1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Çanakkale…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Çanakkale…

A+A-

Çanakkale Zaferi'nin yıldönümü bugün... Ve mutlaka dudak büküp şu mealdeki yorumu yapacak olanlara rastlayacağız yine: 
   “Orada on binlerce genç insan öldü de, ne oldu? Gelibolu'dan püskürtülen itilaf devletleri birkaç yıl sonra Çanakkale Boğazı'nı hiçbir direnmeyle karşılaşmadan geçip İstanbul'a dayanmadı mı? Türk topaklarını işgale başlamadı mı?..”
   Bu soruya çeşitli açıdan verilecek yanıtlar var...
   Çanakkale'de ulusal bütünlüğün doruklarında yaratılan mucizevi direniş, 1919'da başlayan Türk kurtuluş savaşının moral kaynağını ve dinamizmini oluşturmuştu... Eğer Türk ulusunun yakın geçmişinde dünyaya parmak ısırtan bu destan olmasaydı, tüm vatan sathında o denli inançlı ve kararlı bir kurtuluş savaşı yürütülemeyecekti. Çanakkale, yıllar boyu bütün cephelerde yenilerek gerileyen bir ulusun moralinde yeniden tavan yapan olaydır... 
   Dahası, kurtuluş savaşının güneşi olan Mustafa Kemal efsanesi, Anafartalar'da doğmuştu... Çanakkale Zaferi'nde ününü doruğa çıkartan eşsiz bir komutana dönüşür Mustafa Kemal Paşa... Çanakkale destanı onun adıyla özdeşleşir... Çanakkale'nin kazanımı olan bu önderin arkasından tüm ulus birkaç yıl sonra özgüvenle yürüyecek ve tıpkı Çanakkale'dekine benzer mucizevi bir zafere ulaşacaktı... 
* * *
   1915'te sömürgelerinden topladıkları askerleri öne sürerek Gelibolu'ya yüklenir İtilaf Devletleri... Onların esas amacını da göz ardı edemeyiz... Trablusgarp ve Balkan savaşlarındaki panik ruhuna tanık olmuşlardır... Çanakkale'yi de kolay aşılacak bir engel olarak görüyorlardı. Sanıyorlardı ki, panik orada da sürecek ve Türk orduları önlerinde çil yavrusu gibi dağılacaktı. Çanakkale aşılınca ne olacaktı?... Çarlık Rusya'sının batıdaki emperyalist müttefikleriyle dayanışması fiilen gerçekleşecek ve Bolşevik ihtilali önlenecekti...
Unutulmamalıdır ki, o dönemde Rusya'da sosyal, ekonomik ve kültürel etkenlerle büyük bir huzursuzluk başlamıştı. Günden güne büyüyen ve devrimci bir kadro tarafından çok iyi yönetilip yönlendirilen bu huzursuzluk, 1917 Bolşevik ihtilalinin sinyallerini veriyordu. Çar İkinci Nikola, Batılı müttefikleriyle güçlü bir iletişimi sağlayabilirse, hem ekonomik ve hem de askersel gücünü artıracak ve böylelikle devrimci dalgaları püskürtebilecekti.
   Pek çok ülkede, pek çok halk hareketi Batılı emperyalist ülkeler ya da bu ülkelerin oluşturduğu paralı lejyonlar tarafından engellenmemiş miydi?..
   İtilaf Devletlerinin aşılmaz Türk direnişi karşısında Çanakkale'de tersyüz edip geri dönmesi, Çarlık Rusya'sının devrimci dalgalar karşısında yalnız kalması sonucunu yaratır.
   Lenin 1917'de Rusya'daki ihtilalini başarıya ulaştırır... Çanakkale'yi aşmayı başaramayan batı emperyalizmi, dünyadaki tüm dengeleri değiştiren güçlü Sovyet rejimini yıkabilmek için, 70 yıldan fazla yoğun uğraş verir...
1919'da Anadolu'da Türk Kurtuluş Savaşı başladığında, kendi devrimini gerçekleştirmiş ve Çarlık dönemine son vermiş bir Rusya vardır... Devletin yeni adı “Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği”dir... Artık Kemalist Türk devrimi o yönden tehdit altında değildir. Oysa çok yakın bir geçmişe kadar, Türklerle Ruslar tarihin ve bölgenin en kanlı savaşlarını yapmışlardı... Türk ulusu Sarıkamış'ta, Çar İkinci Nikola'nın bizzat cepheye giderek yönettiği bir imha saldırısının derin ve unutulmaz acısını yaşamıştı... Romanov Çarlık Ailesi'nin trajik sonu, acaba Sarıkamış ‘ah’ının ilahi bedeli miydi?...
* * *
   Çanakkale savaşlarının Kıbrıslı Türkler üzerindeki duygusal etkisi de büyüktür. Kıbrıs Türk ulusal bilincinin ilk etkin kıvılcımı Çanakkale ile tetiklenir... İngiltere Gelibolu'da Türklerle savaşa tutuşunca, Kıbrıs'taki Türkler üzerindeki baskısını artırır... İngilizler esir aldıkları 1000 kadar Türk askerini Gelibolu'dan Kıbrıs'a getirip Mağusa'daki Karakol (bugünkü Gülseren) kampına kapatır... Bu esir askerlerle Türk halkı arasında hüzünlü bir iletişim oluşur o günlerde... Kıbrıslı Türkler, aşırı yoksulluklarına karşın, acımasız bir bakımsızlık içinde olan esirlere yardım etmektedir... Yerli halkla esir askerler arasındaki ilişkileri bahane eden İngiliz Sömürge Yönetimi, isyan hazırlığı yapıldığı gerekçesiyle yüzlerce Kıbrıslı Türkü tutuklayıp Girne Kalesi'ne hapseder... Kıbrıs Türk halkında ulusal bilincin uyanışı başlar... Kıbrıs’taki Çanakkale esirlerinin öyküsü daha başka yazılara konu olacak kadar derin ve dramatiktir. O öyküye dair yorumlarım başka güne. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.