1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Bu ne biçim bir devlet?
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Bu ne biçim bir devlet?

A+A-

Akdeniz köyündeyiz… Eski adı Ayrini… Agia Erini…
   Ne güzel bir köy… Ne güzel bir deniz… Ne güzel insanlar…
   Yıllar önce köyün suyu tuzlandı.
   Ve iyi niyetle, birileri gelip köye tuzlu suyu arıtma projesi kurdu.
   Helal olsun, bravo!
   Ama arıtma tesisinden köye gelen su, hiç bir dönemde “su” olmadı.
   Ya çamur; ya pas, ya da “bilinmeyen” oldu. (Haklı mazeret çok tabi ki)
   Köylü hastalandı.
   Saçı döküldü.
   Vücudu kızardı.
   İshal oldu.
   Öksürdü…
   Hayvanı öldü… 
   Keçisi doğuramadı.
   Parası bitti…
   Damacanayla su satın aldı; o suyla yıkadı çamaşırını bile… 
   Devleti aradı.
   Dört köyün muhtarı toplandı, devletin laboratuarına çeşmeden aldıkları suyu gönderdi.
   Devlet sahip çıkmadı. Laboratuarı yönetenler kabul etmedi suyu… “Ben devletim, yasalar var, ona göre tahlil yaparım” dedi! Onlarda mazeretin Allah’ı var eminim! Arayacaklar şimdi, “Serhat Bey, şöyleydi, böyleydi, şuydu, buydu…”
   Hadi oradan!
   Belediye nerede? O hiç yok!
   Belediyenin başkanı, devletin hükümetinin partisinin genel sekreteri.
   Kurultay hesapları peşinde! Kurultaydan sorumlu “charter certified accountant” gibi bir şey! Akdeniz’i unuttu!
   Delege var mı o köyde delege? Siz bu soruyu yanıtlayın!
   Sordum muhtara…
   “Kaç UBP delegesi var köyde?”…
   “Dört” dedi…
   Peeeee; preh preh preh; sadece dört mü? Dedemin hayatla dalga geçen gülüşü geldi birden aklıma! 
   Çözmezler sizin sorunu… Dört! Çok az!
   Gelip bakmazlar bile sizin suyunuza… İlgilenmezler… 
   Onların şimdi tek derdi kurultay. İkinci tur…
   Akdenizli zehirlenmiş; çocuğu hastalanmış, ishal olmuş; hatta ölmüş mü?
   Kimin umurunda!
   Derken; kahvehanenin kapısından bir köylü girdi içeri ve haykırdı!
   “Gahbe goltug! Ne dadlısın sen!”…
   Sonra bir köylü daha girdi kahvehaneden içeri…
   Konu değişti…
   “… Benim çocuğu işe almadılar” dedi…
    50 tavşanı gitmiş üstelik; rüşvet!
   “Boğazlarında galsın” dedi öteki.
   İnsanların evlerinde, çeşmelerden zehir akıyor.
   Hasta oluyor insanlar…
   Risk çok yüksek.
   Tehlikeli…
   Devlet yok!
   Devlet nerede?
   Kurultaya kaçtı!
   Kurultay nerede?
   Şeytan aldı götürdü; daha tarih bulacaklar…  Ne biçim bir devlet bu devlet Allah aşkına?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.