1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Böl yönetten istilaya
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Böl yönetten istilaya

A+A-

Eskiden “Böl, yönet” politikası vardı.

İngiliz bunu çok iyi uygulardı.

Girmek, işgal etmek, kendine bağlamak…

İstediği yerlerde uyguladığı yöntemdi bu…

Gözüne kestirdiği ülkelerde önce ön araştırma yapar…

Halkın zayıf nokralarını ortaya çıkartır…

Dinse din.

Dilse dil…

Tarihlerine iner…

Sonra orada yaşayanları birbirine kırdırır…

Ayrıştırır.

Kırılan halk birbiri ile savaşırken o iyilik meleği gibi dalar, “birbirinizi yemeyin” diyerek şirin görünür…

Ülkeye davetle girer…

Çıkmaz.

Biz de bu oyuna geldik.

Toplum iken iki halk olduk…

Okullar, dersler, caddeler ve hatta sokaklar ayrıldı…

Tam belediyeler ayrılacaktı ki müdahale geldi…

Müdahale geldi gelmesine de erken geldi.

Çünkü biraz daha beklenmiş olsaydı zaten Kıbrıslıtürkler ufak ufak kendiliklerinden gideceklerdi.

Ülke darbe yapan tarafa savaşmadan kalacaktı.

Buna rağmen müdahale erken geldi.

Sebebi ise basit…

Öyle olsaydı Türkiye’nin adaya girip payını almaya mazereti olmayacaktı.

O günden sonra Kıbrıs beğensek de beğenmesek de iki parça.

Şimdi geriye nasıl dönüş olur düşüncesi ile yol ararken “böl, yönet” çiler taktik değiştirdiler…

Şimdiki taktik nüfus ile istila politikası.

Biz hala böl yönetin etkileri ile uğraşırken istilacılar uzaktan eserlerine bakıp keyif çatıyorlar.

Dün Yorgancıoğlu ve Eroğlu vardı.

Yılsonu öncesinde, bakanlar kurulu toplantısı sonrasında, basın karşısındaydılar.

Kıbrıs’a, Kıbrıslara ait açıklamalarda bulundular.

İyi dileklerini iletiler.

Güzel mesajlar verdiler.

Gülüyorlardı.

Keyifliydiler.

Fakat arkalarında komutan vardı.

Komutan onlara bakıyordu.

Ben de komutana…

Onlar farkında değil gibiydiler.

Rahattılar…

Ben ise değildim…

O komutan bakan değildi…

Cumhurbaşkanı yardımcısı da değildi…

Peki, orada ne işi vardı?

O anda içinde bulunduğumuz gerçeği bir daha anladım.

Sivil yönetir imajı verilecek ama komutan her an orada duracak.

Dışarıya çıktım.

Lefkoşa yolların gezdim.

Sonra köylere gittim.

Köylere baktım.

Senenin sonuna doğru olayları, olanları, yaşananları bir daha düşündüm.

Ve gördüm ki istila çok derinlere kadar giriş yapmış.

Bugün nüfusumuzdan fazlası topraklarımızda yaşıyor.

Ve onlar burada kendilerini bizden daha çok hak sahibi sanıyor…

O kadar ki küfürbazlar kendi ülkelerindeymiş gibi cüretli ve terbiyesiz…

Bu saatten sonra ne yapılabilir?

Sadece sorunun böl, yönet olmadığı gerçeğini kavrasak bile bir başlangıç olabilir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.