,  sonuncusu da halkın borçların altında ezildiğiydi.

Tabi ayni sıralarda bir büyük şikâyet vardı.  Eğitim Bakanlığı Okullar tatile girmesine karşın Haziran ayı sonuna kadar öğretmenlerin Avrupalarda, Amerikalarda,  Türkiyelerde turlamalarının önüne barikat çekerek “Temmuzu bekleyin”   dediydi!   Tabi kıyamet koptu.  “Sen nasıl olur da öğretmenin  Avrupalarda,  Amerikalarda turlama hakkına barikat çekersin”  diye…  Yani demek istiyoruz ki bu hükümetin yüzünden battı bu memleket! 

 KISACA:   Memleketin son kurtuluş şansı   Kaşif’in  UBP’nin başına,  CTP’nin de  iktidara gelmesidir.  Cakıcı’nın TDP’si de ana muhalefet oldukta,  ölümü neylersin,  gir oyna çık oyna!  

 *****

MEMLEKETİN AHVALİ

Bir zamanlar  Allah rahmet eylesin Mağusa’da berber İhsan vardı.  Muzip adamdı ki aklı fikri kimi nasıl aldatacağındaydı.

Berber İhsan en çok da  “yalan haberler”  yayardı.  Mesele bir gün kalkar,  sabah sabah  önüne  her geleni  durdurur,  “duydun mu derdi,  Gatsamba öldü!”  Gatsamba dediği de Maraş’ın ünlü Tüccarı.   Yarım saat sonra tüm Mağusa  Gatsamba”nın öldüğünü konuşurdu!

(Bu Berber İhsan’a bir mim koyun çünkü şimdilerde memleketi binlercesiyle  berber İhsanlar tıraş etmektedirler.  Oraya gelmeden Tatar’a bakalım ama.)
Bundan bir süre önce ne dediydi maliye Bakanı Tatar?   “Bu memlekette vergi kaçağı korkunçtur.  6567 şirketten  sadece 1540’ı vergi vermeyi kabul etti!  19 bin 116 kişiden de sadece 7941’i vergimi vereceğim dedi!”  

Ekonomist Kemal Derviş’in  “vergilendirmede yüzde 37 oranı çoktur”  değerlendirmesinin doğruluğunu  bir yana koyuyoruz.  Biz işin  “her hal’u kârda vergi kaçırma alışkanlığına bakmak istiyoruz ki  bu  olayı besleyen,  semizleştirip beter hale getiren en büyük  etken ve etmen işte şu  “memleket battı”  lafıdır!  “İnsanlar borç harç içindedir,  açtır”  iddialarıdır…

Tabı bunlar aynen Berber İhsan’ın yaptığınca    kasten yayımlanmakta, sonra domino taşları gibi birbirlerine çarpa çarpa nasıl yıkıldıklarının seyrinin tadına varılmaktadır!      Ki  Vergi Dairelerinin insanlardan vergi isteyecek yüzü suratı kalmasın!  Aksine  Devlet çalışanlara borçlu da kalsın!

Bizim gibi etkisiz ve yetkisiz sıradan insanların bile  bu memlekette gördüğü bir gerçek vardır.  Sizi bizi sömüren,  kazıklayan  meslek erbabı insanlar,  ensemizden  semirip gelişir,  maldarlıkla servete gark olurlarken sürekli  “battık, mahvolduk,  artık bu memlekette yaşanmaz”  diyerek şikâyet etmektedirler… 

DİKKAT:  Biz gerçekten batıp yaşayamayacak durumlara gelmiş insanlardan söz etmiyoruz.  Onların gıkı bile çıkmıyor!  Fakat o  “gıkı”  çıkmayanların haklarını savunur görünen insanlardır ki memleketi iliğine kadar sömürürlerken bir yandan da felâket tellallığı yapmaktadırlar!  

 ****

BUNLARI SÖYLÜYOR MUYUZ

Evvel Allah söylüyoruz.  Dilimizin kemiği yok ya!  Şimdi gelelim sadede.  “Geçen gün ne dedi Talat.  Gelip geçmiş en kötü hükümet bu hükümettir.”

Aferin,  çok güzel söyledi.  Hükümeti  boş böğründen bir vurdu ki gayrı iflâh olmaz! 

Ancak neden bu hükümet bu kadar kötüdür?  Hadi bizim de katkımız olsun,  söyleyelim:

BİR:   “Müzakerelerin”  Annan planlarından geçerek,  Talat-Hristofyas ile devam eden fakat asla barışçı çözüme ulaşamadan  UBP hükümeti ile   Eroğlu’nun  başlarına bela olarak kalmasından mı? 

İKİ:  CTP’nin bütçede para kalmadığı için erken seçime gitmek zorunda kalması sonucunda UBP hükümetinin Hazineyi 600 milyonu aşkın borçla  devralmasından mı?

ÜÇ:  CTP döneminde başlayan  ve Ankara ile oluşturulan Ekonomik Tedbirlerin UBP Hükümeti   döneminde de ayni program gereği devam ettirilmesinden  mi? 

DÖRT:  Dünyanın anlı şanlı ülkeleri ekonomik krizle boğuşur,  Yunanistan gibileri gerçekten batar,  Güney zor durumlar yaşarken,  KKTC’de tek bir kamu görevlisinin maaşından tek kuruş bile kesilmesine cevaz verilmemesinden  mi?

BEŞ: Yahut bu hükümet,  zararda oldukları için  özelleştirilmelerini istediği   sektörler nedeniyle mi kötüdür? 

ALTI:  Sigortaları kurtarmak için olmadık atraksiyonlar yaptığı için mi?  Yahut Ankara ile iyi ilişkiler sürdürdüğü,  kamu görevlilerini ödemek için sürekli ek parasal yardımlar kopardığı için mi kötüdür? 

YEDİ:  Küçük Hükümeti istifa etmeyip, erken seçime gitmediği için mi kötüdür?  

USANDIK.  Çünkü bu loloları yarım asırdır işitiyoruz.  Kimler geldi kimler geçti diyoruz.    İNSAF AMA:  Ne iddia edildiği kadar kötü durumdayız ne de öyle aman aman battık dedikleri kadar bataktayız.   İyi yönetildiğimizi iddia etmesek de maşallah olanca STÖ’leri,  Muhalefet ve Sendikalarla birlikte,  bu  Hükümeti iyi yönettiğimizi  iyi biliyoruz!  

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.