1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. BU B..U NEDEN YEDİK?
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

BU B..U NEDEN YEDİK?

A+A-

Adam Londra’daki kızı ile telefonda konuşurken kapı çaldı.

“Bir daikacık gızzım da kapı çalar açayım” dedi…

Deyiş o deyiş.

Tam beş yerinden bıçakladılar.

Üçü sol göğsüne, ikisi ciğerine.

Gazetelerin hemen hepsi ön sayfalarından verdiler haberi…

“Girne’de Cinayet…”    

Soyadı Dağaşanlı olan adam, muhtemelen Baf’ın Vreçça köyündendi…

Yine muhtemelen -muhtemelen diyorum çünkü kaç kişi ile konuştuysam sağlıklı bilgi veremediler-

fasariyalardan dolayı ülkesini terk etmiş, Londra’ya kaçmış.

Orada iş kurmuş.

Yükselmiş, kazanmış.

Sonra baktı ki memleket daha ağır basıyor.

“Gideyim” diyerek gelmiş ülkesine.

Fasariyalar deyince aklıma ilk gelen iki olay var.

Birincisi 1963 sonlarında Aşağı Baf’taki evimizden apar topar kaçışımız.

İkincisi 7 Mart 1964’te Baflı “mücahitlerin” ortak kullanımdaki bandabuliyayı basmalarından sonra başlayan, meşhur 9 Mart Baf çarpışmaları.

O çarpışma gününü çok iyi hatırlıyorum.

Yaklaşık 500 Kıbrıslırumu sıraya dizerek, Türk bölgesine “esir” diye getirmişlerdi.

Bir gün Türk bölgesinde tutulmuş Rumlar ertesi gün salıverilmişlerdi.

Salıverilmelerinin hemen ertesinde bazuka mermileri ile tanıştık.

İsterseniz çarpışmaların bir öncesine gidelim.

Yine bandabuliyada Mavro isimli Kıbrıslırum, Postacı diye bildiğimiz Baflıtürkü alacak verecek davasında vurmuş, yaralamıştı.

Pusuya yatmış 1974 hazırlayıcıları anında o fırsatı kullanarak saldırıya geçtiler ve bir kısım suçsuz, günahsız, üstelik olaylardan habersiz bazı Rumları vurmuşlardı.

İntikam diyerek başlatılan hareketin sonucunu hep beraber yaşadık, gördük.

Nitekim 10 yıl sonra ne bizim diyebileceğimiz evlerimiz kaldı, ne de tarlalarımız.

Ne anılarımız, ne de beraberiz diyebileceğimiz arkadaşlarımız.

Hepsi gitti.

Mazeretleri, “Mavros Postacıyı vurdu”…

Adam Londra’daki kızı ile telefonda konuşurken kapı çaldı.

“Bir daikacık gızzım da kapı çaldı açayım” dedi…

Tam beş yerinden bıçakladılar, muhtemelen Vreçça’lı adamı.

Kimin vurduğu şimdilik meçhul.

Vurma sebebi belki alacak verecek, belki de intikam.

Şimdi ne yapmalı?

Pat diye bir yerleri 1964 7 Mart’ta topluca basıp, bir kısmını vurup, çarşıda pazarda geri kalan kaç kişi varsa toplayıp, bir yerlere esir diye götürmeli mi, yoksa mevzilerimizi kazıp içine mi girelim?

Sonuçta vurulan birisi var.

Hem de olabilecek en vahşi şekilde.

Varsa bir bilen çıksın ve 1964 yılında olanlarla bugün yaşananları kıyaslasın.

Ne farkı var?

Biz de bilelim…

Ve bu (b..)u neden yediğimizi öğrenelim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.