1. YAZARLAR

  2. Fatih Akın

  3. Bu soruları cevaplamak cesaret ister
Fatih Akın

Fatih Akın

Empatik Bakış
Yazarın Tüm Yazıları >

Bu soruları cevaplamak cesaret ister

A+A-

Akan kan ve şehitlerimizin sayısındaki artış, kamuoyunda yükselen tansiyon, sokaklara Türk bayraklarıyla dökülen vatandaşlar, 1 Eylül itibariyle özerkliği bütün dünyaya resmi
şekilde ilan etmeye hazırlanan bir BDP.

Bunun yanı sıra Arap dünyasındaki bitmek bilmeyen bahar havası Ortadoğu'yu da öyle bir ısıttı ki, Beşer Esed'li Suriye ve İran hop oturup hop kalkıyor.

Komşularıyla sıfır sorun politikasıyla dış politikaya yön veren Türkiye, batıya sırtını dönmekle eleştirilirken yeniden doğu mu batı mı tercihi arasında sıkıştırılıp duruyor.
Bir yandan ABD ile pazarlıklar sürerken diğer taraftan komşu ülkeler Suriye ve İran'la ipler iyice geriliyor.

Dünyanın jandarma devleti ABD, sınır ötesi operasyonlarla dünyaya barışı getirirken (!) Ortadoğu'da yarattığı yeni dengeyle bölgenin suyunu ısıtmaya devam ediyor.

Demokrasi adına müdahaleleri bir bir kaosa dönüşüyor. Bölge her geçen gün içinden çıkılmaz bir hal alıyor.

PKK terör örgütünün kamplarının da bulunduğu Suriye ve İran, Türkiye'de akan kanlara göz yumarken her geçen gün vatandaşımızın sabrını biraz daha taşıyor.

Yeni anayasa, demokratik özerlik tartışmaları sürerken terör yine aldı başını gitti.
Şer odakları yine pusuda, hain kurşunu sinsice can almaya devam ediyor.
Analar yine ağlıyor. Her bir karışı şehit kanıyla sulanmış olan Anadolu toprakları, dökülen kardeş kanı yüzünden hiç kurumayacağa benziyor.

Aynı zamanda İran'a karşı olası bir müdaheleye karşı çıkan Rusya ve Çin Türkiye üzerindeki baskılarını artırırken, İsrail ve Yahudi lobisi ABD desteğiyle İran'a bir müdahale için geri sayım yapıyor.

Türkiyesiz bir müdahalenin başarısız olacağını bilen ABD ve İsrail, artarak devam eden bu terör olaylarıyla da Türkiye'yi komşularıyla silahlı bir mücadelenin içine sokmak istiyor.

Mayınlar artık neredeyse ilçe merkezlerine döşenir hale geliyor. Sivil halde güpegündüz askerlerimiz istihbarat servislerinin suikast şeklinde olduğu gibi enseden vurularak şehit ediliyor.

Peki, düşman kim?
Düşman içeride mi, dışarıda mı?
Donkişot misali yel değirmeni mi düşman yoksa ortaya konan bu kanlı senaryoların gizli senaristleri mi mevcut(!)
Bu senaristler, kardeşin kardeşi öldürdüğü kendi vatandaşımız mı, yoksa değişmeyen dost ve müttefik ülkeler mi?

Kim mağdur, ülkemin sadece bir bölgesindeki vatandaşım mı, yoksa ülkemin geneli mi?
Doğulu vatandaşım, batılının hassasiyetini ne denli biliyor; batılı vatandaşım, doğulunun sorunlarını yüreğinin bir köşesinde ne denli en hissi duygularla yaşayabiliyor?

Gerçekten bir empati var mı ortada?

Suçlu kim?

Sınır ötesindeki şer odakları mı suçlu, yoksa doğuyla batı arasında kalın bir çizgi çizen ve doğuyu sürgün bölgesi ilan eden devlet adamları mı?
Yoksa suçlu, sumenlerin altına koydukları doğudan batıya tayin ve atama listesiyle doğuyu hep sürgün bölgesi ilan milletvekilleri mi?

Ey batılı kardeşim sorum sana: Sen doğuda yaşanan ızdırabı hiç doğulu vatandaşın gözüyle görebildin mi?

Genel ve yerel seçimlerde doğu bölgelerine gelen binlerce ABD ve Avrupa Birliği vatandaşlarından daha fazla sayıda hiç bu bölgeye gidebildin mi?
Seçim zamanı gelen bu insanlara benim ülkemin seçimlerinde senin ne işin var diyebildin mi?

Bu bölgelere gelen yabancıları turist mi yoksa ajan mı diye sorgulayabildin mi?
Doğudaki vatandaşını, ABD ve Avrupa Birliği'nden gelen bu insanların elinden çekip kurtarabildin mi?

Ey devlet büyüklerim!.. Sen vatandaşına global ölçekli tehlikeleri en ince ayrıntısına kadar anlatabildin mi?

Yoksa, göz göre göre vatandaşının bu şer odaklarına kurban olmasına müsaade mi ettin?

Gerçek düşman kim bunu öğretebildin mi?

Düşman açlık mı, yokluk mu? Etnik kökene bağlı farklılık mı, yoksa üzerimizdeki bitmek bilmeyen şer odakları mı; bunları vatandaşına gösterebildin mi?

Ey devlet büyüklerim!.. 11 Eylül'ün ardından teröriste ve terörizme karşı başlattığı savaşla Amerika, bütün bir dünyayı hallaç pamuğuna çevirirken elini yeter artık diye masaya vurabildin mi?

Terörün yeni tanımı, sadece "ABD'nin ulusal çıkarlarına karşı olabilecek her durum" değildir diyebildin mi?

Heronlar dışında bölgede anlık istihbarat mücadelesi için ABD ile restleşebildin mi?
İran'a, Suriye'ye, Barzani'ye Talabani'ye ve İsrail'e ayağınızı denk alın yeter artık diye yaptırımlar uygulayabildin mi?

ABD'nin on binlerce kilometre uzaklıktaki terör yuvalarına müdahale hakkı varken, gerektiği durumlarda ABD gibi sınırını aşıp teröristi saklandığı ininde yok edebildin mi?

ABD ile karşı karşıya gelmek pahasına bu resti çekebildin mi?

Bu soruların yanıtını gerçek anlamda veremediğimiz sürece kimse bu terörün bitmesini beklemesin.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum