1. YAZARLAR

  2. Eşref Çetinel

  3. Bu arbede ne zaman bitecek
Eşref Çetinel

Eşref Çetinel

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Bu arbede ne zaman bitecek

A+A-

Lefkoşa Belediye Başkanı Bulutoğluları’nın onca arbede ve olaylar karşısında istifa etmesi gerekirdi, etmiyor!

Başbakan İrsen Küçük’ün birinci tur Kurultay’dan sonra kesinlikle ikinci tur seçimlere gitmesi gerekirdi, gitmiyor!

Hükümet’in iktidar erkini elinden kaçırdığı gerçeklerde en azından “erken seçim” kararı alması gerekirdi, almıyor!

Olayların odağındaki sendikaların artık haklarını aramayı aşıp halkı zarara ve huzursuzluğa düşüren eylemlerine en azından bir süre ara vermeleri gerekirdi, vermiyorlar!

Sivil Toplum Örgütlerinin memleketin bu hallerini seyretmelerini bırakıp çoktan bir araya gelip iç barışı sağlayacak temas ve etkinliklerde bulunmaları gerekirdi, bulunmuyorlar!

Adadaki Kıbrıs halkı kadar nüfusu, askeri, Büyükelçiliği ve ötesi tüm etki yetkileri ile KKTC’nin birinci derecedeki sorumlusu Türkiye, ekonomik paketini dayatır, sosyo ekonomik plan programlarını yörüngelerken; beklerdiniz ki KKTC’yi kökünden sallayan son dönemlerin toplumsal fırtınasını dindirmek için en azından “büyük ülke” oluşunun inisiyatifinde arabuluculuk yapsındı, yapmıyor!

YOKSA KIBRIS TÜRK HALKI BİRİBİRİNE Mİ KIRDIRILIYOR:

Daha doğrusu “özellikle” mi kırdırılıyor! Ellerinizi başınızın arasına alın ve düşünün: Son dört aydır gözlerinizi açtığınız hangi sabaha “günaydın” diyebildiniz ki?

Ya kokuşmuş çöp tepelerinin arasında boğuldunuz yahut elektriksiz akşamların karanlıklarında umacı kovaladınız! Ya işiniz gücünüz kalmadı Kurultay adlı dizi filmi seyrettiniz yahut hükümetin kendi içindeki kavgasının ara değneğini yiyen mağduru oldunuz! Ya Birliklerin, Derneklerin, Sendikaların hışımları ile savruldunuz yahut gitgide bastıran pahalılık nedeniyle canınızın nasıl çıktığına tanık oldunuz!

Kıbrıs üzerine gelişen siyasi komplolardan hiç söz etmiyoruz. Ve ekliyoruz. Kıbrıs Türk halkına bu yapılanlar reva’i haktan değildir! Topu topu “yurttaş” kimlikli üç yüz binlik bir nüfus işte!

Ki Osmanlı’nın son günlerinde İstanbul’un “köpek adası” denilen Hayırsız Ada’ya doksan bini aşkın sokak köpeğini atmışlardı. Biribirilerini aylarca parçalayarak, yiyerek yok olmuşlardı. Ulumaları İstanbul’dan duyuluyormuş diyorlardı!

Ne yani bu güzelim Kuzey’i öylesi bir kıyımın kaderine mi layık görüyoruz!

*****

ALLAH’IN LÛTFUNA BAKIN: (NEYSE Kİ KIBRIS DEDİĞİNİZ HALÂ GÜZEL)

Ne kadar uğraşırsak uğraşalım. Ne dünya soğuktan donarken ılık bahar havalarında ısınan Kıbrıs’ımızın doğasını da değiştirip kendimize benzetebiliyoruz ne de tüm pisleştirmemize karşın havasını denizini kirletebiliyoruz! Şükürler olsun ki ne yıllardır akan kanlar ne asla gerçekleşemeyecekmiş gibi sürgit barışın olmamasına karşılık, Kıbrıs hâla dünya güzeli bir dilber!

İşte her taraf yine yeşil. Yağmurların soğukların ardından gelen bir ilkbahar güneşi yaşıyoruz. Hani derler ya “tam yaşanacak yer!” Eh becereceksiniz ama…

YENİ YILDA KİMLER NEREYE:

Yeni yıl geliyor. Hem on üçüncü maaşlar ödeniyor hem aylık maaşlar! Şu sıralarda yirmi otuz bin kişinin cebine en azından beş on bin lira giriyor. Bazılarının on beş falan… İster Gratos’a gidin isterseniz Dubai’ye… Nereye gider nerede eğlenir ne yer ne içerseniz helal olsun! Eh ne yapalım, boynu altında kalanın… Kalacak gayrı!

DERKEN:

TC gazetelerinin son sayfalarında şu bizim gitti gider Kocaman’lı Yıldırım’lı Fener’in durum vaziyetlerini ararken, batkım, futbolcu taifesinden bazılarının listesi. Devre arasında hangi ülkeye gideceklerinin haberleri yayımlanmış:

Mesela Fenerbahçe’den Kuyt ailesi ile Dubai’ye gidiyor. Volkan, Caner Hollanda’ya. Sow Paris’e. Stoch Slovakya’ya. Merales Portekiz’e.

Beşiktaşlı futbolcular da Dubai’ye, Avrupa kentlerine falan gittiler.

OYSA:

Duba’inin ötesinde Londra’sı, Paris’i, Hollanda’sı, İtalya’sı falan soğuktan donuyor! Turistik tatil yapmak bir yana bu ülkelerde bu mevsimde yaşamak külfet!

Buna karşılık Kıbrıs dolayısıyle KKTC öyle mi? Her mevsim ılık ve asude bir tatil beldesi. Başka? Eh istersen Kumar oyna, Türkiye’nin en kaliteli şarkıcılarını beş yıldızlı otellerin salonlarında izle. Daha başka? Bitti, hepsi bu kadar!

İŞTE BUNA ÜZÜLMEK GEREKİR:

Ondan önce sormalı ama. “TC’deki futbolcular ilk yarıyı sahalarda top koşturarak geçirirken yorulup yıpranan, kakma yemekten, sakatlanmalardan dolayı ezilip elenen bedenlerini tam da ılık Kıbrıs güneşi ile ikliminin nimetinde dinlendireceklerken, neden kendilerini karlı soğuk kentlere atıyorlar! Da şu güzelim KKTC’ye gelmiyorlar? İşte size bir turizm sorusu?

Hepiniz de cevaplarını verebilirsiniz. Mesela KKTC’nin yitip gitmiş cazibesinden söz edebilirsiniz. Kupkuru bir coğrafya dersiniz. Piyasa zenginliği yok ki kalite ve ucuzluğu bir arada tutan alış veriş olanakları sunsun! Otellerin dışında artık bizim bile yüzlerimizi ekşitmeden dolanamadığımız kentlerin çarşı pazarlarında, yollarında, onlar neden avare avare dolanıp dursunlar ki?

Üstelik kendi kendimize “doğa turizmi, inanç turizmi” diye kulplar takmışız. Ortodoksların Snt. Barnabas’ı ile üç beş kiliseyi turistik yapmışız ki Turist avlasınlar! Doğayı da pisliğe boğmuşuz ki her dolanan turist gözümüzün içine baka baka “ çevreniz çok pis” desin!

Bunlara karşılık ikide birde “Memlekete şu kadar turist geldi” lafazanlığı da gırla!

FAKAT GERÇEK ORTADA:

İlk yarı tatilinde TC’deki tek bir futbolcu KKTC’ye gelmedi! Oysa sadece üç beşinin adı “KKTC’ye tatile gittiler” diyerek TC medyasında haber olarak çıksaydı, kimbilir nasıl büyük ilgi toplardı…

Şimdi diyeceğiz ki turizm sektörünü de ileriye götürmeyi beceremiyoruz! Doğrudur! Memleket bu kadar ve inadına geri geri gider, insanları birbirleriyle kavga kıyametler kopartırlarken, turizmin nesini ileri götürülecek?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.