1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Bu ülkeye yatırımcı gelmesin!
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Bu ülkeye yatırımcı gelmesin!

A+A-

Liman İşçileri Şirketi’nin önceki günkü iki saatlik uyarı grevini anlayan var mı?

Anlamadıysanız anlatalım;

Mağusa limanı serbest bölgesinde yıllardır atıl duran ve çöplük olarak kullanılan 6 dönümlük bir arazi var.

Bazı şirketler de buraya hurda malzemelerini atmışlar.

Ve bir şirket çıkmış ortaya, talepte bulunmuş, hem yüklü bir kira ödeyerek modern makineler getirerek liman ücretlerini ucuzlatacak.

Ama bizim hastalığımız bu, dışarıdan yatırımcı gelmesin, bizim de burada rahatımız bozulmasın, rekabet olmasın ve fahiş fiyatlarla hizmet vermeye devam edelim.

Liman İşçileri Şirketi’nin bu arazi üzerinde ne hakkı olabilir?

Oluyor işte;

Çünkü onlar bir Arap firmasıyla anlaşmışlar, önce söz konusu araziyi bu Arap şirketine verdirecekler, sonra da liman İşçileri Şirketini bu firmaya satarak trilyonlarca lirayı cebe indirecekler.

Bu konuda tüm hazırlıklar yapılmış, ilgili Arap firmalarının yetkilileri ülkeye davet edilmiş, gerekli üst düzey temaslar ayarlanmış ve iş hükümetin kararına kalmış.

Senaryo tamamen bundan ibaret!

Son yıllarda Türkiyeli yatırımcıya karşı bir kampanya var ya, işte bu da fırsat sözde eylem yapacaklar, Türkiyeli şirkete değil ama yüklü miktarda para veren Arap şirketine peşkeş çekilecek!

Burada sözümüz asıl Ticaret Odası’na…

Yıllardan beridir odanın başında kim olursa olsun, liman ücretlerinin pahalılığından şikayet edilir durulur.

İşte 6 dönümlük araziyi kiralayan ve burası için yüklü bir kira vermeyi kabul eden, liman ücretlerinin en az yarıya ineceğini taahhüt eden şirket, bilinçli olarak linç edilmek isteniyor.

Bunda bizim yerli firmalar da alet edilmiş, çünkü iş onlara da dokunmakta!

Yıllardın beridir kendi kafaların göre fiyat biçen bu firmalar, tekel oldukları için dışarıdan gelen yatırımcıya karşı linç girişiminde baş rol üstlenmişler!

 Bir eylemin anatomisi bu kadar basittir ve bu iddialarımızın cevabını beklemek de bizim hakkımızdır.

Ülkede kokuşmuş sistemin devamından yana olanlar ve bu sistemden beslenenler, bütün kozlarını oynamaktadırlar!

Bu kadar basit…

 

Kutlay Erk: Benden de rüşvet istediler!

CTP-BG Eski Genel Sekreteri, işadamı Kutlay Erk, iş hayatı süresince rüşvet olayları ile karşı karşıya kaldığını özellikle ihale işlerinde kendisinden de rüşvet istendiğini, vermeyince de işlerinin aksatılması için her türlü girişimin yapıldığını ifade etti.

Ülkede rüşvetin hemen her alanda yaygınlaştığını söyleyen Erk, rüşvet vermediğiniz taktirde iş adamının çeşitli zorluklara katlanmak durumunda bırakıldığını belirtti.

İstenilen rüşveti vermediğini ancak gerekli makamlara ilettiğini de sözlerine ekleyen Kutlay Erk, ancak bundan da bir sonuç çıkmadığını vurguladı.

 

Okur Mektubu

“Bakanların başka iş yok mu?”

“Sayın Özadam,

Geçtiğimiz hafta sonu aracımla seyrederken gördüğüm manzara karşısında dehşete düştüm.

Dehşete düştüm çünkü, Paşaköy Belediyesi’nin bir ahşap binasının açılışına başta başbakan olmak üzere 7 bakanın birden katıldığını görmek, beni hem üzmüş hem de düşündürmüştür.

Meclis oturumlarında nisabı sağlamakta güçlük çeken hükümete mensup bakan ve vekiller iş açılışlara geldi mi bütün işlerini güçlerini bırakıp kurdele başına geçmekte, sanki de çok önemli bir icraat yapıyormuş gibi değerli zamanlarını açılışlarda geçirmektedirler.

Buradan sizin aracılığınız ile soruyorum, ülkede bu kadar sorun yaşanırken, memur maaşlarını bile ödemekte güçlük çeken hükümetin ufak tefek açılışlara katılmakla, acaba kamuoyuna nasıl bir mesaj vermektedirler?”

(Salim K.)

gunun-foto_raf_.20111020011531.jpg

MESAJ KUTUSU

Sayın Akıl AĞAOĞLU, yıllardan beridir batmış geminizin hurda parçalarının bulunduğu arazi şimdi ne oldu da değerli hale geldi? Yoksa fiyatlar düşecek diye panik halleri mi yaşıyorsunuz?

Sayın Serhan TERKAN, Liman İşçileri Şirketi’ni Arap firmasına kaça sattınız siz mi açıklayacaksınız yoksa bu işi bize mi bırakıyorsunuz? Bazı fosilleşmiş iş adamlarının suyuna gitmeye devam edersiniz hem şirkete hem ülkeye zarar verirsiniz, bizden uyarması.

Sayın Yıltaç ÖZKIRAÇ, Mağusa serbest bölgesindeki sizin araziniz var, başkasına verilecekken niye itiraz ediyorsunuz? Bu araziye ne kadar kira veriyorsunuz açıklar mısınız?

Sayın Savaş ATAKAN, parti içi muhalefete erken başladığınız gözlemleniyor. Yaptığınız her konuşma olay olmaya başladı. Yakında seçim var parti içi dengelere dikkat etmekte yarar var…

Sayın Hüseyin ÖZGÜRGÜN, yurt dışında yaşadığı halde maaş isteyen müşavirin kim olduğu merak konusu olmuş. Ancak bu işin peşini bırakmamakta kararlı olanlar da az değil bilesiniz. Bu konuda yasalar gayet açık ve net.

Sayın Sunat ATUN, Kıb-Tek’in ne kadar zararda olduğunu bütün rakamlarla kamuoyuna açıklamanız bekleniyor. Kapıdaki zammı vatandaşa başka türlü açıklayamazsınız, bu sıralar kulağımız gözümüz sizde.

Sayın Hasan BOZER, tartışılan rüşvet olayında top artık tamamen sizin kucağınızdaymış. İki ucu pis değnek gibi bir şeş değil mi? Siyasette parlamak isterseniz, mal beyanlarını bulunduğu zarfların açılıp kamuoyunu bilgilendirebilirsiniz.

Sayın Barış MAMALI, herkes siyaset için açıklama yaparken sizin tamamen olaylara hukuki bakış açınız dikkatlerden kaçmıyor ama bu ülkede hukuka sahip çıkan başka avukatlar yok mu? Yoksa avukatlar için söylenenlerin hepsi de doğru mu?

Sayın Mustafa Hacı ALİ, Kıb-Tek konusunda dün kulağımıza bir şeyler fısıldandı, kulaklarımıza inanamadık. Eğer doğruysa bu konuyu bir değil bin kere düşünmeniz lazım. Anladınız değil mi?

Sayın Ahmet BARÇIN, LTL 74 mezunlarının buluşmasında yaptığınız şakalarla yine gündem olmayı başarmışsınız. Acaba diyoruz o günlerde olmak için neleri feda ederdiniz? Hey gidi gençlik hey değil mi?

Sayın Abdullah ÖZTOPRAK, Turizm Meslek Yüksekokulu’nun bundan böyle fakülte düzeyinde eğitim verecek olması öncelikle turizmcileri memnun etti. Bir de şu devletin halledemediği OTEM’e el atabilirseniz sektöre büyük hizmet etmiş olacaksınız.

Sayın Turgay KONTİ, hata sonu sizin evin bahçesinde kalabalık parti olduğu ve her yerin balonlarla süslendiği gözlerden kaçmamış. Bir çok komşu davetli olmadığı için de merak etmişler. Hayırdır bayram değil seyran değil, neyin kutlamasıydı?

Sayın Yusuf AKBELLİ, belediye başkanlığına hazırlandığınızı duyanların telefonlara sarılıp mesajı doğrulamak istemişler. Hele bir seçimler yaklaşsın asıl siz o zaman görün tantanayı. Partinizden de olumlu tepkiler var ama siz yine de sakın gevşemeyin.

Sayın Cem DANA, Mağusa’nın hemen her yerinde Yalçın Yiğittürk ile olan küslüğünüz konuşuluyor. Halim Şükrü bile işini gücünü bırakıp aranızı bulmak istemiş ama başaramamış. Bayram yakın, Müslümanlıkta küslükler bayramda biter, bunu da göz önüne almakta yarar var.

Sayın Aslan BIÇAKLI, Göçmenköy her geçen hafta biraz daha göçmeye başladı. Kötü gidişata el atıp futbolcuların moralini yükseltmek için bir şeyler yapmanız isteniyor. Ağır abi olarak kolları sıvama vakti geldi mi hala?

Sayın İbrahim TOKKAN, bu kadar sağlığınıza düşkün olduğunuzu bilmezdik doğrusu. Şişe suyu olmadan dişlerinizi bile fırçalamadığınız söyleniyor. Bu kadar çıtkırıldımlık biraz fazal değil mi? Ülke şartlarında biraz uyum sağlamanız bekleniyor.

Sayın Murat ÖZDOĞAÇ, hasta ve fanatik bir Fenerli olarak kedilerden bu kadar korkmanıza anlam veremedik. Hadi aslanlardan ürkseniz size hak vereceğiz ama bir kedinin size ne zararı olabilir ki?

Sayın İsmail VOLKAN, aracınızın yandığını üzülerek öğrendik. Aman mala gelsin de cana gelmesin. Sonra X6 dediğin de nedir ki? Allah beterinden saklasın.

Sayın Güvenç CANTAŞ, kulağımıza fısıldananlara bakılırsa Girne’den milletvekili adayı olmaya hazırlanıyormuşsunuz. Niye olmasın ki, boy pos sizde, karizma sizde. Denemekten hiçbir şey olmaz.

Sayın Kani ÖZERMAN, Galdırım Ocakbaşı vatana ve millete hayırlı olsun. Siyasileri mekana çekebilirseniz ne ala. Zira vatandaş artık ekonomik nedenlerden dolayı meyhane keyfini evde yapmaya başladı. Hayırlı işler, bol müşteriler dileriz.

Sayın İdris DEMİRSÖZ, kan bağışı kampanyanız bölgede büyük rağbet görmüş. Umarız bir çok dernek ile örgüte iyi bir örnek teşkil eder. Allah ne muradınız varsa versin.

 

Günün Fıkrası : Sarışın ve Kızılderili

Hollywood yıldız adayı sarışın bayan, Nevada çölünde Vegas yolunda ilerlerken son model arabası bozulur. Otostop yapmak ister ama hiçbir araba geçmez.
 O da ne? Uzaktan bir atlının geldiğini görür. Bu bir Navajo Kızılderili savaşçıdır. Çaresiz Kızılderili’den rica eder,
 "Beni en yakın servis istasyonuna kadar götürür müsünüz?"der.
Kızılderili’nin atının terkisine atlar. Yolculuk gayet olaysız geçer. Yalnız, Kızılderili her on dakikada bir
 "YAHOOOOO!" diye bir çığlık atmaktadır. Bu öyle bir çığlık ki, bu çığlıklar çölü aşıp karşıki kayalık dağlardan yankılanır. Nihayet önlerine çıkan ilk servis istasyonuna varırlar. Kızılderili sarışını orada atından indirir ve gene dağı taşı inleten "YAHOOOO!" çığlığını atarak atını dörtnala sürer. İstasyon görevlisi Kızılderili’nin arkasından bakarken sarışın bayana sorar:
" Bu Kızılderili’yi bu kadar heyecanlandıran şey nedir, ne yaptınız adama ? "
" Ben mi? Hiçbir şey yapmadım. Sadece arkasına oturdum ve kollarımı belinin iki yanından sardım, düşmemek için de eyerinin boynuzundan tuttum."
Servis istasyon görevlisi:
" İyi de Kızılderililer eyer kullanmazlar ki! ... "

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.