Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Boru ve sondaj

A+A-

Türkiye’nin Başbakanı RTE, “Güney Kıbrıs diye bir devlet tanımıyoruz… O yüzden onunla oturup görüşme yapmayız… AB ile görüşmelerimizi de altı ay dondururuz”  dedi…

Bizimkiler de alkışladılar.

Ben de diyorum ki, “ Güney Kıbrıs diye bir devlet tanımıyorum… O yüzden RTE oturup görüşme yapmasın… Türkiye olarak da AB ile görüşmelerini altı ay dondursun”.

Siz ne diyorsunuz?

Kaç zamandır yazılarımda dünyayı gezen bölünmüş Kıbrıs’ın kuzeyindeki yapıda koltuk sahiplerinden bahsedip onlara, “Bu paralar nereden? Diye soruyordum…

Ne cevap, ne ilgi.

Şimdi anlaşıldı ki ailecek 317 dış seyahate çıkmışlardı ki bu yazıların yazıldığı saatlerde hem Eroğlu hem İrsen yeni seferlere çıkma hazırlıklarındaydılar…

Üstelik harcırahları ceplerine konacak yine…

Kolay mı onun bunun kahrını, ağız kokusunu çekmek.

Elbette ki bu eziyetlerin neticesinde mükâfat olmalı.

İşte o mükâfat, ballı kaymak yurt dışı seyahatleri.

Gelelim diğer konumuza ki bu konu mühim…

Gerçekten idareci olsalar.

Dünya ülkesinde yetki sahibi olduklarına inansalar, aşağıda söyleyeceklerimi yapmayacaklardı…

Koltuklarında oturdukları ülkenin dışındaki bir ülkeye anavatanım demeyeceklerdi.

Anavatanım dedikleri ülke başındakilerinin uygun gördükleri onların menfaatlerine bizim aleyhimize hiç bir yere imza atmayacaklardı.

Mesela, değerli arazilerimizi onlara peşkeş çekmezlerdi.

Ne kadar işe yarayan özelliğimiz varsa ortadan kaldırmaya çalışmazlardı.

Yabancılar için değil, kendi insanlarına hizmet ederlerdi.

Havaalanlarını zararına olduğunu göre göre özeleştirme adıyla AKP yandaşlarına hibe etmezlerdi

Bile bile çağdaş eğitimde en önde iken sırf başkaları uygun gördü diye medrese eğitimine geçmezlerdi.

Dinle ilgili her tür yaptırımlara direnirlerdi.

Saymaktan vazgeçtim çünkü yapmamaları gereken o kadar yanlış var ki, hangisini sayayım…

Sadece iki tanesinde dursam yeter.

Birincisi yüz yılın projesi diye kendilerine yutturulan su boruları, ikincisi petrol diye çakacakları kazıklar.

Birisi döşeniyor diğeri çakılıyor.

Birisi kalbimize, diğeri beynimize.

Birisi su, diğeri petrol.

İkisi de borularla taşınacak…

Anadolu’dan su için boru döşedik diyorlar ya…

Aslında döşenen boruların yanına başka borular döşeyerek belki de, çıkarsa ki temennim çıkmaması yönündedir, petrolü Anadolu’ya geri taşımak için kullanabilirler…

Biz halk olarak şunu yapabilir miyiz bilmemem…

Mademki bu toprakların gerçek sahipleri bizleriz…

O zaman işimizi bedava seyahat için her yeri peşkeş çekenlere bırakmayalım…

Ve yabancılara sondaj için topraklarımıza taşıdıkları boruları monte etmelerine izin vermeyelim.

Yapabilir miyiz?

RTE, “Tanımam” dediyse bir bildiği vardır…

Çünkü dünyada ve Kıbrıs’ta öyle bir cumhuriyet hiç olmadı, olmaz da…

Siz hiç Güney Kıbrıs diye bir cumhuriyet duydunuz mu?

Ben duymadım da…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.