1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Çatalköy, sanat eseri kadar güzel…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Çatalköy, sanat eseri kadar güzel…

A+A-

Bir halkın tarih sahnesinden silinme süreci, değerlerini, geleneklerini ve kültürünü unutmaya başladığı anda tetiklenmiş olur. Bizim için de işte o tehlike sezilmiştir ki, toplumsal bellek oluşturma devinimlerimiz son yıllarda ivme kazandı. O bağlamda kitaplar yayımlanıyor, kısa ya da uzun metrajlı, konulu ya da belgesel filmler çekiliyor, plastik sanatlara yerel bir içerik kazandırılıyor.
  
Kıbrıs Türkü’nün öz belleğini canlandırma uğraşlarına yöresel festivallerin ve tanıtım etkinliklerinin katkısı çok büyük. Kültürel, sosyal, sanatsal yaşamımız; unutulmaya yüz tutmuş otantik lezzetlerimiz, el becerilerimiz, gelenek, görenek ve adetlerimiz o etkinliklerde uygulamalı ve görsel biçimde sunuluyor.
  
Bu devinimlerin son örneklerinden birinin içinde geçen Cumartesi doyasıya yaşadım. Çatalköy Belediyesi’nin düzenlediği zengin programlı İkinci Kültür Sanat Günü, amaçları doğrultusunda hedefi yakaladı.
  
Genç belediye başkanı Mehmet Hulusioğlu, kültür sanat günü dolayısıyla oralara akın eden ziyaretçilere coğrafyamız içinde eşsiz bir konuma sahip olan Çatalköy’ün özgün güzelliklerini ve gelişmelerini gösterme fırsatını da yakaladı. Zaten bir sanat eseri kadar güzel olan Çatalköy’deki kültür sanat gününü sanatçılarımızın anlamlı ve özverili dokunuşları pırıltısı bol bir Akdeniz  şölenine dönüştürmüştü. Tiyatro hareketimizin tutkulu çılgınlarından Derman Atik ve ekibi, senaryolarının en güzel biçimde uygulanmasına çaba harcadılar.
Çatalköy Belediye Başkanı Hulusioğlu için Derman Atik ve arkadaşları büyük kazanç. Hulusioğlu’nu o gün tanıdığımda, aslında onun da çok şeyler vaat eden bu sanatçı ve yaratıcı ekip için bir kazanç olduğu sonucuna vardım. Sevgili Derman’ı Girneli bilirdim. Çatalköylü olduğunu o gün orada Çatalköy’e borcunu canla başla ödemek için uğraştığı sırada öğrendim. “Ben eşimden önce Çatalköy’e aşık oldum ve buraya ebediyen yerleştim” dedi bana.
  
Tiyatroya ve çok amaçlı kültür salonuna dönüştürmeye çalıştıkları eski sinemayı gösterirken heyecanlıydı.. Hele salon devreye girsin, bu potansiyel yüklü ekibin  kültürel üretimlerinin yankıları tüm ülkeye yayılacak. Başkan Hulusioğlu’nun, Çatalköy’e  bir başka zenginlik katacak salon projesini en kısa sürede tamamlayıp devreye koymasını dilerim.
  
Kısa adı ÇADER olan Çatalköy’ü Geliştirme ve Kalkındırma Derneği’nin çabaları da görülmeye değer. Çatalköy’ün vizyon sahibi, üretken ve sanatçı ruhlu insanları bu derneğin çatısı altında birleşerek beldelerini tanıtma ve kalkındırma bağlamında güzel işler yapıyorlar. Derneğin üye yapısında bayanlar ağırlıkta. ÇADER, İkinci Kültür Sanat Günü’nün başarıyla düzenlenmesine de büyük katkı koydu.
  
Beldenin adı “Çatalköy” ama köylükle artık hiçbir ilgisi kalmadı. Şipşirin bir kasaba. 1974’ten önce, henüz bugünün çok işlek çevre yolu açılmamıştı. Girne’nin güzelim plajlarına gidip gelirken biz Lefkoşalılar bu köyün içinden geçen yolları kullanırdık. Tenha köyün insanlarının kaldırımlara, evlerinin ve kahvelerin önüne oturarak serinlerken arabaların içinde geçen plaj yolcularını izlediklerini anımsarım. Çatalköy’ün o zamanki adı Ayios Epiktitos’tu. Sakinleri hep Rum’du. 600 dolayındaki Türk 1963 olayları sırasında buraları terk etmişti.
Genellikle Leymosun ilçesinin Evdim köyünden gelen göçmen Türklerin yerleştiği bugünün Çatalköy’ü eşsiz doğası, manzarası ve dingin yaşam tarzıyla nüfus çekmeye devam ediyor. Çatalköy Belediysi, en fazla emlak vergisi toplayan yerel yönetimlerimizden biri. Malpas, Olive Tree, Cratos ve Acapulco gibi önemli turizm tesisleri de Çatalköy’ün belediye sınırları içinde. Yeni inşaatlar da berdevam!..
  
Sözün özü, 1974 öncesinin o deniz manzaralı minik dağ köyünün bağrından modern ve tertemiz bir tatil kasabası fışkırdı.. Kışın 8 bin olan nüfus, yaz aylarında 12 bini aşıyor. Emlak satışlarının en yoğun olduğu yörelerimizden biri… Ama ne yazık ki, beton siteler dönümlerce yeşilliği de yuttu. Dağın tepelerinden denize dek uzanan zeytinlik alanlar lüks yerleşim alanlarına yer açabilme adına yok edildi. Hızlı gelişmenin çevresel ağır bedellerinden biri de bu.
  
Yöreye yerleşen Avrupalıların sayısı bine yanaşıyor. Çatalköy’ün Kültür Sanat Günü’ne bu Avrupalı yerleşiklerin de rağbet ettiğini ve yerli halkla kaynaştıklarını gördüm.
Çatalköylülerin hiç mi tedirginliği yok? Tabii ki var. Filtresiz bacasından zehir saçan Teknecik Elektrik Santralı’nın ve yerleşim alanlarının ortasına konuşlandırılan devasa baz istasyonlarının şerri, doğa harikası Çatalköy’e de kabuslu günler yaşatmakta. Çatalköylüler, bölgedeki kanser olaylarının yoğunlaştığını mutlaka yazmamı istediler; yazıyorum.
  
İşte tanıtım bu. Çatalköy’ün o özel gününde bulunmasaydım bunları nasıl yazabilirdim?..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.