1. HABERLER

  2. RUM BASINI

  3. Çelebis: “Askerin ve garantilerin kalacağı bir çözüm...”
Çelebis: “Askerin ve garantilerin kalacağı bir çözüm...”

Çelebis: “Askerin ve garantilerin kalacağı bir çözüm...”

Çelebis, “dönüşümlü başkanlıktan kaçamayız” vurgusunu yaptı ve “Askerin ve garantilerin kalacağı bir çözüm kotarmaya çalışanlar referandum hesaplarına AKEL’i katmamalı” dedi.

A+A-

Müzakerelerdeki deneyimleri nedeniyle “Kıbrıs sorununun bütün yönlerini en iyi ve derinlemesine bilen az kişiden biri” olarak tanımlanan AKEL Polit Büro üyesi Tumazos Çelebis, “dönüşümlü başkanlıktan kaçamayız” vurgusunu yaptı ve “Askerin ve garantilerin kalacağı bir çözüm kotarmaya çalışanlar referandum hesaplarına AKEL’i katmamalı” dedi.

Çelebis, haftalık Kathimerini’ye verdiği özel mülakatta, Türkiye’nin NAVTEX’ini kaldırmasının ardından KKTC Cumhurbaşkanlığı’na Mustafa Akıncı’nın seçilmesinin ortamı iyileştirdiğini, bunun da Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in tavrını değiştirmesine vesile olduğunu kaydederek, “Artık geçmişteki görüş birliklerini değerlendirmeye başladı” dedi.

Ancak bazı ana konularda (yürütme erki, AB çerçevesindeki 4 özgürlük, v.b.) sorun olmaya devam ettiğini kaydeden Çelebis “Bu konular geçmişte, diğer konulardan çok daha fazla şeytanlaştırılmıştı, bu da yine Başkan Anastasiadis’in kendisine sorun çıkarıyor” dedi, şunları ekledi:

“Başkan Anastasiadis, daha iyi olduğunu düşündüğü her şeyi yapmakta özgürdür ancak biz, değiştirmesi için bir sebep olmayan şeyleri değiştirmemesi gerektiği görüşündeyiz.”

Talat-Hristofyas döneminde sağlanan görüş birliklerinden birinin de çapraz ağırlıklı oy ile dönüşümlü başkanlık olduğu ve Türk tarafının bunu masada yeniden gündeme getirdiği hatırlatıldığında Çelebis, dönüşümlü başkanlığın 1993’ten beri masada olduğuna, Annan planının bütün versiyonlarında da yer aldığına işaret ederek, şöyle devam etti:

“O zamanlar tepkiler bu mesele üzerinde yoğunlaşmadı. Biz, bunca yıl masada olan, BM planlarına geçen, federal organlara ve kararlara etkin katılım konularındaki hassas dengelere dokunan bir şeyin kolay değiştirilemeyeceğini biliyoruz.  Bu nedenle nafile bir dönüşümlü başkanlıktan kaçma çabasına odaklanmaktansa iyileştirmeye odaklandık, şu şekilde iyileştirdik:

Başkan’ın seçilmesi için Kıbrıslı Türk-Rum bütün Kıbrıslıların birlikte oy kullanması gerekir. Bu tarihi bir yenilikti. Daha önce, -ne bağımsızlıktan önce ne de sonra- Kıbrıslı Türkler ve Rumların ortak oylaması yoktu.

“DÖNÜŞÜMLÜ BAŞKANLIKTAN KOLAYLIKLA KAÇABİLECEĞİMİZ YANILGISINA DÜŞMEMELİYİZ”

Daha iyisini başarabilir miydik? Kıbrıslı Türklerin dönüşümlü başkanlığı terk etmesi söz konusu değildir. Bize Eroğlu ile bir fırsat verildi, ama neden? Çapraz oyu reddettiğinden. Şimdi durum farklıdır. Bugünkü Kıbrıs Türk liderliğinin çapraz oydan kurtulmak uğruna dönüşümlü başkanlığı feda etmesi söz konusu değildir. Dönüşümlü başkanlıktan kolaylıkla kaçabileceğimiz yanılgısına düşmemeliyiz.

Bu bizim görüşümüz ve bunu Başkan’a dayatamayız. Herhangi başka bir şeyi seçmekte özgürdür ancak getireceği daha kötü olmamalı ve öteki tarafla uzlaşı imkânı taşımalı.
Bugünkü konjonktür kaçırılırsa, bir sonraki ne zaman gelir kimse bilemez. Ne zaman olacağı da önemlidir çünkü zamanın geçmesiyle düzenlemeye ne kadar şey kalacak bilmiyorum. Yerleşikler artıyor, burada çocukları, torunları oldu. Mülkler sürekli kaybediliyor, AİHM artık mülklerin üç kuruşa satılmasını yasal buluyor.

“OYLARININ ÇÖZÜMÜ REFERANDUMDAN GEÇİRMEYE YETİP YETMEYECEĞİNİ HESAPLASINLAR”

Çeşitli NATO garantileri ve çözümden sonrada Kıbrıs’ta asker bulunması yaklaşımları var. Ancak söylemem gerekir ki garantör olmayı NATO istemiyor, AB operasyonlarına katılmak için ordumuz olması gerektiğini söyleyen Avrupalılar değil.  Bunları biz kendi başımıza üretiyoruz.  AKEL’in böyle düzenlemeleri kabul etmesi söz konusu değil. Bizim için askersizleştirme ilkesi geçerlidir, bize göre garantiler gereksizdir. Bu nedenle bu tür düzenlemeler hazırlayanlar, çözümü referandumdan geçirmeye yetecek oyları olup olmadığını hesaplamalıdır. 

“GARANTİLİ ÇOĞUNLUK YOK”

İki bölgelilik ve garantili çoğunluk Avrupa müktesebatıyla çakışmaz. BM görüş birlikleri belgesine bakınız. Orada Dört Özgürlük adını taşıyan bir belge göreceksiniz. O belgede iki ana unsur var. Biri, nüfus oranının ¼ kalmasını güvence altına almak için çözümden sonra gelecek Türk vatandaşlarını kısıtlar. Diğeri de bütün Kıbrıslıların Ada’nın herhangi bir yerinde hiçbir engel olmadan dolaşım, yerleşim, mülk edinme, çalışma, işyeri açma özgürlüğü olacağıdır. Bu garantili çoğunluk anlamına mı gelir?”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.