1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Çağa: "Turistleri küçümsüyoruz"
Çağa: "Turistleri küçümsüyoruz"

Çağa: "Turistleri küçümsüyoruz"

Turizm sektörünün başarılı isimlerinden Ufuk Çağa, ülkede hiçbir zaman turizm için bir planlamanın olmadığını söyledi.

A+A-

Fehime Alasya

Turizm sektörünün başarılı isimlerinden Le Chato Lambousa Hotel Genel Müdürü Ufuk Çağa, Le Chato Lambousa Hotel’de gelecek sezon için de yatırımlarının süreceğini ve başarı çıtasını gün ve gün yükselttiklerini belirtti.

Ülke turizmi ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Le Chato Lambousa Hotel Genel Müdürü Ufuk Çağa, “Gerçek anlamda turizmi bilenler ile siyasilerin bir araya gelip kısa, orta ve uzun vadeli planlar yapması gerekiyor” dedi.

Geçiş dönemini başarıyla atlattıklarına değinen ve sezonu oldukça başarılı kapatan Le Chato Lambousa Hotel Genel Müdürü Ufuk Çağa, gözlemlerini aktardı, geride bıraktıkları sezonu HALKIN SESİ’ne değerlendirdi. Yatırımlarının her geçen gün sürdüğünü kaydeden Çağa, otel bünyesinde konaklayan misafirlerinin yıl içerisinde ikinci kez geldiğini dile getirdi ve bunu da memnuniyetin bir göstergesi olduğunu söyledi.

Çağa şöyle dedi:

“Otel eski bir oteldi, yaklaşık olarak 1990’lı yılların başında hizmete girdi, atıl vaziyetteydi, yenilemesi yapılıp 2014 yılı haziran ayında işletmeye açıldı. Bu yıl doluluğumuz oldukça yüksekti. Başarılıyız ki mart, nisan ve mayıs aylarında gelen misafirlerimiz, yeniden gelmeye başladı. Yani bir yıl içerisinde ikinci kez geliyorlar. Sadece bir ülke vatandaşı da değil, çeşitli ülkelerden gelen misafirlerimiz var. İngiliz, Çek Cumhuriyeti, Avusturyalı, Alman misafirlerimiz var. Bunlar bizim için çok olumlu, ilk yıldan bir sistem oturtabilmek ve bu başarıyı yakalayabilmek bizim açımızdan çok güzel. Emin adımlarla ilerliyoruz. Halen daha da yatırımlarımız devam ediyor, bunlar da tamamlanınca çok daha iyi bir duruma geleceğiz.”

“ESNAF, BÖLGENİN CANLANDIĞINI SÖYLÜYOR”

Bölge esnafı tarafından, Lapta’da canlılığını kaybeden oteller bölgesinin Le Chato Lambousa‘nın açılması ile hareketlendiği duyumu aldıklarını söyleyen Ufuk Çağa, sadece kendilerine değil, çevreye de yüksek oranda katkı sağladıklarının altını çiziyor. Çağa, “Bizim açılmamızla birlikte bu bölgenin hareketlendiğini söylüyorlar.  Bölge esnafı bu konuda güzel şeyler dile getiriyor. Yollarda, kaldırımlarda ve çevrede, esnafta başlayan bir canlılık olduğu söyleniyor. Bunu biz değil çevredeki esnaf dile getiriyor, bu sayede de sadece kendimize değil, çevremize de katkımız olduğunu anlıyoruz. Esnafı, dülgeri, demircisi, herkes yararlanıyordur. Çamlıbel, Tepebaşı, Güzelyurt hatta Bostancı’dan burada çalışan elemanlarımız var. Birçok elemanımız yerlidir ve özellikle istihdam konusunda KKTCvatandaşlarına öncelik veriyoruz. Öğrencilerimiz de burada staj yapabiliyor, onları izliyor ve bizimle devam etmek isteyenleri yazın da yanımıza almayı düşünüyoruz.” dedi. 

“HEM SATIŞ YAPIP ÜRETİCİMİZİ DESTEKLEYECEĞİZ HEM DE ÜLKEMİZİ TANITACAĞIZ”

Turizmin artık deniz, güneş ve kumdan ibaret olmadığını kaydeden Çağa, inanların artık hizmet kalitesi ve yerel güzellikler aradığını belirtti.

Çağa şöyle konuştu:

“Artık deniz, güneş ve kum, lüks oteller her yerde var. Artık farklı alternatifler sunmalıyız. Avrupa’da çok seyahat eden insanlar hizmetin kalitesine bakıyor. Birçok insan gittiği yerin yerel yiyecek içeceğine, kültürüne bakıyor. Biz de bunları sağlamaya çalışıyoruz.  Yöresel tatlar köşemizi oluşturuyoruz otel içerisinde. Ülkeye has üretilen şeyleri pazarlıyoruz, alıç, zeytin, zeytinyağı, bu tarz ürünlerimizi de burada barındırıp, sergileyeceğiz, satışını da yapacağız.  Hem satış yapıp üreticimizi destekleyeceğiz hem de ülkemizi tanıtacağız. SPA Merkezimizin kapısı eski Kıbrıs evi kapıları gibi, tavanı mertek”

“GERÇEK ANLAMDA TURİZMİ BİLENLER İLE SİYASİLER BİR ARAYA GELİP PLANLAR YAPMALI”

Ülke turizmini de değerlendiren Çağa, günümüzde ülke turizminin ikiye ayrıldığını kaydetti. Turizmde kısa, orta ve uzun vadeli planlamalara ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Çağa şöyle dedi:

“1990 yılından günümüze dek çok zor bir destinasyonuz diyebilirim. Ada ülkesiyiz ve ulaşımımız çok zor, hava yolu olanaklarımız da her dönem çok farklılık gösterdi. Hiçbir zaman turizmde bir planımız olmadı. Turizm çok meşakkatli bir iştir. Süreklilik arz eden ve uzun vadeli planlarımız olmadı. Gerçekçi planlara ihtiyacımız var. Her hükümet döneminde değişmeyen devlet planlarına ihtiyacımız var. Bir casino turizmi yapanlar bir de gerçek anlamda turizm yapmaya çalışanlar olarak turizmimizi ikiye ayırabiliriz. Casino otellerini yaptığı işler tamamen casino müşterilerine yöneliktir.  Son birkaç yıldır teşvik sistemi ile başarılı işlere imza atıldı. Fakat teşvik sistemini de fazla uzatmamak gerekir. Turizm Pazarlama Fonu sadece teşvik sistemine kullanılıp, uzun zamandır reklam yapılmıyor. Bu teşvikten yaralanıp ülkeye gelen turistler de çok büyük harcama yapan kesit değil. Fiyatlar düşük olduğu için geliyorlar. Fakat alışkanlıklar çok önemli, gelenler bu ülkeyi severse ve düzenli gelmelerini başarabilirsek, teşvik sistemi kalksa bile bu insanlar buraya gelecek. Bu yüzden alışkanlıklar çok önemli. Bu yüzden birinci adım, gerçek anlamda turizmi bilenler ile siyasilerin bir araya gelip kısa, orta ve uzun vadeli planlar yapması gerekiyor.”

"FARKLILIKLARIMIZI KEŞFEDİP ORTAYA ÇIKARMALI, TURİSLERİMİZİ KÜÇÜMSEMEMELİYİZ”

Turizmde sadece acente, tur operatörü veya kiralık araba şirketlerinin çabası yeterli değil. Her alanla ilgisi var. En fazla turist Girne’ye geliyor, gelene dek de Ercan’danGirne’ye dek orta refüjlerde sadece otları görüyor. Bu durumda da “Turizm ülkesi olacağız” dememiz doğru değildir. İnsanlar her şeye bakar.

Bu ülkeye insanlar birçok şey için gelebiliyor, kimisi tarihi, kimisi eğlencesi, kimisi çevresi… Her alanda iyiye doğru gitmeliyiz. Kıyılarımızda dalacak birçok yer var, bunu ön plana çıkartabiliriz. Yeterli donanıma sahip dalış kulüplerine sahibiz. Göçmen kuşların geçişini izlemek için birçok ülke gezen insanlar var, onları çekmek için ön plana çıkarabiliriz. Tarihi bir zeytin ağacını her yıl beş milyon insan ziyaret eder. Bunları keşfedip, ön plana çıkartmalı ve turizmimizi renklendirmeliyiz. Fakat bizim halen daha tuvaleti olmayan tarihi mekânlarımız bile var, çok acı ama…  İnsanlarımızda da gerçek anlamda turizm bilinci yok. Turistleri küçümsüyoruz, hepimize faydası olduğunu bilmeden… Belediye, devlet, şahıslar, herkes turistten para kazanıyor ve bu bilincin artması gerekiyor”

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.