1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Bulutoğluları’nın “hurma projesi”…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Bulutoğluları’nın “hurma projesi”…

A+A-

Ramazan ayındayız. Ramazan’ın ve iftar sofralarının en vazgeçilmez lezzetlerinden biri de hurma... Hurmasız Ramazan, hurmasız iftar sofrası olmaz, olamaz… Hurmanın bir diğer adı da “peygamberler meyvesi”dir. 
  
Hurmanın göz önünde en çok bulunduğu bugünlerde Cemal Bulutoğluları’yla sohbet etme olanağı bulanlar, onun heyecanlı bir şekilde dile getirdiği oriental projesini tüm ayrıntılarıyla bol bol dinleyebilirler.
  
“Oriental proje” diyorum. Çünkü başkentimizin belediye başkanı Doğu’nun en Orient objelerinden biri olan hurmaya dair ciddi yatırımlar düşünmeye başladı. Ondaki bu hurma motivasyonu Ramazan ayıyla birlikte mi başladı bilmiyorum ama, bu motivasyonun onu ciddi tasarımlara yönlendirdiği edindiğim gözlemdir.
  
Son günlerde onunla sohbet etme olanağı bulanlardan biriyim. Onun hurma yetiştiriciliğine dair tasarılarını etkilenerek dinledim. Ve herkese şu telkini yapmak isterim ki, onun yakında geniş alanları en kalitelisinden hurma fidanlarıyla donatmaya başladığını görürseniz hiç şaşırmayın!..
  
Çeşitli yatırımlarıyla gerek işadamı ve gerekse belediye başkanı olarak Lefkoşa’ya ve ülkeye damgasını vurmakta olan Bulutoğluları, vahaları çağrıştıracak geniş hurma bahçeleriyle KKTC’nin çehresini değiştirme gibi bir kararlılığa girdi. “Haydi hayırlısı” diyelim!..
    *       *      *
  
Aslında KKTC’nin turistik çehresini de değiştirebilir hurma bahçeleri. Meyve vermedikleri halde ülkenin her yanına sıra sıra dikilmekte olan hurmanın kısır kardeşi palmiyelerin kentsel ve manzaralarımıza getirdiği imaj işte ortada!.. Ama Bulutoğluları’nı asıl cezp etmekte olan, hurmanın ekonomik yönüdür. Olayın turistik boyutuyla varsın turizmciler ilgilensin. Ve ciddi şekilde ilgilenirlerse Cemal Bulutoğluları’na yanaşmayı ve onunla dayanışmayı sakın ihmal etmesinler...
  
Bulutoğluları diyor ki “İsrail hurma yetiştiriciliğinden ve ihracatından her yıl iki buçuk milyar dolar kazanıyor. Aynı iklim koşulları içinde olan bizim ülkemiz de bu şanstan neden yararlanmasın? Tonlarca hurma üretelim ve paketleyip dış ülkelere satalım.Vallahi oluk gibi para akacak ülkemize, köşe olacağız köşe!..”
 
Batılıların uzun süredir keşfettiği ve sofralarında bulundurmaya özen gösterdiği hurma meyvesini yetiştirebilecek en uygun ülkelerden biri olmamız, Bulutoğluları’nın kafasında bu projenin tetiklenmesini sağladı. Kurak iklim koşullarının sarmalındaki Kıbrıs, suya fazla ihtiyaç göstermeyen çöl bitkisi hurmalar için biçilmiş kaftan.
    *        *       *
  
Bir İslam ve Ortadoğu ülkesi olan Kıbrıs, hurma ağaçlarının yabancısı değildir. Bu ağaçlar ülkenin doğal dokusunda var. Eski zamanda Müslüman Kıbrıslı Türkler için hurma fidanı dikmek, kutsal bir görevdi. Özellikle Arap topraklarından “hacı” olarak dönenler, oralarda yedikleri hurmaların çekirdeklerini beraberlerinde getirip ekerlerdi. Bu gelenek, hac olayının kapsamındaydı. Hurma ağacının salkım saçak bolca verdiği meyveleri ise, eşe dosta, konu komşuya ve yoksullara dağıtılırdı. Hurma, ekonomik bir gelir kaynağı olarak hiç düşünülmezdi yani.
  
Gerçi geçmişte çok daha fazlaydılar ama, hurma ağaçlarına, eskisinden daha seyrek olsa da, hâlâ Kıbrıs’ın her yanında rastlanabilir. Ülkemizi sarmalına geçiren hızlı ve vahşi yapılaşmadan nasibini alan ağaç türlerinden biri de hurmadır. Tıpkı zeytin ve harnup ağaçları gibi, güzelim ve zarif hurmalar da inanılmaz bir kıyımın kurbanı oldular. Ve bu hurma kıyımı bağlamında da, ülkemiz önemli bir gelir kaynağından yoksun bırakıldı.
  
Batılılar değerli bir meyve olarak hurmayı keşfeder ve beslenme kültürlerine bolca katarken, biz hurma üreticisi olabilme özelliğimizi yitirdik. Hurma ağaçlarını koruma yasası çıkarılmasına karşın, kıyımın önüne geçilemedi. Çünkü bizim doğayı ve çevreyi koruma yasalarımızın hiçbir caydırıcılığı yoktur. İş ola geçirilirler.
  
Dilerim, Cemal Bulutoğluları’nın şimdi hurma olayını gündeme taşımış olması, kıyımdan geçirilen o kutsal ağaçlar konusunda yeni bir toplumsal duyarlılık yaratır.

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.