1. YAZARLAR

  2. Eşref Çetinel

  3. "Bu memleket bizimse" ispatı nerede?
Eşref Çetinel

Eşref Çetinel

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

"Bu memleket bizimse" ispatı nerede?

A+A-

Meclis’e uyuz eşekle giden Albayrak’tan bu yana eylemlerin yaratıcılığına da rengine de kıran girdiydi. Son zamanlarda bayağı ilerleme oldu,   iyi de oldu. Eylemler yeknesaklıktan kurtarıldı.

Mesela Kadınlar “artık pişirecek aş’ı bile alacak paralarının kalmadığını haykırmak”  için boş tencerelerle,    kimileri de “kefen parası  kalmadı”  sloganları ile katılıyorlar eylemlere! 

Tabi eylem yapacakları yerlere arabaları ile gidiyorlar!   Malum memlekette açlık,  yokluk,  parasızlık çok büyük,  çok!

*****

EĞER ANNAN PLANI KABUL EDİLSEYDİ

Bugün Kuzey’de  sahip olduğumuz topraklar,  adanın 9 bin 251.51 kilometre karelik  yüzölçümünün  yüzde 35’dir.  Eğer Annan planına çok akıllı Rum  “evet” deseydi bu oran yüzde 24.9’a düşecekti. Rum’un  adadaki toprakları da yüzde 72.3  oranına yükselecekti. 

En büyük kaybımız Rumlar’a terkedeceğimiz  “Güzelyurt” olacaktı. Ki bu durumda su kaynaklarımızın yüzde 75.6’sını kaybetmiş olacaktık. Mesela patates üretiminin de yüzde 75’i kayıplar hanesine geçerken narenciye yüzde 67 oranında elimizden kayacak,  hububat üretimi yüzde 70 azalacaktı…

TEHLİKE GEÇMEDİ:  Eğer deniyorsa ki  “bunlara karşılık “en büyük kazancımız AB’ye üyeliğimiz olacaktı,”  amenna diyoruz  ama ekliyoruz:  “Siz Rum’u tanımıyorsunuz.  Kuzey’i bir kez delip  seksen bin nüfusu ile içimize çöreklendi miydi kısa sürede ekonomisini  Cambulat’ın kelle doğrayan “Çark’ı feleği”  gibi çalıştırarak  hem anamızı hem de babamızı belleyecekti!

Kıbrıs Türk insanına da sadece   “AB yollarına düşüp göç etmek kalacaktı.” 

Bunları niçin yazdık.  Anlatalım:

*****

KATILACAKLARINA KIZIYORLAR

Bir süre önce bazı iş çevreleri KTTO’nın organizasyonu ve  iki uçak dolusu insanla Brüksel’e taşınmış,  “hayalet”  giysileriyle  “ambargoları”  protesto etmiş,  yıllardır Türk halkına reva görülen haksızlığı ve insanlık dışı muameleyi slogan ve pankartlarla yansıtmıştı…

Yıllardır “Bu memleket Bizimdir” diyerek KKTC’nin koçanını aidiyetlerine çıkartan  bir grup açıkgöz Sendikacı   (yazık ki Öğretmenler,  Kamu,   Tıp-İş,  Koop-Sen gibi  sendikalardır bunlar)   olayı protesto ederek ve de fırsat bu fırsattır diyerek yine Türkiye’ye saldırarak,  “Devletin uçak ve paraları ile nasıl olur da Brüksellere gidilir”  diyerek hesap sordular? 

HAYRET ETMEDİK.  Kızmadık,  kınamadık da… Sadece ömrümüzün büyük kısmı hitama erip  geriye  ne kadarının kaldığını bilemediğimiz süreçte,  kara kara düşündük.

“İnsanlar kendi yurtlarına  böyle mi sahip çıkarlar?”   Ki bugünlerde yaşanan ve gitgide azgınlaşan bu olaylar Annan  planı referandum dönemlerini anımsatıyor…  Bugün belki ortada bir referandum yoktur ama  “referandumsuz bir siyasi irade oluşturma çabaları vardır.”   Bu çabanın içeriği şudur:

“Kuzey Kıbrıs’ı yüceltecek,  ambargolardan kurtaracak,  dünyaya açacak ve Türkiye’nin yardımları ile kalkındıracak ne kadar olumlu hareket ve eylem varsa hepsine karşı çıkıp,  sonuçsuz bırakmak!”                                  

Halkı, karaladıkları Devlet ve  ‘defolsun gitsin’  dedikleri Türkiye odaklı hedeflerde,  işte o yukarıda  ‘eğer kabul edilseydi,  bunlar olacaktı’  dediğimiz Annan planı çözümüne  alıştırıp motive etmek için uğraşıyorlar.  Ki  “Güzelyurt’u verin gitsin”  de diyorlar,  “tek vatan,  tek Devlet,  Kıbrıslılık”  da diyorlar…

BAŞARIRLAR MI:   Öyle aynalara bakıp da   kendimizi   olduğumuzdan gayrı görenlerden değiliz.  Hatta ateş olsak kendimizi bile yakamayız!  Fakat affedersiniz, bazan ne derim bilir misiniz?  

“Cehenneme de başarırlarsa!”  

Hani bu  memleket onlardan çok daha fazlası ile bizimdir ya..  Bizimdir de söyleyin:  Ne yapıyoruz?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.