1. YAZARLAR

  2. Aysu Basri Akter

  3. Biz ne kadar çılgınız?
Aysu Basri Akter

Aysu Basri Akter

Yenidüzen Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Biz ne kadar çılgınız?

A+A-

Türkiye’de seçim atmosferi iyice ısınıyor.

Karşılıklı küfürleşmeler ve seviyesiz tartışmalar da bu seçimin gündemi, çılgın projeler de.

Ancak şunu tespit etmek gerekiyor;

Erdoğan, Türkiye tarihine ve siyasete damgasını vurmak için çalışıyor.

Türkiye Başbakan’ı Erdoğan’ın çılgın proje olarak açıkladığı, aslında özetle ikinci boğaz projesi.

Proje hayata geçerse, Karadeniz’i Marmara’ya bağlayacak 45 km uzunluğunda bir kanal yaratacak. Erdoğan’ın anlatımıyla, “İstanbul bir ada, bir yarım ada yaratıp, içinden iki deniz geçen bir şehir” haline gelecek.

Erdoğan, Haziran seçimlerine giderken, “hedef 2023” sloganına odaklanarak, merkeze de bu projeyi yerleştirdi.

Şimdi herkes bunu konuşuyor.

Benzer bir çalışmanın, 1994’de DSP Genel Başkanıyken Ecevit tarafından da açıklandığı haberleri gecikmedi. Bu proje gerçekleşmeyecek bir projedir diyenler de oldu, gereksiz, zararlı diyenler de.

Montreaux anlaşmasına aykırı mı değil mi tartışmaları yapıldı.

Bilgisayara oyunu gibi denildi.

Ne olursa olsun, zaten proje henüz düşünce aşamasında. Aslında hayalinin büyüklüğü ile satış yapmaya çalışıyor.

Ve yapıyor da.

Erdoğan’ın açıklamalarının ardından dünya basını projeye son derece geniş bir yer verdi. Belli ki, Ecevit zamanında benzer bir çalışma çok da ilgi görmemişti.

Bu şüphesiz, bir seçim yatırımı.

Ama cüretkar bir yatırım!

Ortaya bir vizyon koyan, gelecek hedefi çizen bir yatırım.

Genellikle seçim vaatleri çok da itibar görmez, çok da hayata geçmez. Ama bu seçim vaadi, hiç gerçekleşmeyecek olsa da iyi bir uluslararası gündem yarattı.

Dünya basını Türkiye’nin kendi Panama Kanalı’nı yapmasını bekliyor, artık!

Erdoğan kendine özgü kişiliği ile Türkiye’nin yakın geçmişinde hızlı sivrilen bir politikacı. Sevaplarıyla günahlarıyla hatta zaman zaman yobazlığa ve ırkçılığa varan tavır ve sözleriyle çok tartışılsa da Türkiye siyasetine şimdiden damgasını vurmuş ve özellikle istikrarsız bir ekonomiden dev bir ekonomik bölgesel güç yaratma girişimiyle de yeni bir tarih yazmış.

Politikalarını onaylar ya da onaylamazsınız, öncelikle bunu tespit etmek gerekiyor.

Recep Tayyip Erdoğan, yaptıklarıyla yapamadıkları ya da yapmadıklarıyla, bundan sonra da Türkiye tarihinde adından en fazla söz ettirecek siyasi kimlik olacak.

Dünya medyası, O’nu Atatürk ile özdeşleştirmeyi seviyor ve her fırsatta gerek eleştirilerinde, gerekse övgülerinde bu benzetme üzerinden gönderme yapıyorlar, Erdoğan’a.

Aslında elini attığı çetrefilli ve büyük siyasetlerle Erdoğan da bu kadar yüksek bir hedef için yapıyor siyasetini.

Devlet adamlığı rolünü üstleniyor.

Siyasetçiler, büyük düşünerek, arkalarından kitleleri sürükleyerek, liderlikler yaratır.

Her ne kadar dünya karizmatik liderlerden uzaklaşmaya başlamışsa da hala tarihe adını yazdıracak liderlikler de yaratılabiliyor.

Erdoğan Kasımpaşalı haliyle, Belediye Başkanlığı’ndan hapishane yıllarından, yasaklı döneminden bile arkasına kitleler takacak siyasetler üretmeyi başardı.

Hala da başarıyor.

İşte bizde sanırım eksik olan bu liderlik örnekleri.

Siyasetinin arkasında kitleler katabilmek, büyük düşünebilmek, karşı durabilmek, cüretkar olabilmek, gelecek hedefler koyabilmek, vizyon geliştirebilmek ama daha da önemlisi, fark yaratabilmek demek, liderlik.

Ve sonra devlet adamı olabilmek.

Dünya dönüyor, zaman geçiyor ve tarih sayfalarından asla hatırlanmayacak ne isimler siliniyor.

Biz acaba bu bahtsız coğrafyanın tarih sayfalarına hangi isimleri bırakabileceğiz?

 

Kaynak: Yenidüzen Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.