1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. BUFAVENTO’YA ÇIKMAK…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

BUFAVENTO’YA ÇIKMAK…

A+A-

Tatil uzayınca insanlar başka şeyler yapma peşinde koşarlar.

Ben de öyle yaptım.

Ve dedim ki, hem Kıbrıslısın, hem Kıbrıs aşığısın, hem de Kıbrıs’ta görmediğin yerler var.

Al başını, vur kendini yollara.

TC’nin yapmadığı, el atmadığı bakir yollara git.

Hala bozulmayan yerleri gör…

Köyleri gez.

Taşlara bak.

Varsa eğer yol üstünde eski bir ağaç, mesela zeytin ağacı, dur orada…

Etrafından dolaş...

Kucakla ağacı.

De ki ona, ey ağaç, sen benden önce de vardın, benden sonra da olacaksın.

Bu toprakların kıymetini biz bilemedik, ancak sen bilirsin.

Sonra devam et, ta ki başka yerler bulana, yeni bölgeler keşfedene kadar.

Girne’den çıktım.

Sağa mı, sola mı gitsem…

Sola gitsem Kantara istikameti…

Sağa gitsem önce Boğaz, sonra Digomo, Vuno ve Bufavento Kalesi…

Sağa doğru yöneldim.

Boğaz’a doğru ilerlerken karşıma çıkan hız kamerasının tam dibindeki daracık yola saptım.

Güzergâh belliydi artık.

Bufavento Kalesi.

Uzaktan dağlara bakınca dağlar küçük görünür.

Dağlara yaklaştıkça ovalar gözüne hiç gelmeye başlar.

Tuhaf bir durum bu…

Demek insan kime yakın duruyorsa, en büyük o oluyor.

Olmamalı.

Yanında durduğunun boyutunu bilmelisin.

Gerçeklerden kaçmamalı.

Yakında durmakla ne ova daralır, ne muhteşem dağ tepeleşir.

Yürüdüm daracık yolundan, Beşparmak Sıradağlarının güney yamacından.

Sağımda Lefkoşa, ileride Trodos, solumda ise Beşparmak dağlarının tepeleri.

Yol özlediğim yoldu.

Daracık.

İkinci araba gelse durmalısın…

İlerledikçe yalnızlığım arttı.

Ağaçlar arttıkça oksijen de arttı.

Camları açtım.

Hava da sıcak mı sıcaktı.

Bir nefes çektim içime.

Doğru yolda mıydım bilemedim; soracak kimse de yoktu.

Dışarı çıktım, durdum tepelerde, aşağıya baktım bir daha.

Bağırdım Lefkoşa’ya.

Bağırdım Mesarya’ya.

Kimse duymadı.

Devam etim daracık, aşağısı uçurum, yan tarafı aşınmış yoldan.

Bir gurvacığa geldim, sola dönsem Bufavento, ileriye gitsem Girne yolu.

Sola döndüm.

Az zaman sonra park yerine vardım.

İndim arabadan turist taşıyan minibüs şoförüne sordum, “Bufavento neresi?”

Tepeyi gösterdi.

Kale tepede tırnak kadardı.

Nasıl gideceğimi sordum, “O ohtocuğun yanındaki ince yoldan 45 dakika tırmanırsan varırsın.

Kantara ve St.Hilarion kalelerinden daha yüksek burası.

Kaç yılında yapıldığını bilinmez ama yüksekliği 950 metre.

Çık çık bitmez.

 Çıkmaya değer miydi bilemedim.

Yer bitti.

Gerisini başka zamana.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.