1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Bu işkence artık bitsin!
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Bu işkence artık bitsin!

A+A-

İçerdeki dertler o kadar çok ki, dışarıdakileri ya görmüyoruz, ya da görmemezlikten geliyoruz.

Hani şu geçenlerde yazdığımız askerlik yüzünden ülkesine gelemeyen binlerce insanımızın meselesi…

Küçük bir yorum bile dışarıda yaşayıp ülkesine gelemeyen insanımızı hareketlendirmeyi başarabiliyor.

Tabi ki sorunu onlar yaşıyor ama çözmesi gereken bizim devletimiz kılını kıpırdatmıyor.

İşte aşağıda o günkü yazımızdan sonra bize gelen sayısız mesaj ve mailden sadece bir kısmını yayınlıyoruz aşağıda. Onlara söz verdik, bu işin takipçisi olacağız ve her fırsatta onlara tercüman olmaya çalışacağız;

“Sevgili Levent Özadam,

Kalemine Yüreğine sağlık askerlik konusunda yaşamakta olduğumuz en büyük derdimize tercüman oldun.
Benim oğlum şu anda 36 yaşında ve evli, çoluk çocuk sahibi,  tam 8 seneden beri yaşından dolayı erteleme işlemini yapamadığından  memlekete gelemiyor, eşim uzun süre hasta yattı ve geçen ocak ayında vefat etti maalesef biricik oğlumuz cenazeye gelemedi, annesi de ona hasret gitti.
Erteleyememe sebebi ise, maalesef Türkiye’de tahsili sırasında bir öğretim üyesiyle ters düşmesi okulunu tamamlamasına engel oldu, dolayısıyla tahsilini yurt dışında (İrlanda’da) tamamlamak zorunda kaldı, tabii bu meyanda yaşı 29’u geçtiği için erteleme imkanı olmadı ve bütün çabalarımıza rağmen aldığımız tek cevap, ‘af çıkmadan bir şey yapamayız’ oldu..

Gerek bedelli gerekse kısa süreli ziyaret imkanına razıyız. İnşallah çabalarınız bir sonuç verir ve evladımıza kavuşuruz. Saygılarımla.”
(Zihni HALİLHAN – Lefkoşa)

“Kuzey Kıbrıs'taki bedelli askerliği Kıbrıs'ta doğmayanlar için çok saçma olduğuna inanlardanım. Ben 63 yaşındayım, 15 yaşında 48 yıl evvel Londra'ya göç ettim ve adadan ayrıldığımda Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşıydım. Dünyada olmayan bir yasayla beni, oğlumu [annesi İtalyan] ve torunumu [annesi İrlandalı]  KKTC vatandaşı yaptılar. Oğlum Londra’da doğdu, torunum Londra’da doğdu ve ben sorarım doğmadıkları bir ülkenin yarım asra yakin orda yaşamayanları nasıl zorla vatandaş yapılır? Askerlik ve bedelli askerlik istenebilir bizim gibilerden. Eğer Kıbrıs'a yerleşirsek tamam ama senin vatandaşın olmayan, orda doğmayan ve benim gibi 48 yıldan beri Kıbrıs'ta yaşamayanları ne hakla askere almak isterler? Yabancılar gelip orda keyif çatacaklar, yaşayacaklar ki bu onların en doğal hakkıdır ama benim gibilerin, orda doğmayanların önünde bu askerlik engeli olacak. Lütfen bana bunu açıklar mısınız? Teşekkürler…”

(Osman ALİOSMAN- Londra)

“Bu ülke topraklarında doğan ve küçük yaşta yurt dışına giden, ya da başka ülkelerde doğan Kıbrıslı Türkler kendi ülkelerine sırf askerlik sorunu nedeniyle gelemiyor!

Ne kadar doğru bir laf? Ben hem TC hem KKTC vatandaşıyım ama sırf askerlik yüzünden vatanıma giremiyorum 2 yıldır. Bitsin bu işkence lütfen..”

(Recep DEMİREL-İstanbul)

“Yurt dışı derken Türkiye’yi kapsamayan bir durum saçmalık olur. Hem TC hem KKTC vatandaşı olup Türkiye’de yaşayan binlerce insan var ve sırf bu askerlik meselesi yüzünden KKTC’ye giremeyen. Türkiye’de ki gibi 30 yaşa nerede olduğuna bakmaksızın herkese bedelli çıkmalı...

Levent bey bu konuyu lütfen gündemden düşürmeyin takipçisi olun binlerce TC-KKTC vatandaşı olup mağdur insanın sesi olun. Saygılar…”

(Levent YENİ-İzmir)

“Abi ben ve 25 genç İngiltere’ye iltica ettik ve yoklama kaçağı, firar durumuna düşen Kuzey Kıbrıs'ta doğan TC kökenli KKTC yurttaşlarıyız.

Ailelerimizi, KKTC'de yaşayan akrabalarımızı ziyaret etmek istiyoruz ama askere göre kaçağız. Yardım edin bize lütfen. Yerleştirildiğimiz köyün ismini yazmak isterim ama askerden korkuyoruz, akrabalarımıza bir şey olmasın. İmdat…”

(Yalçın ve 25 Alevi genç- Londra)

“Ellerinize sağlık teşekkürler. Levent bey, yazınızdan ötürü bu konunun peşini bırakmamanızı temenni ediyoruz, binlerce insan bu konudan dolayı mağdur durumda, 30 yaşından sonra adamı askere alsan ne kadar yararlanabilirsin ki?

Türkiye’de dahi bedelli çıkmışken neden bizde çıkmasın..”

(Ahmet BARAN-Bolu)

“Binlerce insanı mağdur eden hükümetleri anlamakta zorlanıyorum. Artık bu meselenin kesin olarak çözülmesi lazım, insanlar yurtlarına girebilmeli, özgürce, istediği zaman Türkiye de dahi bedelli çıkarken bizim siyasiler uyuyor mu?”

(Hıdır BOZKURT- Birmingham)

“Levent bey, ellerinize sağlık, bu konunun bir an önce çözüme kavuşması lazım artık insanlar vatanına rahatlıkla girebilmeli”

(Ceyhun SARI-SYDNEY)

“Bu konuyu lütfen es geçmeyin. TC-KKTC uyruklu insanlar var ama askerlik nedeniyle vatanlarına giremiyorlar. Herkese af çıkmalı, herkese bedelli olmalı..”

(Hatip BAYRAK-Kırşehir)

“Yüreğinize sağlık ellerinizden öperim Levent abi ama bu konunun peşini lütfen bırakmayın binlerce insan bu konuda mağdur desteklerinizi bekliyoruz..”

(Yasin AVCI-New York)

“Yüreğinize sağlık, artık bu işkencenin bitmesi lazım bu konunun acilen görüşülmesi gerekir.”

(Hakan ÇAM-Londra)

“Levent abi elinize kaleminize sağlık. Çok önemli bir konuyu gündeme getirdiniz. Ben yıllardan beridir yurt dışında yaşıyorum. Yazın annem vefat etti ve cenazesine gelemedim. Lütfen konunun peşini bırakmayın. Ayrıca biz askeri makamların da bu yasaya sıcak baktığını biliyoruz. Ama siyasetçiler her şeyin önünde engel teşkil ediyorlar. Yeni yasa geçerse inanın binlerce kişi ülkesine gelecek tatil yapacak yatırım yapacak. Saygılarımla..”

(Cenk-Londra)

“Lütfen konunun peşini bırakmayın. Ayrıca biz askeri makamların da bu yasaya ılımlı baktığı kesin bu konunun çözüme kavuşması lazım..”

(Mehmet CANSU-İstanbul)

“Sen hem KKTC hem TC vatandaşıyım, fakat bu askerlik meselesi yüzünden ülkeme giriş yapamıyorum bu konuda desteklerinizi bekliyorum..”

(Cezmi ERSOY-İstanbul)

 

gunun-foto_raf_.20111206002125.jpg

 

MESAJ KUTUSU

Sayın İrsen KÜÇÜK, sayım günü önce Gönyeli’de, sonra Göçmenköy’de Konti’nin evinde, daha sonra da Fota’da mangal başında görülmüşsünüz. Yani bu yaşta bu kadar yemeğe katılıp hala incecik kalmanın sırlarını mutlaka açıklamak durumundasınız.

Sayın Şerife ÜNVERDİ, bazı örgüt temsilcileri ile çok daha fazla içli dışlı olup onların dertlerini dinlemeniz öneriliyor. Bir çoğu randevu alamamaktan şikayetçi olmaya başladılar. Özellikle Hataylılar ve Adanalılar sitem ediyor bilesiniz.

Sayın Kemal Deniz DANA, sayım günü en başarılı ve en sorunsuz kaymakamlık sizinki oldu.Beklenenden daha iyi bir çalışma sergilediniz ve özellikle işin başında durmanız gözlerden kaçmadı.

Sayın Mehmet ÇANGAR, çok yakın dostlarınız sizi uyarıyor mu bilmiyoruz ama bize artık telefonlar gelmeye başladı. Özellikle bazı gece kulübü sahibi dostlarınızla olan yakınlığınız başınızı ağrıtabilir. Söylemedi demeyin olur mu?

Sayın Turgay AVCI, hükümete girme konusunda artık son dönemece giriyorsunuz. Bütçe görüşmeleri tamamlandıktan sonra size bir bakanlık verilecek ve kabul ettiniz ettiniz, eğer etmezseniz bu işe noktayı koyacaklar. Siz anlamışsınızdır değil mi?

Sayın Kemal DÜRÜST, üç bakan ile birlikte topun ucuna yerleştirildiniz. Yeni yıldan hemen sonra başbakan fitili ateşleyecek ve artık menziliniz nereye kadar sizi götürür bilemeyiz. Benimle bir iddiaya girmeye var mısınız?

Sayın Sunat ATUN, geçen haftaya UBP’ye 61 kişinin katılımın yapıldığı rozet takma etkinliğine davet almadığınız bu konuda epey üzüldüğünüzü öğrendik. Hem de etkinlik evinizin 50 metre ötesinde yapılınca zorunuza gitmese şaşardık doğrusu.

Sayın Ahmet BAĞZIBAĞLI, Angolem’den sepetler dolusu zeytin getirttiğiniz ve çok özel birine hediye verdiğinizi duyduk. Çok yakında beklediğiniz randevu gerçekleşecek, bu konuda UBP’li bazı kurmaylara yatın kalkın dua edin. Sizin için canlarını dişlerine takıyorlar.

Sayın Erol ÖNEY, 17 Haziran tarihli Güneş gazetesini ben dahil bütün okuyucuya dünkü sayı diye yutturdunuz ya helal olsun size. Biz de kendimizi uyanık geçinir sanırdık. Kıbrıs Türk basın tarihinde bir ilki yaşattınız bize tebrik ederiz.

Sayın Mete BOYACI, UKÜ’ye yakın vakıf arazisine hala teklif vermediğinizi öğrendik. Yoksa bu arazinin size beleşe verilmesini mi bekliyordunuz. Biraz pamuk elleri cebe sokmakta yarar var, aksi çeşitli şaibelere neden olabilir.

Sayın Salih FAHLİOĞULLARI, mesajınızı aldım, sizin de sayılamayan vatandaşlar arasında olduğunuzu öğrenince üzüldüm doğrusu. Ha keşke kapınıza kadar gelen sayım memurunu bir süreliğine rehin alıp saymadan bırakmasaydınız. Nasıl bir iş biz de anlamadık doğrusu.

Sayın Cemal BULUTOĞLULARI, sayımdan bir gün önce bir markette ne varsa eve götürdüğünüz gözlemlenmiş. Yaptığınız alışverişi görenler ülkeye kıtlık geleceğini sanmışlar. Bari hepsini bir günde tüketebildiniz mi?

Sayın Aytuğ TÜRKKAN, sayım nedeniyle görev yaptığınız her sokakta mangal başında görülmüşsünüz. Sonra bana gelip de nasıl zayıflayacağım diye ırın kırın etme olur mu? Allah gözünüzü doyursun ne diyelim?

Sayın Turgay KONTİ, Pazar günü 4.5 litrelik dev bir viski şişesinin dibini bulduğunuzu söylüyorlar. Hadi bunun 2 kadehini başbakan içti, peki geriye kalanı kiminle paylaştınız merak konusu olmuş.

Sayın Kadri FELLAHOĞLU, her ne kadar cenazeye katılım konusunda Zorlu beye yaklaşamazsınız ama kendi partileriniz arasında liste başı olduğunuzu biliyor muydunuz? Kötü gün dostu olmanız özellikle Mesarya köylerinde taktirle izleniyor.

Sayın Ergun SERDAROĞLU, 8 vekil ile birlikte bütçeye onay vermeyecekler arasında olduğunuz duyumları almaya başladık. Bütçenin onaylanacağı gün tesadüfi olarak 8 vekilin hastalanıp yataklara düşeceği söyleniyor.

Sayın Ali ÜSTEL, iki arkadaşınızla birlikte bir turizm şirketi kurduğunuz yönünde telefonlar almaya başladık. Niçin bize şikayet ediyorlar anlayamadık. Sizin başınız kel olmadığına göre helali hoş olsun.

Sayın Tuygun TÖRE, Düğün Hazırlığı Fuarı’nda profesyonel mankenlere taş çıkartırcasına göz kamaştırmışsınız. Benim asıl merak ettiğimiz sizde böyle yakışıklılık olduğu müddetçe nasıl oluyor da kızlar sizi kapıp dağa çıkartmıyor. Siz yine de dikkat edin.

Sayın Erkut YILMABAŞAR, Karpaz’da köy ziyaretlerine yetişebilmek için 8 silindirli bir uçak aradığınızı duyduk. Bizim oradaki Lazlara baş vurun muhakkak size uygun bir şeyler ayarlayacaklardır.

  

Günün Fıkrası : Cennet 

Bir Fransız, bir Alman ve bir Türk müzede "Adem ve Havva Cennet Bahçesinde"
tablosuna bakıyorlarmış:
Alman, "Bedenlerinin kusursuzluğuna bakar mısınız? Adem ile Havva mutlaka Alman
olmalı." demiş. Fransız, Alman'a karşı çıkmış:
"Havva ne kadar güzel, Adem ne kadar yakışıklı. Bu denli çekici olduklarına
göre, hiç kuşkusuz Fransız olmalılar."
Türk, tabloyu uzun uzun izledikten sonra kararını vermiş:
"Bunlar kesin Türk'tür.

Üstte yok, başta yok, elmadan başka yiyecek yok, ama salaklar hâlâ kendilerini cennette sanıyorlar."

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.