• BIST 84.218
  • Altın 588,84
  • Dolar 2,0955
  • Euro 2,8135
  • Lefkoşa : 23 °C
  • Girne : 23 °C
  • Mağusa : 26 °C
  • Güzelyurt : 23 °C

Büyük İskender; İranlılara göre o kadar da büyük değil

17.07.2012 13:08
Büyük İskender; İranlılara göre o kadar da büyük değil
“Büyük” sıfatıyla nitelendirilen Makedonya Kralı İskender, en büyük düşmanı olan Perslerin torunları İranlılara göre, pek o kadar da “Büyük” değil.

Tarihteki en büyük liderlerden biri olarak gösterilen ve bir döneme damgasını vuran, Makedonyalılarla Yunanlıların paylaşamadığı, “Büyük” sıfatıyla nitelendirilen Makedonya Kralı İskender, en büyük düşmanı olan Perslerin torunları İranlılara göre, pek o kadar da “Büyük” değil.

İranlılar, İskender’i kültürel miraslarını yerle bir etmekle suçluyor. St. Andrews Üniversitesi İran Çalışmaları Enstitüsü Müdürü ve Modern Tarih Profesörü Ali Ansari’nin, BBC internet sitesinde yayımlanan makalesine göre, Yunan etkisindeki batılı tarih kitaplarında, Büyük İskender efsanevi bir fatih ve askeri lider olarak tasvir ediliyor ancak onun geride bıraktıkları bir İranlı’nın gözünden oldukça farklı görünüyor.

Ansari’nin yazısına göre, Antik Pers Achaemenid İmparatorluğu’nun resmi başkenti olan görkemli Persepolis harabelerini ziyaret eden bir kişiye 3 gerçek söylenir: “Büyük Darius tarafından inşa edildi, oğlu Xerxes tarafından güzelleştirildi ve o adam –İskender- tarafından yok edildi.”

“O adam”; batı kültüründe, Pers İmparatorluğu’nun fatihi ve tarih’in büyük askeri dahisi olarak kabul gören Büyük İskender.

“PERS GÖZÜYLE İSKENDER BÜYÜKLÜKTEN ÇOK UZAK”

Ansari’nin makalesi şöyle devam ediyor:

“Aslında, batılı bir tarih kitabı okuyan birisi, Persler’in, İskender tarafından fethedilmek üzere yaratıldığını düşündüğü için bağışlanabilir.

Daha sorgulayıcı bir zeka, İskender’in saldırısını gerekçeli bir intikam olarak kılacak şekilde, Persler’in, MÖ 490’da Büyük Darius ve MÖ 480’de oğlu Xerxes olmak üzere, Yunanlılar tarafından iki talihsiz istilanın ardından bozguna uğratıldığını kavrayabilir.  

Ancak Pers gözünden bakıldığında, İskender ‘Büyük’ olmaktan çok uzakta bir yerlerde.

‘İÇKİ VE YUNANLI CARİYE GALEYANA GETİRDİ’

İskender, görünürde, Pers yönetici Xerxes’in Akropolis’i yakmasına karşılık, içkinin aşırıya kaçtığı ve Yunan bir cariye tarafından galeyana getirildiği gecenin ardından Persepolis’i yerle bir etti.

Persler ayrıca, İmparatorluk’ta  yaptığı yıkımın kültürel ve dini yönleri teşvik eden sembolleri yok ettiği gerekçesiyle, İskender’i, Pers kültürünü geniş çapta yok etmekle suçluyor.

İskender döneminde, İranlılar’ın eski dini olan Zerdüştlük’ün sembolleri saldırıya uğrayarak yok edildi. Özellikle Magi olmak üzere, Zerdüştlük rahipliği tapınaklarının yok edilmesi ‘facia’ olarak nitelendiriliyor.

Yunan dili ve kültürünün etkisi, batıda, İskender’in istilasının, barbar Doğu’ya, medeniyet ve kültür  getirmek amacıyla verilmiş olan mücadelelerden ilki olduğuna ilişkin bir hikaye oluşturulmasında yardımcı oldu.

‘PERSLERİN MEDENİLEŞTİRMEYE İHTİYACI YOKTU’

Pers İmparatorluğu, medeniyetleştirilmeye ihtiyacı olduğundan değil, İran’ın büyük bir değere sahip olmasından ötürü fethedilmeye değerdi.

İncelenmesi halinde Yunanlıların, Pers İmparatorluğu’na ve onu yöneten imparatorlara olan hayranlıkları görülebilir.

Tıpkı Roma’yı fetheden barbarlar gibi, İskender de bulduğu şeye hayranlık duyarak, Pers Hanedanı ile boy ölçüşme hevesine girdi.

Yunanlılar’ın, Perslere duyduğu hayranlık eskilere dayanıyor.

Atinalı bir general ve yazar olan Xenophon, geniş topraklardaki insan hükümeti’nin güçlü karakter ve kişilikle başarılabileceğini gösteren Pers Hükümdarı Büyük Cyrus’a, Cyropaedia adında bir zafer şarkısı yazarak övgüler yağdırdı:

Xenophon; ‘Cyrus, ülkenin büyük kesimini tüm dehşetiyle öylesine etkiledi ki, yerleşikler, önünde eğildi... Aynı zamanda, herkesin ricalarını, kendi kararları ve zatı ile yöneterek, kendisini memnun etme ve iyiliğinin kazanılması konusunda herkesi aşılıyor. Bundandır ki, kendi kendine, bir insanın sabrını imparatorluğu çapında tek bir yönde zorlayacak bir uluslar tesisi ördü.’

Sonraları, Pers imparatorlar Darius ve Xerxes Yunanistan’ı istila etti. Her ikisi de istilalarının sonunda bozguna uğratıldı.

En dikkate değer olan konulardan biri, Marathon’da Darius’un istilacı ordusuna karşı savaşıp Salamis’te Xerxes’e karşı Atina zaferini yürütmüş olan Themistocles’in daha sonra yaptıkları.

Yunanlı lider, Atina politikalarına ters düşerek, Pers İmparatorluğu’na kaçarak Pers saltanatı bünyesinde iş buldu ve hayatının geri kalan bölümü geçirdiği yerde taşra valiliği yaptı.

Zaman içerisinde, Persler, Yunan devletlerini birbirlerine düşürerek, Yunanistan üzerindeki hedeflerini başarabileceklerini fark ettiler ve Peloponnesian Savaşı’nda, Pers parası, Atina’ya karşı Sparta’nın zaferini finanse etti.

Büyük Cyrus’tan sonra yaşamış tüm Persler; ‘o, tam bir kraldı ve imparatorluğu en çok hakeden kişiydi’ denişlerdir.

Küçük Cyrus’u, Sardis’in eyalet başkenti’nde ziyaret etme fırsatı bulan, Spartalı general Lysander tarafından anlatılan bir hikaye var.

Lysander, Cyrus’un, kendisine ne kadar cana yakın davrandığını ve prensi güzel dizaynından ötürü tebrik ettiği duvarla çevrili cennetini göstermeye ne kadar hevesli olduğunu anlattı.

Lysander, krala ‘aslında bu işi yapan ve planları hazırlayan köleye teşekkür etmeliydim’ deyince, Cyrus gülümsedi ve planları yapanın kendisi olduğunu hatta bahçenin yapımında çalıştığını söyledi.

Şaşkına dönmüş Lysander, Cyrus’u alkışlayarak: “İyi kaderini hakediyorsun Cyrus – iyi bir insan olduğun için buna sahipsin” dedi.

YAPTIKLARINA KARŞIN İSKENDER İÇİNDE PERSLERE SAYGI BARINDIRIYORDU

İskender, Persliler tarafından yok edici, pervasız ve aciz bir genç olarak nitelendirilse de, ‘bazı kanıtlar’, Perslilere karşı içerisinde bir saygı barındırdığını ortaya koyuyor.

İskender, daha sonra istilasının neden olduğu felaketten ötürü pişman oldu. Persepolis’in biraz kuzeyi’nde yer alan Pasargad’da Büyük Cyrus’un alan talan olmuş mezarı ile karşı karşıya geldiğinde oldukça üzülüp onarımların derhal başlaması emrini verdi.

32 yaşından fazla yaşamış olsaydı, halen yenileyeceği ve onaracağı pek çok yer olurdu. Zamanla, Persler ulusal tarihleri bünyesinde, sonraki tüm fatihleri uzlaştıkları gibi, Makedonyalı fatihle de uzlaşmaya vardılar.

Bu yüzdendir ki, İran’a özgü ulusal bir destan olan ve MS 10. yy’da yazılan Şahname’de, İskender’den tam anlamıyla yabancı bir prens olarak değil Persli bir annenin dünyaya getirdiği kişi olarak bahsediliyor.

Onun izinden giden diğer fatihler gibi, Büyük İskender’in bile aklı, İran fikriyle çelinerek etki altına alınmıştır.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Gündem Kıbrıs Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim