Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

ÇARESİZLİK…

A+A-

Sabahın karanlığında dışarı çıktım.

Havada sis.

Yoğun mu yoğun.

Arabanın farları 10 metre ötesini gösteremeyecek kadardı.

Adeta ışık huzmesini sis içine çekiyordu.

Hani arabada olmasam, kendimi garantide görmesem bir de o sisli ortamda oradan yaya geçer olsam.

Korkardım.

Aklıma sisli havaları seven kurtlar geldi.

Ya şehre inerlerse.

Gerçi mümkün değil.

Ne demişler…

“İnsanın olduğu yere insan istemezse hiçbir yaratık gelemez.”

Aslanları getirin aklınıza.

 Onlar kraldırlar.

Kendileri içindir tüm canlılar.

Acıktı mı gözüne kestirdiğini avlar, yer.

Sonra uyur.

Yavrularını besler.

Tekrar acıkır yine sahneye çıkar.

Yine gözüne kestirdiğini…

O bile giremez insanların yaşadıkları yerlere.

Korkar.

Çünkü insan elleri ile aklını da kullanır.

Her neyse…

Sisli havada araba ile giderken yol ortasında bir karaltı gördüm.

Naylon poşet olabilirdi çünkü rüzgarla beraber hafif sallanıyor gibiydi.

Üstünden geçebilirdim.

Yine de kenardan geçeyim dedim, tam geçip gidiyordum ki fark ettim…

Onlar üst üste yatan köpek yavruları idiler.

Tam beş taneydiler.

Soğuk vardı.

Üşümüşlerdi.

Dörtlüleri yakarak indim arabadan.

Dokundum en üstekine, kaçtı.

Diğerleri o kadar küçüktüler ki…

Hele en altta yatan en zayıfı.

Tek tek aldım, kenara taşıdım.

Devam ettim yola aklım onlarda kaldı.

Ya almasaydım…

Ya başka bir araba torba diye ezseydi.

Arkadaşıma anlatım,”Çok büyük sevap kazandın” dedi.

-Sevap?

-Evet, dedi “doğru Cennete”.

-Ben ne Cennet düşündüm onu yaparken, ne de bir menfaatim vardı, sadece çaresiz hayvanlara yardım ettim ve bu yüzden rahattım.

Dönüşte yine sis vardı.

Yine göz gözü görmüyordu.

Yine kurtları, aslanları, insanı düşündüm.

İnsan olan yere gelemezlerdi.

Rahatlamıştım.

Ne kurtlardan ne aslanlardan korkmuyordum sis de olsa.

Köpek yavrularının olduğu yere gelirken ne olur ne olmaz diye yine yavaşladım.

Aynı yere geldiğimde biraz daha küçük bir karaltı gördüm aynı yerde.

Yine durdum.

Dörtlülerimi yaktım.

İndim.

Yaklaştım.

En zayıf olan yavru köpek oradaydı…

Sağ arka ayağı hafif sekerek olduğu yerde dönmeye çalışıyordu.

İnliyordu.

Yavaşça eğildim.

Etrafta göremediğim onlarca köpeğin havlamaları vardı.

Yolun hemen kenarında da sabah yoldan uzaklaştırdığım yavru köpekler bakıyorlardı.

Ayaklarını yokladım kırık yok gibiydi.

Oynattım eklemlerini, bazı noktalarda inlemesi artıyordu hayvanın.

Tekrar götürüp kenara koydum.

Siz olsaydınız ne yapardınız?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.