1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Bunlar İyi Günler
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Bunlar İyi Günler

A+A-

Nisanın sonlarına geldiğimiz bu günlerde  meteoroloji haberlerine bakıp ne zaman ısınacağımızı merak ediyorsak, hala kış şartlarındayız demektir.

Biliyorum ki bazılarınız Mayısta bile kar yağdığı oluyordu diyeceksiniz.

Haklısınız elbette.

Nisanda kar yağdığına defalarca şahit olmuş birisi olarak hak veriyorum onlara ancak yine de yaz sıcaklarının hayalini kurarken soğuklara uyanmak zoruma gidiyor.

Ve bir an evvel toprak yüzeyinden yükselen buharların hayallerini kurarak çıkarım evden.

Bugün de bahçedeki meyve ağaçlarına baktım her gün olduğu gibi.

Önce kuru daldılar sonra çiçeklendiler şimdilerdeyse çiçeklerini dökmüş yapraklarını büyütüyorlar.

Her gün farkı fark edebilirsiz.

Nasıl bir gelişmedir ki 24 saat öncesi ile sonrası arasında gözle görülür derecede değişime uğrayabiliyor.

Oysa ki ağaçların bir odun bir kütük gibi öylece hareketsiz yaşadıklarını sanırdım.

Oturup da birkaç saat sadece baksam gelişmelerini de anlayabilir miyim merak ediyorum ama o kadar zaman harcayamam onlara çünkü yapılacak iş çok.

İnsan böyledir.

Ağaçlar bitkiler ve diğer canlılara bakıldığında pek telaş göremezsiniz.

Kedi örneğin.

Sabahın erken saatlerinde evinden veya yuvasından çıkarak bahçelere giderek bir yerlerde sipere yatar.

Öyle sessizdir oturuşları.

Ne yanından geçen insana bakarlar ne de esen rüzgar onların rahatlarını bozar.

Ne zaman ki bir fare hareketlenir pat diye yakalar onu,keyfini çıkartır.

Sonra işi biter uyumaya gider.

Doğada kurulmuş düzen böyledir milyarlarca yıl.

Ancak insan rahat durmuyor.

Ne kendinedir bu rahatsızlık sadece ne de çevresine.

Tüm dünyaya zararı dokunuyor insanın…

Bu da doyumsuzluğundandır.

Alın Japonya’yı ve o tür enerjileri zenginlik için bulunduran ülkeleri.

Teknolojiyi en ekonomik çalıştırıp en çok karı elde etmesini düşünürler.

Sonunda böyle patlamalarla hem çevre ülkelerini berbat ederler hem de kendilerini.

Oysa ki…

AKP Hükümeti Mersin Akkuyu’ya nükleer santral kurmayı planlıyor.

Keşke kurmasaydı denilecek gün geldiğinde biz olmayabiliriz.

Çevre bozulduğunda santrali kuranlar da olmayabilir.

Ancak o gün geldiğinde kendini zengin ve refah içinde sanan halk çöker..

Recep Tayyip Erdoğan aylardır sakladığı “Çılgın Proje” sırrını açıkladı seçimler öncesi.

Sırrı şu:İstanbul’a kanal.

Açtım haritayı baktım ki İstanbul’un Avrupa ile bağlantısının ortadan kaldırma projesi bu.

Ne akılla ilgilidir bu proje ne de bilimle.

Tamamen padişah zihniyeti ile uyanıp ben böyle istedim böyle olacak düşüncesi.

Pişman olduğunda geriye dönüşü var mı, ona bakmalı.

Bu proje uygulanmaya kalkıldığı gün İstanbul tamamen bitme sürecine girecek.

Çevreciyim diyor Tayyip bu projeyi açıklarken ve birkaç da şiir patlatıyor.

Çevreci olsaydı eğer İstanbul’a harcayacağı parayla fakir Anadolu halkına iş ve kentler yaratmayı düşünebilirdi.

 Sabah baktığımda dökülen çiçekler yerine meyve tomurcukları olmalıydı…

Sadece bir ağaçta vardı üç beş tane tomurcuk gerisi boş.

Bunlar iyi günlerimiz demişti bir büyüğüm…

Bu kafayla gidilirse bu günleri de arayacağız…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.