1. YAZARLAR

  2. Asst. Prof. Dr. Deniz İşçioğlu

  3. Cebimizde Kalan Üç Zeytin Çekirdeği- Dünya Su Günü
Asst. Prof. Dr. Deniz İşçioğlu

Asst. Prof. Dr. Deniz İşçioğlu

Bana Sorarsanız...
Yazarın Tüm Yazıları >

Cebimizde Kalan Üç Zeytin Çekirdeği- Dünya Su Günü

A+A-

Şimdi geriye dönüp bakıyorum da ben çocukken daha bir anlamlıydı... diye kurulan cümleler vadır. Bazen bizler için anlamlı mesajlar veren bazen de geçmişe özlemi dile getiren. “Küstüm oynamıyorum” diyemeyiz artık. Oyunu sonlandırmak isteriz bazen, bir de bakmışız ki oyunda bizden başkan kimse kalmamış. Büyüyünce bunları göremiyoruz. Beraberliğe mi oynuyoruz? Kazanmak için oynasak da her defasında beraberliğe de göz yumuyoruz. Bir evladın cebinde taşıdığı üç zeytin çekirdeği, bazen tüm yaşamını etkiler. Bazen umut olur ona bazen de çaresizlik. Babadan kama üç zeytin çekirdeği...Maddi kazanımlar, manevi değerlerimizi tehtit ederken bizler üç zeytin çekirdeğinin değerini anlayamayız. Atalarmızdan kalan manevi değerlerimiz bir bir uçup giderken, insanın insana merhaba demesi bile çıkarlara dönüştürülmüştür. Yaşam kavgası ne yaparsın. Bu kavgadan çıkıp çıkmayacağımız bile kesinlik kazanmamışken bizler var gücümüz ile savaşıyoruz.

Her zaman gülümseyerek hatırlayacağım, küçüklüğümden kalama bir kaç anı var aklımda. Bahçe kapılarının önünde toplaşmış aile bireyleri birbirleri ile sohbet ederlerdi. Kapının önünden geçenler sohbete ayak üzeri katılır sonra yoluna devam ederlerdi. Köy meydanlarında, sokak lambasının altında toplanırdı köyün gençleri ve hep saatler kontrol edilirdi eve geç kalınmasın diye. Dar mahallelerde molehiya yaprakları saplarından ayrılırdı birer birer ... Sohbetler şarkı tadında portokallar toplanırdı bahçelerden. Eski bayramlar vardı diye devam eder işte bizim küçüklük anılarımız... Peki geçmişten bugüne toplum olarak cebimizde kalan üç zeytin çekirdeğini çoğaltabildik mi? Ektik mi çekirdekleri? suladık mı onarı? Geçmişe bağlı yaşayamayız. Bir zamanlar deyip de bugünü ve yarınki kuşakların umutlarını harcayamayız. Sokak kapılarını açıp, gelecek olan elektrik faturasının telaşı ile karanlıkta oturup sokak lambalarından ümit bekleyecek kadar zor bir durumda kalmayalım ki gelecek nesillere geçmişi anlatırken yüzümüzde bir tebessüm oluşabilsin. Tüketim toplumundan üretim toplumuna geçiş sancılı da, olsa var olmak için bu mücadeleyi verebilmeliyiz. Kendi ayakları üzerinde duran bir toplum olmanın vakti çoktan gelmişti de bizler direttik. Günü geçmiş konserve kutusundan çıkmış, toplumu yanlış yönlendirecek vaadleri çöpe atmanın vakti gelmiştir. Bilimsel veriler var ise açıklanmalı, bir sorun çözümü ile ortaya konmalıdır.

Umutların yeşermesi için, tarlaların sulanması için, üretimin sürdürülebilir bir şekilde gerçekleşmesi için, ağaçlar için, insanlar için flora-fauna için “Su” gerekli “su”. Bugün 22 Mart Dünya Su Günü. Cebimizde kalan son üç zeytin çekirdeğini de işte bu su ile ekip yeşerteceğiz. Yeşermez diyorsanız bilimsel veriler ile tartışalım. Toplumu karanlıktan aydınlığa sürükleyemezsiniz. Toplum kendi iradesi ile karanlığı veya aydınlığı seçer.      

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.