1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Çarpık düzenin çarpık cezaevi
Çarpık düzenin çarpık cezaevi

Çarpık düzenin çarpık cezaevi

Ülkede özellikle uyuşturucu kullandıkları için cezaevine giren kişiler ıslah mı ediliyor, yoksa cezaevinde daha çok uyuşturucu bağımlısı haline mi geliyor?

A+A-

Uyuşturucu kullandığı gerekçesiyle 1 yıl hapse mahkûm edilen bir genç, gazetemize konuşarak, uyuşturucu suçundan cezaevine girme sürecini ve cezaevinde karşılaştıkları hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

“Hint keneviri içen bir kişi, cezaevinden ‘Bonzai’ bağımlısı olarak çıkıyor. Cezaevinde alkol da dönüyor, kumar da, uyuşturucu da. Cezaevinde kurulan düzende uyuşturucuyu cezaevine sokan da kazanıyor, dağıtan da, satan da. Olan yine bağımlılara oluyor. Bütün zararı yine içiciler görüyor.”

Uyuşturucu kullanımı ülkede ciddi boyutlara ulaşırken, her gün uyuşturucudan mahkum olan gençlerin mahkeme koridorlarında trajik hallerine şahitlik etmekteyiz. Rehabilite edilmesi ve bağımlılıktan kurtarılıp sağlıklı yaşama kazandırılması gereken gençler, gerek yasal yanlışlıklar gerek ülkede doğru düzgün bir rehabilitasyon merkezinin olmayışından dolayı cezaevine gönderilip daha da büyük sorunların içerisine itiliyor. Gazetemizin “Uyuşturucu Dosyası” adı altında yayınladığı 4’üncü dosyada uyuşturucu kullanan ve bir yıl cezaevine gönderilen bir gencin tüyler ürperten açıklamaları bulunuyor. Gazetemize ismi ve fotoğrafı yayınlanmaması şartıyla konuşan gencin, cezaevi gerçeğiyle ilgili yaptığı açıklamalar çok konuşulacak.

Kumardan, alkole,

Yaklaşık bir yıl önce 5 gram Hint keneviri tasarruf ettiği gerekçesiyle polis tarafından tutuklandığını ve suçunu kabul edip ifade vermiş olmasına rağmen, hiçbir soruşturma yapmayan polisin, kendisi hakkında 3 gün tutukluluk emri alarak polis hücrelerinde tutulduğunu anlattı. Polisin 3 gün süren tutukluluk süresi zarfında bir kez olsun kendisini görmeye dahi gitmediğini anlatan genç, 3 günün sonunda kendisini mahkeme huzuruna çıkarılıp yargılanacağı güne kadar yüksek teminat şartlarına bağlayarak serbest bıraktıklarını söyledi.

“Zaten açık hapishanede gibiydim…”

Yakalanma sürecinden sonra aylarca davalarının gelmesini beklediğini ve bu süre zarfında zaten açık hapishanedeymiş gibi yurt dışına çıkamadığını anlatan genç, daha sonra yargılama süreci başladığı anda ise tutuklanarak cezaevine konulduğunu aktardı. Cezaevine girme sürecinin ise hastaneye götürülerek kelepçelerle kan alma işlemi yapılmasını, sanki de adam öldürmüş gibi davranılarak cezaevi aracına konulmasını ve Lefkoşa Merkezi Cezaevi’ne götürülmesini, devamında yaşadığı olaylar olarak anlattı.

Kendi kuralları olan bir dünya

Cezaevine konulduktan birkaç gün sonra hakkında getirilen suçlamaların kararının okunması için yine mahkeme huzuruna çıkarıldığını anlatan genç, burada yargıçların uygun gördüğü 1 yıl hapislik cezasını duyunca ise gözlerinin karardığını, dilinin uyuşup konuşamadığını ve yaşadığı şoktan hareket edemeyecek duruma geldiğini ifade etti. Cezaevine götürülüp hücresine yerleştirilene kadar geçen süreyi yaşadığı şok nedeniyle hatırlamadığını anlatan genç, kendine geldiğinde ise yepyeni ve kendi kuralları olan bir dünyayla karşılaştığını söyledi. Merkezi Cezaevi’nin tüzük ve kuralları yanı sıra her bölümün kendine has bazı kuralları ve yaşama şekli olduğunu ifade eden genç, bölümde bulunan ağır cezalı mahkumlarla, eski mahkumlarla ve ciddi suçlar işleyen “Cinayet, tecavüz, adam öldürmeye teşebbüs, hırsızlık, uyuşturucu kaçakçılığı, insan kaçakçılığı” yapan kişilerin kurallarıyla karşılaştığını ifade etti.

“Parayı verdikten 10 dakika sonra uyuşturucu elinizde”

Bu kişilere alışması ve birbirlerine güven duymaları sürecinin birkaç ay aldığını anlatan genç, daha sonra cezaevinin gerçek yüzüyle karşılaştığını anlattı. Cezaevinde kumar, mahkum imalatı olan şarap ve alkol ve Bonzai içilen ortamları, bire bir görerek şahit olduğunu anlatan genç, cezaevinin gerçek olduğu bilinen, ancak kimse tarafından dile getirilmeyen gerçekler olduğunu kaydetti.

Genç, “Mesela ben Hint keneviri içtiğim için cezaevine konuldum. İçerde dönen uyuşturucunun haddi hesabı yok. Dışarıda bir paket Bonzai 200 TL’ye satılırken, cezaevine bir sigaralık Bonzai’yi 100 TL’ye satıyorlar. Ve dışarıda uyuşturucuyu almak için günlerce beklemeniz gerekirken, içeride parayı verdikten 10 dakika sonra uyuşturucu elinizde oluyor” dedi.

“Uyuşturucu beyaz bir kağıt içerisinde size ulaşır”

Cezaevindeki koğuşlarda uyuşturucu satan şahısların olduğunu ifade eden, genç hayrete düşüren açıklamalarına şöyle devam etti:

“Her koğuşta uyuşturucuyu pazarlayan ve para toplayan bir kişi var. Bu kişiler mahkumlardan paraları topluyor ve mahkumlara uyuşturucuyu ulaştırıyor. Siz eğer kısa süreli ceza alan bir kişiyseniz -ki bu en az iki yıl mahkum olmanız demektir-, uyuşturucuyu kimden ve nasıl aldığını göremezsiniz. Size sadece verdiğiniz para kadar uyuşturucu, beyaz bir kağıt içinde ulaşır.”  

Bir paket Bonzai’den 7 bin TL para…

Cezaevinde mahkumların uyuşturucu satışından elde ettikleri miktar hakkında da bilgi sahibi olduğunu anlatan genç, uyuşturucu satıcılarının bir paket Bonzai’den yaklaşık 7 bin TL para yaptıklarını da öğrendiğini söyledi. Genç, bundan sonraki süreçte de uyuşturucunun cezaevine nasıl girdiğini tespit etmekle uğraştığını anlattı. Ve şöyle konuştu:

“Ben cezaevine girdiğimde cezaevine sınırlı sayıda ziyaretçi kabul ediliyordu. Verdiğimiz ziyaretçi isimleri dışında kimse ziyaretimize gelemiyordu. Ziyaretimize gelenler ise sadece kıyafet ve para bırakabiliyorlardı bize. Bırakılan eşyalar dikiş yerlerine kadar didik didik aranıyordu. Yani mantıklı olarak düşündüğünüzde içeriye uyuşturucunun nasıl girdiğini anlamanız çok uzun sürmeyecek…” 

Hafif bir uyuşturucu bağımlısı Bonzai bağımlısı olabiliyor

Uyuşturucuyu cezaevine sokan da, uyuşturucuyu cezaevinde dağıtan da, pazarlayan da bu ticaretten hakkına düşen payı aldığını anlatan genç, cezaevine hafif bir uyuşturucu kullanıcısı olarak giren bir kişinin Bonzai bağımlısı olarak cezaevinden çıkmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi.

“Kumar oynamanın limiti yok”

Cezaevinde oynan kumar oyunlarıyla ilgili de gazetemize açıklamalarda bulunan genç şöyle konuştu:

“Her bölümün bir odasında kumar oynayan mahkumları görmek mümkün. Benim bulunduğum koğuşta poker oynanıyordu. Hem de orijinal kağıtlarla. Masaların üzerinde yeşil bez konuyordu, oyun oynanırken. Tıpkı casinolarda olduğu gibi. Parayı toplayan bir kişi olurdu ve verdiği para kadar değişik renklerde boncuklar verilirdi oyunculara. Bu masalarda kumar oynamanın limiti yoktur. Her elde çok yüksek miktarlarda paralar dönüyor. Bir akşam bir masada tek elde 300 TL döndüğünü gördüm.”

Elma suyundan şarap, kartondan rulet masası

Cezaevinde gardiyanlar tarafından ele geçirilen kartondan yapılmış bir rulet masası gördüğünü anlatan genç, “Cezaevindeki koğuşlarda 21, 31, batak, poker ve rulet” oyunlarının oynandığına şahit olduğunu söyledi. Mahkûmların kantinden aldıkları yüzde yüz elma suyu ile bir miktar ekmek içini bir kapta günlerce beklettiklerini ve şarap haline gelen içeceği içerek sarhoş olduklarını belirten genç, cezaevine dışardan daha rahat suç işlendiğini, ayrıca, cezaevinde polis korkusunun olmadığını gördüğünü anlattı.

“Ben cezaevine ıslah olmam için mi gönderildim, yoksa?”

Cezaevinde kalan ağır cezalı mahkumların, hafif cezalılar ile dışarıda ne yapacakları hakkında plan kurduklarını, nereden uyuşturucu bulup nasıl pazarlayacakları hakkında da planlar yapıldığını anlatan genç, “Cezaevine hafif bir suçtan girmişseniz, suç makinesi olarak dışarıya çıkmanızın önünü kesen hiçbir şey yoktur. Şimdi ben sormak istiyorum. Ben cezaevine ıslah olmam için mi gönderildim, yoksa suç nasıl işlenir onu öğrenmek için mi?” şeklinde konuştu.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.