1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Çatışma Süreci…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Çatışma Süreci…

A+A-

Önce halk arasında “bir şeyler olacağına dair”  konuşmalar başlar.

Bir müddet sonra olayın ciddiyeti anlaşılır, toplantılara girer tehlike söylentileri.

Kapılarda kısıtlama getirilir.

Ardından kapılar kapatılır, geçişler ve karşı tarafla irtibat minimuma indirilir.

Alışverişler engellenir.

Derken bir şafak vakti eller tetikteyken tek kurşun atılır nereden geldiği belirsiz.

Ufak bir aradan sonra ardı ardına patlar tüfekler.

Ve el bombaları, havan topları, otomatik silahlar.

Ölüm kusmaya başlamıştır artık nefret.

Sonunu iki cephedekiler de bilemez o saatten sonra.

Kör bir dövüş başlar karanlığa doğru.

Ya ölümüne kadardır bu kapışma ya da aklıselim, “dur yahu ne yapıyoruz” diyene kadar.

Sıkıntıyla başlayan süreç ateşkesle durulur.

Ateşkesin ardından soğutma çalışmaları başlar.

İki taraf arasındaki görüşmeler yeniden sıklaşır.

Ve halk bu iş bitti sevincine kapılır.

Bir müddet sonra olağanüstü hal gevşetilir, insanlar evlerinde banyo yapıp yatmaya çekilir.

Böyledir aptallıkların yaşandığı dünyada toplumlar arasındaki çarpışmaların hikâyesi.

Giden gitmiş kalan kalmıştır artık.

Ya çıkış yolu bulunur defter kapatılır, ya da bizdeki gibi her an çatışma riskinin olduğu ateşkes hali sonsuza kadar devam eder.

Sahi kim ile kim arasındadır bizdeki ateşkes?

Saydığım süreci kısacık ömrümüzde en başından olmasa da en zorlu dönemini yaşayıp gördük.

Gerek Kıbrıslıtürkler gerek Kıbrıslırumlar bugünleri görebilselerdi sanırım bugün ülkemiz bölünmemiş, içimizde yabancı askerler olmazdı.

 Bu durumdan kim kârlı çıktı dersiniz?

Kıbrıslırumlar mı? hiç sanmam çünkü onlar da mutlu değiller.

Mutlu olsalardı bugünkü duruma razı olup kuzeyde kalan toprakları Türkiye’ye devreder ilelebet sorunsuz yaşarlardı.

Buna yanaşmıyorlar çünkü memleketlerinin yarıya yakını gitmiş.

Huzurları ülke tamamlanana daha doğrusu birleşene kadar olmayacak da.

Kıbrıslıtürker mi? o da değil çünkü mal ortada.

Onların ne sözü geçer , “ bağımsız devletimiz” dedikleri kuruluşta, ne de dilediklerince dünyaya açılıp geleceklerine yatırım yapabiliyorlar…

Öyle veya böyle gerçek şu ki Kıbrıs’taki statükodan memnun olanlar malı kapanlardır.

Diğerleri ise mutsuz ki onlar da Kıbrıslıtürkler.

Daha doğrusu gidişatın yönünün fark eden Kıbrıslıtürkler.

Neyse…

Çatışmaların aşamalarından bahsetmiştim yazının başında.

Korku içlere doğru akıp dururken yürekler taş kesilir ve çıkacak bir kıvılcımla alevlenir öfke.

Bugünlerde yaşadığımız süreç o sürece benziyor.

Sanki birileri karşı tarafın sabrını deniyor

Sanki birileri karşı tarafa diş gösterip köşeye sıkışmış bir kedi gibi saldırıya geçmesini bekliyor.

Dedim ya, bir şafak vakti eller tetikteyken tek kurşun atılır nereden geldiği belirsiz.

Ve ufak bir aradan sonra ardı ardına patlar tüfekler.

Sanki bu süreç hiç yabancı değil.

Sanki bu süreci daha önceden yaşamış gibiyim…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.