1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. BM'den Madaya'daki 400 ağır hasta için çağrı
BM'den Madaya'daki 400 ağır hasta için çağrı

BM'den Madaya'daki 400 ağır hasta için çağrı

O'Brien, Suriye'de başkent Şam'ın batısında yer alan ve aylardır rejim güçleri ile Hizbullah ablukasında bulunan Madaya'daki son durum ve ülkedeki iç savaşa ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

A+A-

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Yardımcısı ve İnsani İşler ve Acil Durumlar Koordinatörü Stephen O'Brien, aylardır abluka altında kalan Madaya'da sağlık durumları nedeniyle 400 kişinin öncelikli tahliye edilmesi gerektiğini belirterek, "Bu kişilerin en kısa zamanda tedavi altına alınması için bir an önce gerekenin yapılması lazım, aksi takdirde bu kişiler hayatlarını kaybetme riskiyle karşı karşıyalar" dedi.

O'Brien, Suriye'de başkent Şam'ın batısında yer alan ve aylardır rejim güçleri ile Hizbullah ablukasında bulunan Madaya'daki son durum ve ülkedeki iç savaşa ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Madaya bölgesine, hastalık ve ölümleri önlemek için yemek ve tıbbi destek ulaştırma konusunda uzun zamandır Suriye yönetimiyle müzakere yürüttüklerini ifade eden O'Brien, sonunda ilk iki yardımı ulaştırmayı başardıklarını söyledi.

O'Brien, orada tanık oldukları insanların durumu "felaket" şeklinde nitelendirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Oradaki insanlar gerçekten açlıktan ölmek üzere. Orada yaşayanlara destek sağlamak gerçekten zor. Madaya’ya ilk girdiğimizde oradan öncelikle tahliye edilmesi gereken yaklaşık 400 kişi tespit ettik. Bu kişilerin en kısa zamanda tedavi altına alınması için bir an önce gerekenin yapılması lazım, aksi takdirde bu kişiler hayatlarını kaybetme riskiyle karşı karşıyalar. Şu anda yapılabilecek en iyi tıbbi destek, oraya mobil klinikler götürmeye çalışmak olabilir.”

"ARTIK YETER"

BM Genel Sekreter Yardımcısı, kuşatmalar sebebiyle Suriye'deki insani durum hakkında yeterli bilgi alamadıklarını vurgulayarak, "Madaya, kuşatma altında hayatta kalmaya çalışan insanların bulunduğu bölgelerden sadece biri" diye konuştu.

Bu tür bölgelerdeki insanların durumunun oldukça acil olduğuna dikkati çeken O’Brien, “Bu nedenle tüm taraflar için zamanın geldiğini kabul etmek lazım. Artık yeter. Hayatta kalmak için gerekli ihtiyaçlarını karşılayamayan bu insanlara ulaşmamız ve onlara talep ettikleri korumayı sağlamamız gerek” ifadelerini kullandı.

"DÜNYA ÜLKELERİNİ BİR ARAYA GETİRMEK ÇOK ÖNEMLİ”

Suriye'nin geleceğinin ne olacağı sorusuna oldukça temkinli yaklaşan ve kelimelerini dikkatli seçtiği gözlenen O'Brien, tüm tarafların görüşmelere katılması gerektiğini vurguladı.

O’Brien, 25 Ocak’ta yapılacak Suriye görüşmelerinden beklentisinin sorulması üzerine, Suriye’de 5 yıldır yaşanan korkunç savaş nedeniyle acı çeken insanlar için herkesin bu görüşmelere katılmasını sağlamak ve o ülkede yaşananları herkese göstermek gerektiğini belirtti.

“Aynı zamanda hem Suriye’deki insanların hem de komşu ülkelere kaçmak zorunda kalanların ihtiyaçlarını karşılamaya devam etmek dışında bir seçeneğimiz yok” diyen O’Brien, bunların en önemli mücadele alanları olduğunu ifade etti.

O’Brien, bu nedenle Türkiye’de bulunduğu süre içinde liderlerle sadece Suriyelilere verilecek insani yardımları değil, aynı zamanda 23-24 Mayıs'ta İstanbul’da düzenlenecek Dünya İnsani Yardım Zirvesi’ni de ele aldıklarını dile getirdi.

Stephen O’Brien, “Çünkü insani yardıma ihtiyaç duyanlar konusunda yapabileceklerimizin en iyisini nasıl yapacağımızı anlamak için dünya ülkelerini bir araya getirmek çok önemli” diye konuştu.

"SURİYE’DE BİR GELECEK OLMAK ZORUNDA"

Cenevre’deki görüşmelere katılacak taraflara çağrıda bulunan O’Brien, şunları söyledi:

“Tarafların, süregelen korkunç savaş nedeniyle devamlı korku ve tehlike tehdidiyle yaşayan Suriyelilere umut vermenin ve barışı sağlamanın tek yol olduğu konusunda fikir birliği içinde olmalarını görmek isterdim. Çünkü Suriye’de bir gelecek olmak zorunda. İnsanların ülkesine ve evlerine geri dönmeleri, yeni bir Suriye’yi inşa etmeleri için bir şansları olmalı. Daha fazlasının yapılması için bir araya gelerek barışı kabul etmek gerek.”

O’Brien, tüm umutlarını kaybettikleri, korktukları ya da tehlikede olduklarını düşündükleri için ülkelerinden kaçan Suriyelilerin kabul edilmesi konusundaki gelişmeleri de takip ettiğini belirterek, “İnsanlara evlerinde kalmaları ya da evlerine olabildiğince yakın olmaları şansını verme konusunda yatırım taahhüdü sağlamalıyız, böylelikle şartlar oluştuğunda evlerine dönebilecek ve hayatlarını yeniden kurabilecekler” şeklinde konuştu.

O’Brien, sivillere karşı işlenen savaş suçlarının cezasız kalıp kalmayacağıyla ilgili soruyu ise yanıtsız bıraktı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.