1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. 'Bu düzeni değiştirin!'
'Bu düzeni değiştirin!'

'Bu düzeni değiştirin!'

Havadis ülkenin dört bir yanında yaptığı halk röportajları ile Demokrat Parti’den istifa eden üç milletvekilinin davranışını sorguladı

A+A-

“MİLLETVEKİLLİĞİNİ DE BIRAKSINLAR”: Vatandaşlar “Bir milletvekili eğer istifa edecekse partisinden değil, vekillikten etmelidir” dedi. Milletvekillerinin seçildiği partiden istifa ederek başka bir parti kurmasının seçmene saygısızlık olduğunu ifade eden vatandaşlar, “Bu düzen artık değişmeli” şeklinde konuştu

ELEŞTİRİ OKLARI KAŞİF’E: Havadis’e konuşan vatandaşların çoğunluğu Ahmet Kaşif’e tepki gösterdi. Kaşif’in 9 kez parti değiştirdiğine ve 7 kez de seçim kazandığına dikkati çeken vatandaşlar bir halkın vekilinin bu kadar parti değiştirmesinin doğru olmadığı görüşünde

“OYUMU HELAL ETMİYORUM”: “Benim oy verdiğim bir milletvekili seçildikten sonra partisinden istifa ederse ben ona oyumu helal etmem ve oyumu geri almak isterim. Vekil bir partiden aday olur ve seçilirse kendisine oy veren insanlara sadık kalmalı”

Ceren ÖZBİL-Devrim DEMİR-Nadire BAHADİ-Gürsel KARAGÖZLÜ-Bahadır AYNA

Vatandaşlar DP-UG’den istifa eden milletvekilleri Ahmet Kaşif, Hamit Bakırcı ve Ergün Serdaroğlu’nu konuşuyor. İstifaları “koltuk kavgası” olarak değerlendiren vatandaşların büyük bir bölümü siyasilere olan güvenini yitirdi.

Havadis Gazetesi, Lefkoşa, Mağusa, Lefke ve Mesarya bölgelerinde yaşayan vatandaşlarla konuşarak “Milletvekillerinin partilerinden istifa etmesini nasıl değerlendirdiklerini” sordu. Vatandaşların hemen hemen hepsi milletvekillerinin seçildikleri partilerden istifa etmesini rant kavgası olarak yorumladı.

En çok eleştiri Kaşif’e…

Vatandaşın en çok tepkisini toplayan milletvekili ise Ahmet Kaşif oldu. Kaşif’in 9 kez parti değiştirdiğine ve 7 kez de seçim kazandığına dikkati çeken vatandaşlar bir halkın vekilinin bu kadar parti değiştirmesinin doğru olmadığı görüşünde.

“Milletvekilliğinden de istifa etsinler”

Havadis’e konuşan vatandaşlar “Bir milletvekili eğer istifa edecekse partisinden değil, vekillikten etmelidir” dedi. Bir milletvekilinin seçildiği partiden istifa ederek başka bir parti kurmasını seçmene saygısızlık olarak gören vatandaşlar milletvekillerinin seçildiği partiden yoluna devam etmesi gerektiğini savundu.

Siyasete ve siyasetçiye güven bitti

DP-UG’de yaşanan istifa krizi, halk arasında endişeye neden oldu. Ülke siyasetinde sıkça yaşanan gerginlik nedeni ile halk siyasetçilere eleştirilerde bulundu. Esnafından, eğitimcisine, vatandaşından sendikacısına kadar her kesimin siyasette yaşanan gerginlik nedeni ile öfkeli olduğu gözlemlenirken, halkın ülke siyasetine ve siyasetçisine güveninin bittiği ortaya çıktı. Halk siyasilerin kişisel çıkarları doğrultusunda yaptıkları kavgalardan vazgeçmesi konusunda siyasilere çağrıda bulundu. Ülke insanının ekmek kavgası için kendini açlık ile sınadığı bir dönemde siyasilerin hala koltuk kavgası ile gündeme geldiklerini ifade eden halk, politikacıları samimiyetsizlikle suçladı.

Vatandaşlar ne dedi?

Ali Garip (Gazimağusa): Bu ülkenin halkı varlığını sürdürebilmek için savaş veriyor. Ülkede yaşam açlık sınırının altına indi. Siyasiler kendi kavgalarını bitirerek bu kadar zamandır görmezden geldikleri ve sadece oy zamanı hatırlarını sordukları vatandaşın sorunları ile ilgilenip, koltuk kavgasından daha önemli olan sorunlara çözümler bulması gerekiyor. Siyasilerin vaatlerine inanmadığımız için haber dinlemez, gazete okumaz olduk. Siyasete olan güvenimizi yitirdik. Vatandaş, kendi yağı ile kendi ciğerini kavurarak yaşamaya çalışıyor, siyasiler ise hangisi koltukta daha fazla oturacak diye birbirleri ile kavga ediyor. Ülkede aile birliği kalmadı, esnaf iş yapmıyor. Milletvekilinin görevi, halkına refah bir yaşam sağlamak ama siyasilerimiz bu işi beceremiyor.
Hanife Aliefendioğlu (Gazimağusa): 12 yıldır bu ülkede yaşıyorum. 2004 yılında sınır kapılarının açılmasından sonra yükselen dalganın adaya getirdiği yeni bir enerjiyi görüp umutlanmıştık fakat ne yazık ki 10 yıl sonra bu enerjinin sona erdiğini görüyoruz. Bu ülkede makro politika yok ve burada insanlar kendi tanıdıkları ile ailesel çevreleri üzerinden politikacılara ulaşıyor ve bu ülkede politika bu şekilde yapılandırılıyor. Herkesin birbirini tanıdığı bir ülke olması nedeni ile herkes politikacılara ulaşıyor ve hemşerileri korumaya yönelik geniş bir çevreye odaklanmadan bir siyaset yapılıyor. Kıbrıs sorununa acil bir çözüm gerekirken tüm yöneticilerin bunu ertelemesini sorumsuzluk olarak görüyorum. Meclisteki birkaç duyarlı milletvekili sayesinde KKTC’nin çehresinin aslında kısa bir sürede değişebileceğini düşünüyorum.

Ahmet Sevinç (Gazimağusa): Ben hem öğretmen emeklisi, hem emekli subay hem de bir dönem milletvekilliği yapmış bir kişi olarak, toplumun her kademesinde bulunmuş bir kişiyim. Siyasetçilerimiz halkın gözünde itibarını kaybetmiş durumda. Siyaset toplum için yapılmalı. Her mesleğin kendine özgü görevleri vardır ve milletvekillerinin görevleri de toplumu ileriye taşımaktır. Gece rahat uyuyabilmeleri için görevlerini yerine getirmelidir fakat ne yazık ki milletvekilleri görevlerini yerine getirmiyor. İstifa eden milletvekillerinin kendi iç sorunları ve kişisel problemleri nedeni ile istifa ettiklerini sonrasında da halkı rahatlatacak bir gerekçe göstermediklerini düşünüyorum. Ülkemizde toplum adil bir yönetim bekliyor ve vatandaşlık haklarına sahip olmak istiyor. Artık iç kavgaların bırakılıp toplumun yararına icraatlarda bulunulmalı. Ülkede üretim yapılmıyor, üretilenler üreticilerin ellerinde kalıyor tüm yaşanan sorunlar yöneticilerin beceriksizliği nedeni ile yaşanıyor.

Okan Ertürk (Gazimağusa): KKTC’ye cumhuriyet kurmak yanlış oldu çünkü KKTC’de siyaset yok. TC’den bir vali atansaydı da bu kadar yiyiciyi başımıza toplamasaydık. 64 yıldır Mağusalıyım, bu ülkede hükümetçilik devletçilik yok. Son dönemlerde ise bu beceriksizlik hat safhaya çıkmış durumda. Ülke siyasetine kesinlikle hiçbir güvenimiz kalmadı. Ülke siyasetinde otorite boşlukları vardır. Kendini otoriter sananların hepsi oy peşinde ve oy kaybetmeyelim diye kimseye dokunamıyorlar. İstifalar tamamen menfaat kavgaları nedeni ile yaşanıyor. Bu istifalar blöf değil, ülke siyasetçisi bir partiden istifa edip koltuk için başka bir partiye yamanmayı alışkanlık haline getirmiş durumda.

Yılmaz Parlan (Gazimağusa): Milletvekillerinin don değiştirir gibi siyasi parti değiştirmeleri artık kabak tadı verdi. İstifa etmesi haktır elbet ama o zaman milletvekilliğinden de istifa edilmeli, makam yönelik davranılmamalıdır. Siyasiler artık ülke gündeminden düşsünler ve halka masal anlatmayı bıraksınlar. Önümüzde Kıbrıs sorunu gibi tüm Kıbrıs halkının geleceğini etkileyebilecek ciddi bir sorun varken, siyasilerin makam için küsüp istifaları bizi artık usandırdı ve siyasilere karşı güvenimizi bitirdi. Dilediklerince oturmaları ve ülke siyasetine artık karışmamaları için Mağusa esnafları olarak bu siyasilere birer koltuk hediye etmeyi düşünüyoruz. Siyasiler bu saatten sonra güveni yeniden kazanmak adına esnafı ve halkı rahata kavuşturacak ciddi çözümler sağlamalılar.
Serhat Parlan (Gazimağusa): Halk tarafından seçilmiş belli politikacıların takım değiştirir gibi partilerini değiştirip istifa etmeleri ve tamamen kendi çıkarları doğrultusunda başka partilere geçmeleri onursuz, kişiliksiz bir düşünce biçimidir. Seçilen parlamenterlerin kendilerini seçen seçmenlere karşı görevleri vardır. Topluma hizmet verip, ülke sorunlarına çözüm üretmelidirler. Gelinen bu aşama, son 40 yılda bu tip olayların sürekli olduğu ve maalesef ki seçmenlerin gerçekleri görmeyip bu onursuz davranış biçiminde bulunan insanlara hala daha prim vermesinden kaynaklanır. Burada suçlu, bu yalakalığı uygulayan parlamenterler değil, seçmenlerdir. KKTC’ye, parlamentere ve meclise güvenimiz kalmadı.

Sabri Umay (Gazimağusa): Senelerdir halk olarak bunlara boşuna oy veriyoruz. Makam kavgalarından ülke sorunlarını görmez hale geldiler. 40 senedir aynı film dönüyor ve ülke siyasetçileri makam sevdası yüzünden yine halkı düşünmeksizin birbirini yiyor. Bu ülke halkı siyasilere artık güvenmiyor.

Kemal Şımal (Gazimağusa): Meclis’e giren gelmiş geçmiş tüm milletvekilleri yeminlerinin aksini yapıyorlar. Ne halk ne millet düşünülüyor, kendileri için değil de toruncukları için çalışılıyor. Meclis’e girenlerin yaptıkları namus ve şerefleri üzerine yaptıkları yeminler sorgulanmalı. Kırmızı plakalı arabaya binen şahıslar ellerindeki yetkilerle icraat yapamayıp, istifaya gidiyorsa bu halka hala hizmet etmeyi mi düşünüyor. Bakanlıktan, partiden istifa eden milletvekilliğinden de istifa etsin. Hepsi ekonomik rant için orada bulunuyor. Bir süredir seçimlere katılmayıp, sandığa gitmeme kararı aldım. Alınan her karar referanduma sunulsa halk hiç birini kabul etmez. Ülke hangi siyasetle üretiliyor ki ne tartışılıyor? Bu siyasilerin anne ve babaları bu millete hayırlı evlat yetiştirdiklerini zannetmesinler. Bilsinler ki halk evlatlarının arkasından “nanik” yapıyorlar.

Özer Kilis (Gazimağusa): Halkı düşünen siyasetçi yok. Halkın siyasete ve siyasetçiye güveni kalmadı. Vatandaş yaşam mücadelesi veriyor, siyasetçi koltuk mücadelesi. Bundan böyle sandığa gidip oy kullanmayacağım, hiçbiri hak etmiyor.

Emin Erol (Gazimağusa): Hükümette istifalar bireysel çıkarlar uğruna yaşanıyor. Bakanlıkları dönemlerinde de hiçbir çözüm sağlanmadı ki neyin kavgası yapılıyor? Mağusa Limanı’nda bunu biz birebir yaşadık sorun için siyasiler çözüme yanaşmadı. Bakanlıklardan alınmalarının ardından da bu yola başvurdular. Ülke insanımız ölüme yatıyor. Ülkemizde yönetici beceriksizlikleri yüzünden insanlık dramı yaşanıyor. Tek bir yetkili gelip bir kez olsun bakmazken, ülke siyasetçileri arasında hala koltuk kavgaları yaşanıyor. Politika erozyona uğruyor, halkın endişesi ve öfkesi ise her geçen gün artıyor.

Bayram İmamoğlu (Mesarya):

Değişime ihtiyaç var. Hep ayni adamlar partisini değişiyor. Sürekli parti değişenler güvensizlik yaratıyor. Artık kadınları seçeceğiz. Onlar parti değişmiyor, ülke için çalışıyor. Meclis’te kaç tane kadın milletvekili varsa hepsi çalışıyor. Ayrıca eğer bir kişi bir partiden istifa edecekse ayni zaman da milletvekilliğinden de istifa etmelidir.

Kemal Özmanevra (Mesarya):

20 yıldır oy kullanmıyorum. Oy kullanmayı da düşünmüyorum. Hiç birine güvenim yok. Eğer partilerinden istifa ederken bir görüşleri bir planları varsa bunu açıklasınlar. O zaman saygı duyarım. Eğer yoksa da sadece partilerinden değil ayni zaman da milletvekilliğinden de istifa etsinler.

Yaşar Mehmetemin (Mesarya):

Bütün siyasiler rant peşinde. Halkın kimseye güveni kalmadı. Paraları mezara da mı götürecekler. KKTC’de yaşayan vatandaşlar ölüleri kıskanır hale geldi. Kimse halkı düşünmüyor. Çiftçiyi üreticiyi düşünen yok. 1972 yılında Türkler ve Rumlar ayrıldığı halde Makarios yönetimi Türk çiftçilere de destek vermişti.

Hasan Gaziler (Mesarya):

Bir partiyi bırakıp başka partiye geçmeyi biz halk olarak hoş karşılamıyoruz. CTP-BG’nin adamları gibi sağlam olacaklar. Dokuz on kere parti değişmek doğru değildir. Halkın güvenini kaybediyorlar. Halk bir yöneticiyi seçiyorsa seçildiği parti de kalacak. Çocuk oyuncağı gibi bir partiden bir partiye geçiyorlar.

Zeki Kızılokgil (Mesarya):

Siyasete inanmıyorum. Politikaya inancım kalmadı. Türkiye Cumhuriyeti artık buraya bir vali atasın. Siyasiler 10 bin TL maaş alıyor yetmiyor kendi maaşlarına artış yapıyor. Ben sigortamı bile yatıramıyorum. Soruyorum bir ilaç almam için başka birinin sigortasını kullanmam doğru mu? Ancak bunu yapmak zorunda bırakılıyoruz. Ben milletvekillerinin parti değişmesini doğru bulmuyorum. Buradaki düzen aynen ham ham şorolop şeklindedir.

Savaş Kaya (Mesarya):

Patriklerinden istifa edenleri hiçbir partinin kabul etmemesi gerekiyor. Her gün bir parti kurarak amaç halka hizmet olamaz. Bunu yapanlara karşı artık güvenimiz kalmadı.  Bir milletvekili aday olduğu partinin görüşüne göre seçilir ve o görüşte bitirmesi gerekir.

İdris Sönmez (Mesarya):

Parti değiştiren milletvekillerinin amacı halka hizmet değil, koltuk kavgasıdır. Diğer milletvekillerinin eleştirmiyorum. Sadece sürekli parti değişilmesi doğru değil. Bir milletvekili kazandığı partiden yoluna devam etmelidir. Aralarında sadece Menteş Gündüz’ü takdir ediyorum. Komisyon başkanı olduğunu söyledi ve onu için çalışması gerektiğini ifade ederek istifa etmedi.

Ekrem Nalcı (Mesarya):

Eğer istifa edeceksen sadece partinden değil ayni zaman da milletvekilliğinden de istifa edeceksin. Parti değişmek doğru değildir. Hatırladığım şimdiye kadar sadece Abbas Sınay milletvekilliğinden istifa etti.

İsmail Özer (Mesarya):

Şu anki hükümet halkı yansıtmıyor. İstifa eden milletvekillerine gelince kamuoyuna düzgün bir açıklama yapmalarını bekliyorum. Neden istifa ettiler ve gerçek istifa gerekçeleri nedir. Biz de onları bu doğrultu da değerlendirelim.

Mehmet Karapatlak (Mesarya):

Milletvekillerinin partilerinden istifa etmesini hoş karşılamıyoruz. Eğer istifa edeceklerse ayni zamanda milletvekilliğinden de istifa edecekler. Bir milletvekilinin 5 defa parti değişmesi normal değildir. Bu halkın güvenini sarsar. Biz bölgemizin milletvekili olan Ahmet Kaşif’e çok güvendik. Ancak defalarca parti değişti. Biz artık bir kere daha nasıl güvenelim.

Ahmet Ced (Gemikonağı):

Bir partiden istifa ederek başka partiye geçen milletvekillerini kınıyorum. Bir vatandaş bir milletvekiline oyu o partinin görüşlerini savunması ve halkın daha iyi bir şekilde yaşamını sürdürmesi için mücadele yapması için vermektedir. Benim oy verdiğim bir milletvekili seçildikten sonra partisinden istifa ederse ben ona oyumu helal etmem ve oyumu geri almak isterim. Vekil bir partiden aday olur ve seçilirse kendisine oy veren insanlara sadık kalmalı. Sadık kalmaz ve istifa ederse kendisine oy veren insanlara da ihanet etmiş olur. Son yıllarda partilerinden istifa etmeler moda oldu. At beygiri gibi bir partiden bir partiye koşmakta daldan dala konmaktadırlar. Menfaatleri olmadığından istifa ettiler ve bu istifaları ile hem partilerine hem kendilerine oy verenlere ihanet ettiler.

Mehmet Türkay Fotalı (Gemikonağı):

Benim şahsen siyasilere güvenim kalmamıştır. Milletvekili seçilenler vekilliği bir meslek olarak kabul ediyorlar. Bilhassa doktorlar vekilliği ikinci bir iş olarak kabul ediyorlar. Adamların doktorluk esas meslekleri vekilliği de ikinci bir iş olarak görürler. Geçtiğimiz gün DP’den üç vekil istifa etti. Bir tanesi de istifasını hazırda tutar. Bu vekiller bakanlıktan alınan vekiller ve bakanlık bekleyen vekillerdir. Yani kısaca menfaatleri doğrultusunda istifa ettiler. Halkın beklentileri doğrultusunda istifa etmediler. İstifası cebinde olan vekil ilk önce istifa etti diye duyuldu sonradan istifasını beklentiye aldı.

Nevin Ertarkan (Yedidalga):

Benim görüşüm bir partiden seçilen milletvekilinin partisinden istifa etmesi ve daha sonra başka partiye geçmesi yanlıştır. Halk o vekilleri kendi partilerinden vekil olarak seçerler, vekillerde o partiden görev süreleri dolana kadar kalmalıdırlar. B,ir partiden seçilen vekiller o partide görev süreleri dolana kadar devam etmelidirler. Partilerinden istifa eden vekiller, partilerinden istifa ederek başka bir partiye geçmemelidir. İstifa edip de bağımsız da kalmamalıdırlar, direk milletvekilliğinden istifa etmelidirler. Bir partiden seçilen vekil, partisinden istifa edip de başka bir partiye geçerse bunun adı menfaattir. Son olarak partilerinden istifa eden üç vekil ve istifası cebinde olan bir vekil bakanlıktan alınan bakanlar, bakanlık beklentisi olan vekillerdir.

Osman Zaimağa (Gemikoanağı):

Bence sorun milletvekillerinin partilerinden nasıl istifa edip başka bir partiye geçtikleri kültürüdür. 5-10 yıldan bugüne istifaları ele alırsak birçok şeyi eksik bırakmış oluruz. Meseleyi 1974’ten itibaren ele almalıyız. 1974’te oluşturulan bu yapı tamamen ganimet üzerine kurulunca, bu ganimet büyük haksızlıklara neden olduğundan ve başkalarının bıraktıkları üzerine hazır ve rahat bir rant ekonomisi oluşturuldu. Bu ekonominin insanlar üzerinde oluşturduğu bir kültür vardır. Milletvekilleri de bu kültürün neticesinde şekillenir. Bu yapı üzerine şekillenince doğal olarak da halkın sorunlarından uzak, gelecek kaygısı taşımayan insanlardan oluşmuştur. 1983’te bu insanların statükosunu daha da yukarılara çekerek 1974’ü yaratanlar KKTC denen devleti olgusunu yarattılar ve bu oyuncakla mevcut yoz kültürlerini daha da geliştirerek bu sonu olmayan rant ekonomisini ortaya çıkardılar ve halk dibe vurdu. Bizim seçtiğimizi zannettiğimiz, bizi idare ettiklerini zannettiğimiz insanlar da bizim gözlerimizin içine bakarak bu yapıdan kurtulmamak için büyük gayret sarf etmektedirler. Bu yapının da beslenmektedirler. Bu yapının da kendilerine bahşettiği olanakları kaybetme telaşı içerisinde yaptıkları hareketlerdir.

Tuncay Sarıyer (Lefke):

Bence bu istifalar sadece istifa eden milletvekillerinin suçu değildir. Çünkü vatandaşlarda ayni yapıdadırlar. UBP’den istediğini alamayanlar CTP’ye, CTP’den istediğini alamayanlar UBP’ye öbüründen alamayınca öbür partiye geçmektedirler. Toplumda bir kayar zemin üzerinde oradan oraya kaymaktadır. Vekiller de aynı şekilde bu kayar zemin üzerinde sağa sola kaymaktadırlar. Kısacası bunun adı menfaat ve çıkardır. Bence Meclis’ten bir yasa geçmeli ve partilerinden istifa eden milletvekillerinin o gün milletvekilliklerinin de sona ermesi için yasa çıkması gerekmektedir. Vekilliği düşen vekilin yerine de ayni partiden seçimde en çok oyu alan ve kazanamayan vekilin bu vekillerin yerine vekil olması için yasa çıkması gerekmektedir. Bakalım o zaman bu vekiller partilerinden istifa edebilirler mi? Partilerinden geçtiğimiz gün istifa eden bu vekillerin siyasi yaşantılarına baktığımız zaman bir partiden bir partiye geçtikleri açıkça görünmektedir. Bunu yaparlarken de kendi menfaatleri için bunu yapmaktadırlar.

Özgün Öykün (Lefke):

Lefke’de kalırım. Bu toplumun bir hastalığıdır. Bu istifalar maalesef sadece milletvekillerinde değil topluma has bir hastalık haline geldi. Her alanda maalesef erozyona uğramış bulunmaktayız. Bu bir erozyona uğramışlıktır. Etikle ilgisi yoktur bu işin. Toplum her geçen gün yozlaşmaktadır. Her safhada bu gibi şeyler yaşanır. Meclisin partilerden istifa etmeler hakkında bir karar alması da çözüm değildir. Bu bir eğitim meselesidir. Bu eğitim düzenlenmesi ve eğitimde reform düzenlenmezse bu işler devam edecektir. Eğitim konusunda karar alınması ve uygulanması gereklidir.

Ertan Yemişçioğlu (Lefkoşa):

Bu istifa davası hoş değil. Partinin yanlışlıkları var, diktatör gibi davranmaya çalışıyor. İlk başta hepsinde bakanlık varken her şey güzeldi bakanlıklar alındıktan sonra neden böyle oldu? Bu hükümetin de ömrü bitti. Seçimi bu kadar sık yaşamak hiçbir millet istemez ancak gerekirse olacak. Vekiller Meclis’te kavga edeceklerine çarşıya çıkıp esnafın yüzüne baksın. 10 yıl birden geriye gittik ve eski günleri arıyoruz. 40 yıldır aynı hikâye ancak bir gerçek var ki halk gözünü artık açmalı.

Faruk Avcı (Lefkoşa):

İstifalar bana göre olumlu oldu. Bu hükümetinde böyle gitmeyeceği belliydi başından. Nüfus yok, yatırımlarımız yaptık dükkânlarımız bomboş. Eşim KTHY mağdur aldığımız maaş yetersiz. Vekillerin istifaları yerinde bir davranış oldu.

Ali Karataş (Lefkoşa):

Esnaf olarak hükümetten memnun değildik, yapılan istifaları sadece vekiller değil hükümette yapmalı. Hükümetin derhal istifa etmesini istiyorum geç kalınmış bir durumdu bu yüzden hiç şaşırmadım.

Hüseyin Açıkel (Lefkoşa):

KKTC’de hükümet diye bir şey yok birde vekillerin yersiz istifaları. Halk artık bunaldı, kimin ne yaptığı belli değil. Bakanlıkları elinden alınıncaya kadar her şey güzeldi şimdi kötü olan nedir vatandaşa açıklamaları gerekmektedir. 

Hüseyin Manioğlu (Lefkoşa):

Milletvekillerinin istifalarını bu şekilde çok şık bulmadım. Bakanlıkları alınmış olmasaydı yine aynı davranışta bulunacaklarımıydı düşünülür. Eğer parti içinde bir uyumsuzluk varsaydı neden daha önce görülmedi? Siyasetimiz öyle bir noktada ki, vatandaş artık nefretle bakıyor.

Teyfik Göztaşı (Lefkoşa):

İstifa etmelerini çok saçma buldum. Partide geçmişte bir huzursuzluk varsaydı neden daha önce bu istifalar gerçekleşmedi ve şimdi açıklandı. Siyaset namına ülkede hiçbir şey yok, mide bulandırıcı bir duruma geldiler.

Ahmet Kahveci (Lefkoşa):

Ben bunlara oy bile vermek istemiyorum artık çünkü hiçbir şey yakışmaz. Yapıları icraatları her şeyleri bozuk söz söylemek dahi istemiyorum. Bunlara oy verenleri de bu saatten sonra kınıyorum.

Ayer Özsağıroğlu (Lefkoşa):

İstifa eden vekiller akanlıkları ellerinden gittiği için istifa etti. Daha önce akılları neredeydi? Beklediler o zaman her şey güzeldi bakanlıklar gidince her şey bozuldu ve istifa yoluna başvurdular. Halkta çok büyük suç var biz gidip başımıza seçiyoruz halka hizmet edeceklerine kendi menfaatlerini düşünürler.

Yelda Türksever (Lefkoşa):

İnsanlar o partide olduğu için şahsa oy veriyorlar, parti değiştirmeye kimse sıcak bakmaz, parti değiştirmek şahsın güvenilirliğini kaybetmesine neden oluyor, benim kendi partim bir aday çıkartıyor ben o şahsa oy veriyorum onu kazandırıyorum şahıs parti değiştiriyor e nereye gitti benim verdiğim oylar?..

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.