1. YAZARLAR

  2. İsmet Kotak

  3. Biz konuşurken Bosna'da 630 kurban daha toprağa verildi
İsmet Kotak

İsmet Kotak

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Biz konuşurken Bosna'da 630 kurban daha toprağa verildi

A+A-

Kıbrıs geriliminden nerede ise başımızı kaldırıp dünyanın öteki tarafına bakamadık.

Ama bir ülke var ki unutmak ve yazmamak olası değil.

Kaderleri aynı  iki halkız biz. Bosnalı ve Kıbrıs Türkü,aynı tarihte 4 Haziran 1878’de ele bırakıldı.

Bosnayı bir gecede terk eden Ali Paşa ertesi sabah SarayBosnayı Avusturya Komutanına teslim etmişti.

Aynı gün Larnaka’ya çıkan İngiliz Valisi ve askerleri Türk Bayrağını indirip İngiliz Bayrağı çekmiş ve adayı işgâl etmişti.

SarayBosna ziyaretimde herkes bana “Biz bu ihaneti unutmadık;Osmanlının bizi bir gecede  Avusturya’ya teslim ederek gitmesini affetmedik” diyordu.

Rahmetli ninem de bana hep “Osmanlının gidişi bizim sonumuzu  tayin etti oğlum” diyordu.

Biz talihimizi tersine çevirdik;bizim gibi Bosnalılar da vuruşa vuruşa talihi tersine çevirdiler ve özgürlüklerine kavuştular yüzbinlerce hayat pahasına…

Biz Cenevre’de özgürlük-bağımsızlığımızı korumak için masada savaş verirken,Bosna’da 630 Şehidin tanımı yapıldığı için dualarla toprağa verilmeleri için yeni bir tören yapılıyordu.

Yarım milyon Şehit,büyük bir çalışmanın sonunda gruplar hâlinde kimlikleri saptanıyor.Ünlü “Srebrenica” kıyımının ardında kalan acılar sarılmakta…

Gidip o katliam alanını, fabrikayı,100 metre ötede 150 bin Şehidi barındıran Şehitliği,altındaki müzeyi ziyaret ettim.

Ve de o anda olayın ne kadar büyük,Batılıların sebep oldukları  insanlık dışı ayıbı ört- bas etmek için nasıl çırpındıklarını anladım.

Kundaktaki bebekten,zor yürüyen yaşlıya kadar kurşuna dizilen bir halk…

Müzede sizi inciten resim ve kurşuna dizilenlerden kalan anı eşyaları görür ve ağlarsınız.

Tıpkı Kıbrıs’ta olduğu gibi…

İşte burada fabrika kapısı,ardında binlerce kadın-erkek-çoluk-çocuk,yaşlı-genç.

Suçları “Müslüman olmak”.

Sırp kasaplar silâhla dize getiremedikleri Mücahitleri,savaş oyunu ile ele geçirmenin yolunu zorladılar.Avrupa güya Ordu kurup ülkeye göndermişti.

Hollandalı General, Sırp kasaplarla konuşarak, halkın güvenli yerlere taşınacağı vaadinin yalan olduğunu bile bile anlaşma yaptı.

Slobodan Miloseviç ve komutanları ile yapılan anlaşmanın şerefine şampanya kaldırdı.

Bu rezil an resimlerle,filmlerle saptandı tarih için…

Bu Bosnalı Mücahitlerin ve halkın sonu oldu.

Sığındıkları fabrikadan çıkarılıp kamyonlara bindirildiler ve bir mil ötede kurşuna dizildiler.

Bu imha idi.

Bosna, Müslüman halktan arındırılıyordu Avrupa’nın ve de BM’nin gözü önünde.

Nereye gömüldükleri belli değildi.

Onca yıl toplu mezarlar teker teker ortaya çıkarıldı ve DNA testi ile kimin kim olduğu saptandı.

İşte o günden beri 600’lü gruplar hâlinde Bosnalı Mücahitler törenle toprağa verilmektedirler.

Ben orada iken yapılan acı töreni izledim.

Bir halkın nasıl yok edilmek istenildiğine tanıklık ettim.

Geçen gün  yeni bir tören yapıldı.

İnsanlar o acıları yeniden yaşadılar.

Bilerek ve isteyerek;unutmamak için…

Geçen yıl Girne’de topladığımız “Kıbrıslı Türkler Kongresine” konuşmacı olarak davet ettiğimiz General Mustafa Polutak, SarayBosna’yı koruyan İkinci Ordu Komutanı idi.

Ben onunla SarayBosna’da saatlarca konuştum.Sırp vahşetini dinledim.

Nasıl eğitim ve nasıl savunma yaptıklarını anlattı.

Damadım Adnan bizleri İman dağına çıkardı.

Orası Mücahitleirn eğitim karargâhı idi.

İlk yaptıkları iş oraya Cami inşa etmek  oldu.

İman dağı hayli yüksek,çam ağaçları ile kaplı,kış aylarında karlarla kaplı,tek yolu vardır.

İyi korunduğu için de güvenli…

Bunun için orayı seçmişlerdi.

Yetişenlerle uygun yollarla savaş alanına sevkedilmişlerdi.

SarayBosna düşmemişse,Bosnalı halkın ve Mücahitlerin bu fedakârlıkları sayesinde düşmedi…

630 Bosnalı Mücahidin daha Şehitliğe gömüleceğini işittiğimde biz Cenevre ile meşgûldük.

Gününde yazamayacağım için üzgündüm.

Bir yabancı basın mensubu ile bunu paylaştım.

Bana “Artık Kıbrıs’ta bu tehlike yok” dedi.

Ben de 1960’da bize böyle söylenmişti.

İki buçuk yılda Rum ve Yunanlılar silâhları ile kapımıza dayandılar.

Başı Yunan Alayında Subay görevi yapanlar çekiyordu…

Direndik,sabrettik ve Mehmetcik’in adaya ayak basması ile kazandık.

Binlerce  Şehit verdik.

İşte şimdi Bosna’ya bakınız.

Onlar da barışa,Batılılara ve Birleşmiş Milletlere inandılar.

Sonuçta Sırp kasapları yarım milyondan fazla insana kıydılar.

İki milyon insan  yurt dışına göçtü…

Şimdi bunu bilenler olarak saflık mı göstereceğiz?

Bosna’da hava ısınıyor.

Kıbrıs’ta hiç soğumadı…

Biz yine de gözü açık uyuyalım.

Saflık gösterenlere,tavla teslim olmak isteyenlere  aldanmayalım…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.