1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Bizi umursayan yok (2)
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Bizi umursayan yok (2)

A+A-

Doğa, yeşil tonlarının ağırlığında rengârenk süslenmişti bu mevsim.

Yürüdüm ilk saatlerinde ovalara doğru.

Kaçtım insanlardan.

Attım kendimi henüz katledilmemiş arazilere.

Ve orada hem dün akşam meyhanede konuşulanları, hem de gazetelerde yazılanları düşündüm.

Kıbrıslılar için ne amaçları vardı?

Ülkenin ücra köşesindeki bir köyün, silik bir meyhanesinde buluşup hem birbirlerine hasretlerini giderecek, hem de yok olduk ama yine bir araya gelebiliyoruz düşüncesine sevk edecek ne olmuştu?

Nedendi tüm bunlar.

Kıbrıslıtürkler olarak 1950’li yıllarda başlanan var olabilmek adına girilen savaştan, ne oldu da,  “yok olmadık, hala köy meyhanesinde toplanacak kadar varız” durumlarına geldik?

Son aylarda giderek hızlanan olaylar zinciri var.

Zincirin son halkası ise vakfın 200 dönümlük arazisinin Nurcu bir kuruluşa verilmesi…

Gazeteler, politikacılar, yazarlar ve yolda rastladıklarımın çoğunluğu aynı fikirde buluştular, “AKP, bizleri daha Türk, daha Müslüman yapmaya karar verdi”…

Ve bunu hızlandırdı…

Oysaki…

***

O düşüncelerle Zeytinlik Köyü meydanına kadar sırtımda makine yürüdüm.

“Geleceğim” diye söz vermiştim bir kere…

Meğer gece gördüğümden daha küçük bir yermiş orası…

Dışını muşambalarla kaplamış birkaç da masa atmış oraya, yer kazanmış…

Hem yer kazanmış köy meyhanesi Verane, hem de olmuş teraslı, kış bahçeli restoran.

Meyhaneci oradaydı…

-Gördün işte tam sekizde açarım burayı, ama temizlik için, dedi…

Meyhaneden hemen dibindeki caminin fotoğrafını çektim.

Sonra köy sokaklarından birkaç kare almak için dolaşamaya çıktım.

Arkamdan,”Karşıdaki kahvede olacağım dönüşte gel köylülerle sohbete devam edelim”, dedi.

Vaktim olsaydı giderdim ancak yapılacak bir sürü iş vardı.

Bahçelere doğru ayrıldım oradan.

Oyuk, içi kurumuş, bilinçsizce budanmış zeytin ağaçları bolcaydı gittiğim yerlerde.

Zeytinle bütünleşmiş Kıbrıs’ın kuzeyini zeytininden de, ısınmak adına de yok ediyorlar, bizim gibi.

Yitip giden zeytinleri de görünce yeniden, “Türkiye hükümeti AKP, bizleri daha Türk, daha Müslüman yapmaya karar verdi” düşüncesine daldım.

Ortada gözle görülen değişimler hepimizin malumu.

TC sermayesi ile TC firma ve kuruluşlarının buranın sahipleri olan bizlerin haberi olmadan yaptıkları çalışmalar…

Ve hemen herkesin hemfikir oldukları, “Türkiye hükümeti AKP, bizleri daha Türk, daha Müslüman yapmaya çalışıyor” fikri.

Oysa ki…

Gerçek başka.

Gerçek şuydu: Türkiye hükümeti AKP’nin  - ki Akça’nın gelmesi ve onun son günlerdeki davranışları bunu ispat eder görünümde- Kıbrıs’taki uygulamaları kendilerince yok farz edilen 

Kıbrıslıtürklerin yola getirilmesi için değil, ilelebet burada kalacağını düşündükleri kendi vatandaşlarının, kendi ülkelerindeki yaşamlarını aramayacakları ortamı hazırlamak.

Cami de ilahiyat da hatta imam hatip liseleri de hep onlar adına yapılıyor burada.

Bu gerçeği ben gördüm yakında siz de göreceksiniz.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.