1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Bu ülkeyi ‘siyaset’ yedi bitirdi!
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Bu ülkeyi ‘siyaset’ yedi bitirdi!

A+A-

Ahmet Türkoğlu, bölgesinde Baytar Ahmet olarak tanınıyor,kimlik numarası 123816, önceki Çarşamba günü kendisine bir araç çarpmış ve gecikmeden Mağusa Devlet Hastanesi’ne gitmiş.

5 dakikada Beşiktaş hesabı Voltoren iğneyi kendisine salıp, bir şeyin yok diye göndermişler.

İğneyi yedikten sonra ağrıları azalacağına artmış, ertesi gün özel bir doktora Tansel Doratlı’ya gitmiş.

Orada kaburgalarında tam üç tane çatlak tespit edilmiş.

Dün telefonda isyan ediyordu;

Bu siyasetçiler ne iş yapar diye!

Adı Fırat Deniz, geçen hafta gazetelerde boy boy resimleri vardı.

Ama her zaman olduğu gibi bir olayı sıradan bir uyuşturucu haberi olarak algıladık.

Oysa söyle sesleniyordu devletine;

“Bırakmak istiyorum ama nasıl?”

Eroin kullanmış, kokain çekmiş şimdi de Bonzai müptelası oldum diyordu.

Onun bu seslenişini acaba hangi siyasetçi dikkate aldı?

Hatırlarsanız, bir önceki hükümet döneminde iyi ya da kötü Başbakanlığa bağlı Uyuşturucu ile Mücadele Birimi diye bir yer vardı?

Hoş, uyuşturucu ile mücadele eden özel sektörün paralarını ödemedi ama peki şimdi kim bakar bu işlere?

Uyuşturucu ortaokullara kadar düşmüşse, hiç mi bir Allahın kulu ülke gençliğini kurtarmak için kılını kıpırdatmaz?

Feridun Önsav, Ombudsman;

Partiler üstü bir makam, her ne kadar işlevini tam olarak yerine getiremiyorsa ve ülkedeki tüm aksaklıklar orda da baş gösteriyorsa da, ben şahsen o makamda oturan insanda siyasi düşüncesi ne olursa olsun tarafsızlık beklerim, partiler üstü olduğunu hep bilmesini isterim.

Cumartesi sabahı gördüm Feridun beyi, kendi özel aracında.

İlk bakışta göze batan öncelik ise dikiz aynasına bağlı yeşil kurdelasıydı!

CTP’li olmak elbet ayıp değil ve kendi özelini kapsayan alanlarda bunu istediğin gibi haykırabilirsin ama, vatandaşın gözünün içine baka baka da bunu göstermene ne gerek var ki?

Önceki gün İskele’de Mehmet Aydemir adlı yurttaş kaza sonrası aracın içinde sıkışıp  cayır cayır yandı.

Niçin, çünkü bölgede hala bir itfaiye aracı yok!

Bu köşeden sık sık bölge vekillerine sesleniriz, bölgenizi sahipsiz bıraktınız diye!

Ama şimdiye kadar hiç biri tınmadı!

Çünkü onlar için varsa da yoksa siyaset…

Bölgede tek bir itfaiye aracı yok, kimin umurunda?

Nasıl olur da halkın arasında hala göğüsleri gere gere gezerler, şaşar dururum.

Ya onları ısrarla vekil olarak meclise sokanlara ne demeli?

Siyasetin her şeyin önünü kestiği bir ülkede yaşıyoruz…

Bu ülkeyi ‘siyaset’ yedi bitirdi ama, hep aynı kişileri meclise sokanlar da hiç mi suç yok?

 

Mimar gözüyle:

“Siyasiler halktan kopuk!”

“Levent bey sizi tekrar rahatsız ettim ama bu haberi gördüğümde gözünüzden kaçmış olabileceği ihtimalini düşünerek size de iletmek istedim.

http://www.brtk.net/index.php?option=com_content&view=article&id=34366%3Aercan-yenlenyor&catid=1%3Akktc&Itemid=20

Siyasilerimizin ne kadar halktan kopuk olduğunu kanıtlıyor bu haber. Sn. Saner'in mimar olduğunu hatırlarsak eğer bu kopmanın büyüklüğü algılamak daha rahat olacak bizim için. Dışarıya projesi yapılmış ve bu proje basına sızmış bir Ercan Havaalanı var. Ve ülke mimarlarından açıkça, etik olmayan ve yasaya uymayan bir şekilde, çalınan bu hak için açıklama gelmiyor. Daha da kötüsü meslektaşımız olan bakanımız "projelerin hazır" olduğunu söylüyor, müjdeliyor.

Ne yapmalı bilemedim. Siz elinizden geleni yaptınız, köşenize koydunuz ama dinleyen olmadı. Bu bilmenizi istedim sadece Levent bey, yapacak bir şey yok ama en azından bilelim ve onaylamayalım. Bu bile önemli.

Köşenizin altına internetten yorum yazan arkadaşlardan çok okudum, "yazıyorsunuz ama bu yolsuzlukları takip eden yok, boşuna yazıyorsunuz" diyorlar. Katılmıyorum, boşuna değil kesinlikle. Elimizden hiç birşey bile gelmiyorsa pes edip kabullenmemek önemlidir. Bir şeyleri değiştiremeyeceksek eğer, tepkiyi koymak daha da gerekli olur. Çünkü kabullenirsek eğer, ve zaten bir işe yaramayacak diye sesimizi çıkartmazsak eğer, işte esas o zaman kaybetmiş oluruz…”

Onur OLGUNER

Yüksek Mimar

ODTÜ '07 Cardiff Üniversitesi '10

levent.20111009202820.jpg

MESAJ KUTUSU

Sayın Nazım ÇAVUŞOĞLU, bölgenin tek bakanı olarak sizi o makama taşıyan vatandaşa bir itfaiye aracı kazandırmak boynunuzun borcudur. Para yok derseniz bile bir kampanya düzenleyin, bu halk kendine düşeni her zaman olduğu gibi yine yapar.

Sayın Erdal ÖZCENK, hastanenizde yeni başlayan bir teknik çalışanın ilk okul diploması bile olmadığı şikayet edildi. Umarız bu uyarıyı dikkate alır, emir nerden geldiyse yasalar dıyında uygulama yapmazsınız.

Sayın Resmiye CANALTAY, bu aralar sizinle uğraşanların sayısı gittikçe artıyor. Şimdi de Girne Lemar yanında bir turizmciye verilen 44 dönümlük arazinin iptali nedeniyle ortalığı kaldırdığınız iddia ediyor. Parti içi hizipleşmeler canınızı epey sıkacağa benziyor, bizden uyarması.

Sayın Şerife ÜNVERDİ, iş kazalarında ölen işçiler her geçen gün artarken, daha şimdiye kadar bir tane işverenden hesap sorulduğunu görmedik. Çalışma hayatının patronu olarak sizden daha etkin bir mücadele bekliyoruz. İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı değil mi?

Sayın Eriş ÇOBAN, Rum kesiminden KKTC’ye sahte arı ilacı sokan tüccarlar türemiş. Bu hafta bu olayın peşindeyiz, sizden de yardım isteyeceğiz şimdiden hazırlıklı olun tamam mı?

Sayın Hüseyin TOSUNOĞLU, sanki de çok yakında erken genel seçim varmış gibi parti örgütlenmesinde yoğun bir çalışma dönemi yaşıyormuşsunuz. Çok yakında şok transferlerin olacağı söyleniyor. Merak ettik doğrusu.

Sayın Süleyman MANAVOĞLU, Lefkoşalı meslektaşlarınıza çabuk uyum sağladığınız gözlemleniyor. Onlar da size ısınmışlar ve mesleki etkinliklerin daha sık olmasını istiyorlar. Haksız da değiller yani değil mi?

Sayın Talip ATALAY, Mağusa bölgesinde başlattığınız kan bağışı kampanyası memnuniyet yarattı. Aynı etkinliklerin ada çapında yapılmasını isteyen çok sayıda din adamı ve vatandaş var bilesiniz.

Sayın Ali Özmen SAFA, Başbakan Erdoğan’ın annesinin cenaze töreninde siz de varmışsınız. İyi de yapmışsınız. Bu arada Talat ile yaptığınız kulisler gözlerden kaçmamış. 

Sayın Tunç ERTAN, aday geleli henüz 4 sene oldu ama 40 yaş birden yaşlandığınız söyleniyor. Siyasiler bir yandan, medya bir yandan daha durun bakalım nasıl zor günler sizi bekliyor. Umarız pişmanlıklar yaşamıyorsunuzdur.

Sayın Cemal BULUTOĞLULARI, fabrikayı yeniden canlandırmak için yoğun bir çalışma içinde olduğunuz görülüyor. Ne varsa insanın kendi işinde var değil mi? Bakalım o eski muhteşem günleri yakalayabilecek misiniz?

Sayın Ali Çetin AMCAOĞLU, önceki akşam Girne’deki zeytin festivaline katılmanız isabetli bir karar oldu. Zorlu beyi örnek alın ve bu tür etkinlikleri sakın kaçırmayın. Zaman gelecek ve siz de bu işlerin erbabı olacaksınız.

Sayın Zübeyir AĞAOĞLU, Kıbrıslı Türkler Derneği hayırlı ve uğurlu olsun. Hükümet bu aralar derneklere epey cömert ve para dağıtıyor. İsteyenin bir yüzü deyip hemen kağıt ve kaleme sarılabilirsiniz. Bakalım piyangodan ne çıkacak?

Sayın Feridun ÖNSAV, sizi yeşil kurdeleli özel aracınızda görünce resmen hayal kırıklığı yaşadım.   Bir daha görürsem biraz daha ağır yazacağım bilesiniz.

Sayın Ata ATUN, Piri Reis ile yazdığınız yazılar TC Dışişleri Bakanlığını fazlasıyla memnun etmiş ve Saray’a kadar bildirilmiş. Acaba diyoruz siz de ülkeye bir sismik araştırma gemisi kazandırmak istemez miydiniz? Ne de olsa armatörlük yanınız ağır basıyor.

Sayın Abdullah ÖZTOPRAK, geçenlerde DAÜ’den birkaç hoca ile sohbetteydik. Klasik tebeşir ve kara tahtalardan ne zaman kurtulacaklarını sormamızı istediler. Elleri ve elbiseleri beyaz toz içindeydi.

Sayın Fevzi TANPINAR, ikizlerin doğumunu 17 Kasım’a ayarlamak için doktorlara baskı yaptığınız söyleniyor. Demek ki beşi bir yerdelerin yarısını doktorlara vereceğiz desenize.

Sayın Leman CANKAT, Zeytin Festivali’nde en fazla ilgi gören sanatçılar arasında yer aldınız. Özellikle çocuklar ellerine çamuru alınca mutluluktan havalara uçmuşlar. Tebrik ederiz.

Sayın Mustafa Kemal TÜMKAN, bahçe işleri ile hayır neşir olup toprakla uğraşmak en büyük hobiniz hale gelmiş. Tabi sizin oralarda su sorunu da yok. Birkaç tanker tatlı su gönderirseniz seviniriz.

Sayın Nilhan TAYFUNLU, Kıbrıs Türkünün yediden yetmişe avcı ruhlu olduğunu şimdi daha iyi anladık. Tarım fuarına 300 kişi bile iştirak etmezken avcılık fuarına binlerce kişinin iştirak etmesi bunu gösteriyor değil mi? Tebrik ederiz, güzel bir organizasyon oldu. 

 

Günün Fıkrası : Pazarlamacı.. 

Elektrik süpürgesi satıcısı, bir apartman dairesinin kapısını çalmış, kapıyı açan bayana

"Hanımefendi, bu elimde görmüş olduğunuz kovanın içinde at pisliği var!" demiş ve bu bir kova pisliği evin içine doğru savurarak döküvermiş.

Sonra da

"Hanımefendi, elimdeki elektrik süpürgesi ile 10 dakika içinde bunu temizleyemezsem, bu pisliği yiyeceğim..!"

Kadın satıcıya şöyle bir bakmış

"Beyefendi, üstüne domates sosu da ister misiniz?

Elektrikler kesik de .... 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.