1. YAZARLAR

  2. Serhat Kotak

  3. Buruk Merhaba
Serhat Kotak

Serhat Kotak

Gözlem
Yazarın Tüm Yazıları >

Buruk Merhaba

A+A-

Geçtiğimiz hafta içerisinde Halkın Sesi gazetesinin merkez binasından ayrılırken Sayın Mehmet Küçük’le olan görüşmemizi kafamda tekrar yaşayarak arabama yürürken kendi kendime Kıbrıs Türkü’nün unutulmaz lideri Dr. Fazıl Küçük’ün kurduğu ve rahmetli babam İsmet Kotak’ın yaşamının büyük bir bölümünde yazılarını yayınladığı gazetede köşe yazarlığına başlayacak olmanın ne büyük bir onur olduğunu ve tabi ki büyük bir sorumluluğu da beraberinde getirdiğini düşünüyordum. Benden önce bu sayfalarda yazanların yarısı kadar başarılı olursam ne mutlu bana demiştim...

Amerika’da hayatın zorlukları ile karşılaşanlara söylenen bir şey vardır. “Tanrı seni sınıyor, bu zorluklara nasıl göğüs gereceğini görmeye çalışıyor” derler. Ben de bugünlerde tanrının beni sınamağa çalıştığını düşünüyorum.  Kıbrıs’tan yıllarca uzaklarda yaşadıktan sonra ailemle kesin dönüş yaptık. Daha birinci yılı doldurduk derken önce Kıbrıs Türkü’nün yetiştirdiği ender insanlardan, yılların siyasi lideri, gazetecisi, TMT’nin önde gelenlerinden, halkımızın yol göstericilerinden biri olan babam İsmet Kotak’ı kaybettik.  O’nu kaybetmenin acısına alışmaya çalışırken, şimdi de Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş’ı kaybettiğimizi öğrendim. Bana da Halkın Sesi’nde yazacağım ilk yazımda böyle acı olaylara değinmek düştü.

Sayın Denktaş’la son görüşmem Lefkoşa’daki ofisinde gerçekleşti. Rahmetli babamla beraber ziyaretine gitmiştik. Yorgun gorünüyordu ama her zaman olduğu gibi ülkenin sorunlarını tartışmaktan da geri durmadı. Kıbrıs konusunun geldiği noktadan dolayı epey tedirgindi. Konuşmamızın bir anında kendisine “efendim, siz bana her görüştüğümüzde Kıbrıs’a dön derdiniz, işte ailemi de alıp döndüm” dediğimde o şakacı uslubu ile “sen de dönmek için amma zaman seçtin be oğlum” demişti.  Sonra da dönüşümden duyduğu mutluluğu ve yurt dışında olan tüm kardeşlerimize örnek olduğumu belirtmiş ve hiç unutamayacağım şu sözleri eklemişti: “Bu ülkenin geleceği sizlerin elindedir. Babanla ben ve arkadaşlarımız bu devleti sizler için kurduk. Onu sizler yaşatacaksınız”.

Ağustos 2011. Babam Yakın Doğu Hastanesinde yoğun bakımda. O perişanlık içerisinde bir haber alıyorum. Kurucu Cumhurbaşkanı acil olarak Türkiye’den KKTC’ye dönüyor ve YDÜ hastanesine getirilecek. Daha sonra, günde birkaç defa yaptığım gibi babamı ziyaret etmek için yoğun bakım bölümüne girdiğimde hissettiklerimi keşke kelimelere dökebilsem. Yoğun bakımda sadece iki kişi vardı Yaşama tutunma kavgası veren iki eski arkadaş, davanın yorulmaz savaşçıları. İkisi de tüm yaşamları boyunca mücadeleden mücadeleye koşmuş ama hayrettir bundan yorulmamışlardı. İkisinin de enerjisine hayran olmamak elde değildi. Yoğun bakımın bir yanında babam İsmet Kotak, diğer tarafında ise Kurucu Cumhurbaşkanımız Denktaş yatıyordu. Kendi kendime “bu durum hakkında bir kitap bile yazılabilir” diye düşündüğümü hatırlıyorum. Kadere bakın ki bu iki dava arkadaşını ölüm döşeklerinde bile ayni hastanenin ayni bölümünde birkaç metre içerisinde tekrar buluşturdu. Dışarıda DP Genel Başkanı Serdar Denktaş bana “Allah bilir orada beraber neler neler planlıyorlardır şimdi” dediğine yüzümde belki de günlerdir oluşan ilk tebessümü hissetmiştim.  Babacığım 11 Eylül’e kadar olağanüstü müthiş bir mücadele vermişti. Sayın Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş ise 13 Ocak 2012’ye kadar bu son mücadelesini sürdürebildi. Akşam Sayın Denktaşı kaybettiğimiz haberini aldığımda iki arkadaşın tekrar buluştuğunu düşündüm.  Allah rahmet eylesin, nur içinde yatsınlar.

Bizlere düşen, “nasıl kadermiş bu” diye dövünmek değil, bize bırakılan mirasa, yani Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine sahip çıkmaktır. Sayın Kurucu Cumhurbaşkanımız hepimizden bunu bekliyor. O’nun şu cümleleri zaten herşeyi açıkça anlatıyor: “Savaş görmeyenler barışın anlamını bilmezler. Devletsiz kalmayanlar devlet kurmanın anlamını bilemezler”.

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’a tanrıdan rahmet Denktaş ailesine de sabır diliyorum. Hepimizin başı sağolsun.
 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.