1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Çelebis ve Taiwan
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Çelebis ve Taiwan

A+A-

1974’te Limasol’da Prisoners of War Camp’da esirdim. Dönüşümüzde, Ledra Palas otelinin bahçesinde, teslim edildik. O gün o bahçeden çıkarken, kendi kendime “Allah bilir bir daha bu bahçeye ne zaman gelebileceğiz” diye düşündüğümü hatırlarım.

O bahçeyi, on yedi yıl sonra görebildim bir daha! Alman Yeşiller Partisi’nin inisiyatifi ile 1991’de Kıbrıs’ın her iki tarafından kırkar “entelektüel”, itmez bitmez Kıbrıs Sorunu’nu tartışmak üzere, oraya davet edilmişlerdi; gittik… Yıllar sonra, ilk defa her iki halktan insanların katıldığı ilk organizasyonu kurduğumuz o toplantılarda, tanımaktan çok memnun olduğum insanlar tanıdım! Plutis Servas, İbrahim Aziz, Mikis Şannis ve Tomazos Tselepis…

Kıbrıs Sorunu’nun nedenini nasıl anladığımı ele aldığım bir konuşmamın arkasından, “Kıbrıs Sorunu, bir güven sorunudur. Kıbrıslı Türkler, Rumlar’a güvenmiyorlar…” dediğim için, Tselepis söz alarak, bana cevap verdi… Dedi ki: “ Hayır! Kıbrıs Sorunu, bir güven sorunu değildir! Kıbrıs Sorunu, bir İşgal Sorunu’dur!” Hayretler içinde, yanımdaki Rum arkadaşa, konuşmacının kim olduğunu sordum. “AKEL’in ideologudur” yanıtını alınca, küplere bindim! “İtalya’da yaşan be gumbaro?” gibi bir şeyler söylediğimi hatırlarım. “Bana da propaganda yapan?”

Geçen yıllar içinde, Tomazos ile çok görüşmedik! Annan Planı’na “evet” dediği için, AKEL’den atıldığını ve sonra geri alındığını duydum sadece! Demek ki görüşleri değişmişti!

CTP MYK üyesi olduğum dönemde, AKEL’e yaptığımız bir ziyarette, heyette o da vardı… Resmi programın dışında beni balkona çağırarak, ikimizin buluşup, baş başa Kıbrıs Sorunu’nu yirmi yıl sonra bir daha tartışmamızı önerdi. Mangal yanmalı, konyak şişesi de açılmalıydı…  Partiye öneriyi aktarıp, yetki aldım! Yanlış hatırlamıyorsam, ilgili makamı da haberdar ettim. Ama Tomazos bir türlü “uygun” bir zaman bulamadı, buluşamadık! Dolayısıyla “işgal sorunu” ile ilgili son görüşlerini, dinleyemedim; kendi görüşlerimi aktaramadım!

Tam da o günlerde, bir gece Kakopetria’ya yemeğe gittik… Lokantanın sahibi,  eşi Lefkeli imiş, beni tanıdı! “Politikacısınız siz, değil mi?” diye sordu… “Evet” deyince de “İşte Hristofyas’ı seçtik size, artık anlaşın” dedi… “Daha tartışmalıyız” diye cevap verince de “No more discussions please! Please have an agreement!” dediydi…  Belki de Tomazos ile de konuşmuştur…

Tselepis’i tanırım yani… Samimiyetle çözüm istediğini de bilirim. Ancak, çözümü yanlış yerlerde aradığından dolayı, bir türlü bulamıyor… Geçen gün Filelefteros’a verdiği demeçte de “Kuzey Kıbrıs Taiwan olabilir, bundan kimse rahatsız olmaz” derken, gene yanılıyordu!  “ Kimse rahatsız olmaz” derken, iki ciddi hata yapıyor!

Çin rahatsız olur, kesin! Çünkü Taiwan, aslında Çin’den koparılmış Çin toprağıdır ve geri alınması amacından Çin hiçbir zaman vaz geçmiş değildir! Bir ikinci örnek, Taiwan’ın durumuna meşruiyet kazandırıp, süreklilik edinmesine yol açabilir! Ve bu Çin, BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesinden biridir!

“Last but not the least”, asıl Kıbrıslı Türkler rahatsız olur… Nedeyse kırk yıldır, “ne deve ne de kuş” durumunda yaşayan Kıbrıslı Türkler, bunun süreklilik kazanmasından kesin rahatsız olurlar ve ikisinden biri olmaya karar verirler…

Bunu iyi düşün yoldaş…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.