1. YAZARLAR

  2. Gürdal Hüdaoğlu

  3. Büyük bağımsızlıkçı
Gürdal Hüdaoğlu

Gürdal Hüdaoğlu

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Büyük bağımsızlıkçı

A+A-

Kıbrıs adasının bir yarısında devlet kuracaksınız; üstelik bu devleti sonsuza kadar yaşatmaya yeminler edeceksiniz ama devleti üzerine kondurduğunuz toprağı lanetleyerek siyaset yapacaksınız… Olacak iş mi bu?

Kıbrıslılar’ı Kıbrıs adasıyla bağsızlaştırarak Kıbrıs’ta yaşatmaya çalışmak… Bu nasıl bir mühendislik projesidir Allah aşkına?

Senelerce “Kıbrıslı diye bir şey yoktur” tezinin en yüksek perdeden nasıl dayatılmak istendiğine şahit olduk. “Kıbrıslı olan tek varlık eşektir” türü çıkışlar unutulacak gibi değil.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti denilen devletle onun halkı, ilk defa son on yılda yakınlaştı. Sanılanın aksine Annan Planı ile başlayan süreç, Kıbrıslı Türkler’i çözüme değil, kendi bağımsız devletine yaklaştırdı.

Müstakilleşme duygusuna “Kıbrıslı Türk” kimliğinin yükselişi eşlik etti. İnsanlar yıllarca hüküm süren “Kıbrıslı yoktur” propagandasının etkisinden kurtuldukça hem kimlikleriyle barıştılar hem de “kendi kendini yönetme” isteğine kapıldılar.

Bu sayede bağımsızlık, gündelik hayatta hiç olmadığı kadar geniş bir kabul görmeye başladı.

Hâlâ daha toplumun bu yönelimini anlamadan siyaset yapmaya çalışanlarla karşılaşmak size de şaşırtıcı gelmiyor mu? “Kıbrıslı” damarının keşfedilmesinden kaygılanmak hangi bağımsızlıkçı aklın işidir?

Son olarak Demokrasi ve Güven Partisi Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu, kızdığı bir sendikacıya çatacak diye acayip şeyler söyledi.

Konuşması boyunca “büyük Kıbrıslılar” diye alaycı bir ifade kullandı. Esas bombasını ise “Kıbrıslılık diye milli bir kimlik yoktur” diyerek patlattı. Kıbrıslılık coğrafi ve kültürel bir kimlikmiş… İyi de bir toplumu coğrafi ve kültürel bağlamda kuşatan koşullar, hayatın diğer alanlarına nüfuz etmeden öylece donup kalırlar mı? Politik algılar ve aidiyet duygusu, coğrafi ve kültürel etkilerden muaf kalınarak mı oluşturulur?

Fakat bütün bunlardan daha önemli olan şey; insanlara sürekli olarak “periferi” duygusu telkin etmenin manası nedir? Burayı “özyurt” olarak görmediğimiz sürece nasıl sahipleneceğiz?

Türkiye’de “Anadoluluk” kimliğini siyasal literatürden silip atmaya çalışın bakalım başınıza neler geliyor?

Ya da Amerikan vatandaşlarının başına, “Amerikalılık’tan söz etmeyin; siz Hollandalısınız, İspanyolsunuz” diye ekşimeye kalkın hele… Hatta hızınızı alamayıp “büyük Amerikalılar” diye dalganızı geçin de görelim…

Lafı niye bu kadar eğip büküyorsunuz ki! Mesele çok basit: Eğer Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti diye bağımsız bir devlet yaşayacaksa; bu ancak coğrafyadan beslenen özgün bir kimlik ve yerel koşullarca biçimlendirilecek kendine has ulusal formaları olan bir aidiyet sayesinde olacak.

Kıbrıslılığı utanılacak, gizlenecek ya da unutulacak bir şey olarak görüyorsanız hiç ortalıkta “bağımsızlıkçıyım” diye gezinmeyin. Siz ilhakçısınız, o kadar!

Bu topraklarda “büyük Kıbrıslılar” diye yürüyüp durup dalganızı geçerek yürüttüğünüz 1960 model siyasetle bir yerlere varmayı umuyorsanız çok yazık… Eğer öyleyse bir “büyük bağımsızlıkçı” ziyan olacak demektir…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.