1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Bu meclis çalışmıyor...
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Bu meclis çalışmıyor...

A+A-

Bizim meclisin çalışmamasını, herkes eleştirir… Ama neden ve niçin çalışamadığını sorgulamak, çok az kişinin aklına gelir.

Öncelikle anayasamızda yasanın nasıl yapılacağı tarif edilirken, hükümetin getirdiklerine öneri, milletvekillerinin getirdiklerine “tasarı” denilir. Elbette ki öncelik önerilerdedir! Bu yetmez bir de hükümet her getirdiği yasaya “öncelik” alır… Bu durumda muhalefet partisinin veya sade bir milletvekilinin yazıp önereceği bir “tasarı”, listenin en dibine konulur ve dönem bitene kadar, görüşülemez! Kadük olur… Bunu bile bile yasa yazmaya kalkan milletvekili, ya akıldan yoksundur; veya şov yapmaktadır! Görevi yasa yapmak olan bir organın üyesinin fiili görevi, anayasa ile ya hükümetin getirdiklerini onaylamak, veya reddetmekten ibaret bir hale getirilmiştir.

Yetti mi? Hayır! Meclis İç Tüzüğü de bunun üstüne tuz biber eker… Öneri yapamıyorsan, kalk getirileni eleştir ya da ekler öner, değil mi? Hayır… İç tüzüğe göre, yasalar komitede görüşülürken, her milletvekili gidip bunu yapabilir ama hangi gün, hangi komitede, hangi yasa önerisinin görüşüleceğini, size kimse bildirmez! Zaten aynı gün kendi görevli olduğunuz komitenin de toplantısı varsa, isteseniz de gidemezsiniz! Komitede olmadı, genel kurulda yap bu görevi, değil mi? O da olmaz! Bırakın bakanın ve komite başkanının istediği kadar konuşmasına karşılık, sizin yasal hakkınızın çok sınırlı olmasını; kalkıp öneri yaptığınız anda hem komite üyeleri “gıcık” olurlar ve hem de karşı tarafın sıralarından, “ Bu arkadaş komite üyesi değil” diye itirazlar başlar! Bu da tüzükte yazılı değil ama adet olmuş! Benim başıma geldi… YÖDAK Yasası görüşülürken yaptığım itiraz ve önerinin tutanaklarını alıp okuyun, kimilerin yukarıdaki lâfları attığını, görürsünüz.

Napacaksın? Yerine oturacaksın ve kendi partinin her önerisine “evet”, karşı partinin her önerisine de “hayır” diyeceksin… Kaldır parmağı, indir parmağı… Çok iyi bildiğin bir konuda, düzeltme bile yapmaya kalksan, “disiplin” elden gider…

Bizde yasaları milletvekilleri değil, memurlar yazar; haberiniz olsun… Onun için de aday olmak için yasa yapmak konusunda herhangi bir bilgi ve beceri, ne gerekir ne de aranır…

Gelelim, meclisin Yasama’dan sonraki, ikinci görevine: Denetim…

Yahu, zaten Yürütme; meclis çoğunluk grubunun elinde… Kim neyi denetleyecek? Nasıl denetleyecek? Dünyanın en büyük yolsuzluğu, en aşikâr biçimde yapılsa, mecliste onu tespit etmenin yolu var mı? Yürütmenin başındaki kişi, meclis çoğunluk grubunun da başkanı! Kendi yönettiği hükümetin, kendi atadığı ve hukuksal sorumluluğunu da taşıdığı bir bakanının yolsuzluğunu; kendi yönettiği meclis çoğunluk grubunun kabul etmesine ve dolayısıyla kendisini de hukuksal sorumluluk altına sokmasına, nasıl izin verecek? O kadar akıl fukarası olsa, o makamda olmazdı!

Meclis çalışmıyor!

E, çalışmıyor… Çalışmasın diye kurulmuş, çalışmıyor…

Çalışsın diye ne yaptınız? Ne söylediniz? Ne önerdiniz? Güneş de hergün doğudan doğar, batıdan batar… Bunu temcit pilavı gibi söylemek, bilim yapmaksa eğer; “çalışmıyor” demek de siyaset yapmaktır!

Seçime bir yıl kaldı… Anayasa, Meclis İç Tüzüğü, Siyasi Partiler Yasası ve Seçim ve Halkoylaması Yasası düzeltilmeden, seçim yapmanın bir anlamı yoktur bu ülkede, haberiniz olsun… Gelen de bir iş yapamaz…

İşin bir de siyasi yanı var ki onu da daha sonra yazarım…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.