1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Bizim günümüz...
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Bizim günümüz...

A+A-

Adam hacı…

Kuyumcu dükkanı var…

Her Cuma namaz saati kepenkleri indirip namaza gider…

Özel günlere takıntılı…

Camekâna yazı astı, “Sevgililerinizi unutmayın” diyerek…

Adam hacı…

Çiçekçi dükkanı var…

Her Cuma dükkâna yeğenini bırakır, namaza gider…

Özel günlere takıntılı…

Camına yazdı,”Sevgililer gününüz kutlu olsun”…

Adam kıt kanaat geçinen bir işçi…

Bekar ve cumayla hiç işi yoktur…

Cuma akşamlarını arkadaşları ile meyhaneye takılıp birer tek atmak için iple çeker…

Birkaç aydan beridir biriktirdiği, daha doğrusu boğazından kesip ayırdığı birkaç kuruş ile önce kuyumcuya gidip bir yüzük, sonra da çiçekçiye gidip bir gül almak niyetindedir.

Yetmedi artırdığı parası…

Ve sadece kırmız bir gül alarak döndü…

Günler vardır kutsal sayılır…

Günler vardır yıldönümleridir, eğlence düzenlenir.

Günler vardır tek başına bir köşeye çekilip kaybettiğinizi anarsınız…

Günler aslında tektir.

O gün yaşanır ve biter.

Ne geçmişte yitirilen birinin ölüm günüdür o gün…Ne yıldönümüdür…

Ne de kutsal bir gün olabilir…

Çünkü hayat tektir…

Geçer gider…

Eroğlu, “garanti hallederler” gözü ile bakılan Hristofyas ile Talat’ın başaramadığı işi, “başaracaktım ama Hristofyas işi yokuşa sürüyor, onun için bu iş olmuyor” uydurması ile zirveden sonra başlayacakları yeniden görüşmeler öncesinde bir söz etti…

Ki yeniden buluşacakları gün bugün, yani insanların her yıldönümünde “sevgililer günü” diye kutladıkları gün…

İşi bilene, “Görüşmelerden ne bekliyorsunuz?” diye sorulursa koskocaman bir hiç yanıtı alırsınız.

Çünkü yaşanmışlar yaşanacakların göstergesidir.

Kaç yıl oldu bilen yok.

1958? 1964?

Görüşmeler bir zaman başladı ama bu zaman bile tam belli değil…

Görüşmeler hep sürdü ve her görüşme öncesi “umut” verildi…

Ancak zirvelerden sonra çıka çıka hep zırva çıktı…

Elinde tespih ile öteki dünya için ibadete giderken gözünde bu dünyada kazanacakları vardır.

Ve özel günlere takıntısı olduğu halde özel günleri çok iyi bilir..

“Ne varsa bu dünyada var” deyip kazandıklarını bu dünyada harcayan işçi ise, “zaten bir gül bile işimi görür” düşüncesi ile sevgilisinin mutlu gülümsemesini hayal ederek çıkar işinden…

Ve biz…

Geçmişe dönük yapılan tüm görüşmeler hep umut doluydu…

Ve her görüşme öncesi belki çıkar ve bu dünyada nerede olduğumuzu biliriz diye barış bekliyoruz.

Günler vardır kutsal sayılır…

Günler vardır yıldönümleridir eğlence düzenlenir.

Günler vardır tek başına bir köşeye çekilip kaybettiğinizi anarsınız…

Günler aslında tektir.

Fakat bize ait (Kıbrıslılara)  bir günümüz bile hiç olmadı…

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.