1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Bu ne biçim memleket?
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Bu ne biçim memleket?

A+A-

Kaç zamandır yazayım diye kurulurum… Ve hatta arabaya bir kamera koyup, belgeleyeyim…

Her sabah Girne'ye gider, akşam Lefkoşa'ya dönerim... Bu sürüş tarzı ile tesadüfen yaşarık... Yukardan aşağı doğru, yolu babalarının kendilerine keyif yapsınlar diye yaptığını zannedenleri yazayım mı? Örneğin, minibüs gördün kaç! Taksi gördün savul... Üstü yazılı araba gördün, kaybol... Seninkinden daha pahalı araba gördün, yok ol! Seni geçmezlerse, namuslarına dokunur... Çok daha derin bir toplumsal travmanın esiriyiz... Şimdi bu karşıya geçip, zavallı kadını öldüren herif, kaza mı yaptı?

Örneğin Girne’den gelir, Atatürk Spor Kompleksi önündeki kırmızı ışıkta durursunuz… Yanda bir şerit daha var, sola dönecekler için… Her önüne gelen geri zekâlı, oraya dalar… İlerde, kuyrukta bekleyenlerin önüne geçer, defolur gider… Herkes böyle yapsa ne olacak? Yüz metre ötede de polis kamerayı koymuş, tuzak kurmuş… Yahu ışıklara gelsen, şerit ihlâlinden zaten maaşı çıkaracaksın… Ya da Göçmenköy’den, ALPET’in ordaki kavşakta çıkıp, sola dönmeyi deneyin… Yol tıkalı! Sürüsüne bereket sayısız geri zekâlı, doğru karşıya gideceği halde, sol şeridi tıkamış… Bu bir defa karşılaştığınız bir durum da değil! Her gün, her sabah… O kavşağa her girdiğinizde…

Bir de en dış şeritten kaptırıp gelenler var… Ha bire de ışık yakıp söndürmekte… Hışım gibi… “Önüme çıkmayın, tepelerim” demekte resmen… Ve üstelik, sürat tahdidini de katlamış… Be insanlar, yol hakkı en hızlı gelenin midir? Yoksa sinyal yaktığınızda, “Halt” mu demektir? O şeride geçeceğim arkadaş! İstediğin kadar sinyal yak, geçemezsin… İdiotun birine çarpmayı göze alacak, yürek lâzım… Gönyeli Çemberi’nden Güzelyurt’a dönünce, soldaki ilk sokakta oturdum uzun süre… Her akşam eve giderken, Lefkoşa’dan gelen şerittekiler beni ille Gönyeli’ye ya da Güzelyurt’a gitmeye zorladı! “Sola mı döneceksin? Bu da nerden çıktı? Hazır kaptırdım… Dur ben geçeyim da sonra!” Arkasından gelen de aynı… Onun arkasındaki de… Arkadaş, sinyal veriyorum… “Ver, bana ne? Önümü kesecen?” E a geri zekâlı, sinyalin anlamı zaten odur… Tabii kesecem… Ahmak! Eve sizden izin mi alıp da gideceğiz? Bir defasında bir tanesi, çok kızdı, el kol işareti yaparak küfür de etti…” İn ulan aşağı” deyince de bastı gitti… Herhalde “Bu adam moderen değil hiç!” demiştir kendi kendine… Anasına sövünce insan dövmeye kalkıyor… Ne ayıp? Bir de çıkar ona buna akıl verir, televizyonlarda! Anasına bile sövemen!Arabası benimkinden pahalı idi ama her halde pabuç daha pahalı geldi…

Arabanın “milimetro”sunda kaç yazıyorsa, hepsini basmadığı takdirde, anasının namusuna lâf geleceğini zannedenleri de Allah’a havale etmek mi lâzım? “Yollar yetersiz!” Yok yahu? O arabayı alana kadar kaç kuruş gelir vergisi verdin de Amerika’nın High Way’ini istiyorsun?

Normal bir ülkede, trafiği düzenlemekle görevli otorite, sağa sola tuzak kuracağına bu gibi ihlâlleri önler! İnsanları ihkakı hak aramak zorunda bırakmaz… Kendi hakkınızı kendi gücünüzle elde etmek zorunda kalmazsınız…

Bu ne biçim memleket yahu?

İşe bakın… Herif basmış, karşı şeride geçip, günahsız iki çocuğu anasız bırakmış! Vay o Mersedes’in dingili…

Ferrari her parayı bastırana, araba satmaz… Bin berekât versin bizde “Çangar bizi seviyor”! Yoksa ne olurdu halimiz?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.