1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Cenazede bile faizler konuşuluyor!
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Cenazede bile faizler konuşuluyor!

A+A-

Doğan Harman’ı dün son yolculuğuna uğurladık.

Ölüm hak, ama zamansız olunca acı oluyor…

Erdal Andız, ‘kendi renkli bir kişiydi, cenazesi de renkli oldu’ diyerek, onu en iyi tanımlayan kişi oldu.

Bir de herkesin ortak noktası, ölüm haberini duyunca ilk önce ‘şaka’ olduğunu düşünmeleriydi…

Evet, Doğan Harman, hem sevenlerine hem de sevmeyenlerine son şakasını yaptı ve Allah’ın rahmetine kavuştu.

Bundan böyle, başta Hasan Harman olmak üzere Kartal Harman ve tüm gazete çalışanlarının, ondan aldığı bayrağı layıkıyla taşıyacaklarından hiç kuşkumuz yok…

Cenaze törenleri bizde sadece bir öleni son yolculuğuna uğurlamak değil.

Uzun bir süre birbirlerini görmeyenlerin buluştuğu anlar…

Güncel konuları paylaştıkları, siyaset konuştukları törenler aslında.

Dün de, cenazeye gelip de uzun süre birbirini görmeyenler kucaklaştılar, hasret giderdiler.

Siyasetten konuşanlar, ekonomiyi değerlendirenler, Van’daki depremi konuşanlar, YDÜ’deki olayları tartışanlar da vardı…

Ama en koyu sohbetler şu anda tartışılan ve değiştirilme çalışmaları yapılan faiz yasası idi…

Giyiminden kuşamından esnaf olduğu anlaşılan bir esnaf ‘tek umudumuz bu yasa’ diyordu, yanındaki tanıdık bir emekli polis memuruna.

O da yorum yaptı, ‘benim damat da bu yasayı bekliyor yoksa halimiz haraptır’ diye  cevapladı.

Onların hemen yanında bulunan iyi giyimli üç genç yanaştı ve kulak kabarttı.

Birini tanırım, dükkanını geçenlerde kapattı, hemen atıldı ortaya, ‘ben battım, bittim abi ilmik boynumda, bu yasa geçti ne ala geçmezse yandığım gündür’ diye feryadını dile getirdi.

Geçenlerde Maliye Bakanı Ersin Tatar, bu yasa yüzünden tehditler alıyorum demişti!

Şu ana kadar bu açıklama sonrasında kimseden tıs çıkmadı…

Kim tehdit etmiş, ne zaman etmiş, niçin etmiş…

Ama Ersin Tatar’ı iyi tanırız, böyle ciddi meseleler konusunda şaka yapmaz, uyduruktan hiç konuşmaz.

Mehmet Tancer’in de ‘yakında kurşunlanırsam şaşırmam’ demesini de unutmadık…

Peki dedi de ne oldu?

Kim gitti bunun üstüne?

Yeni faiz yasası geçer mi bilmeyiz ama, hükümet içinde herkes faiz yasası hakkında aynı görüşte değil…

Örneğin Hasan Taçoy, bu yasaya şiddetle karşı!

Dünkü sabah programında bu yasa geçerse, asıl siz o zaman görün tefeciliği diye, kendinden çok emin konuştu.

Bankaların batacağını, ülkeyi tefecilerin yöneteceğini iddia etti. 

Onun bu sözleri çoğunu fena kızdırmış;

Sevgili Kazım And bağlandı telefona, sitem etti Taçoy’a…

10 bin dosyanın mahkemede olduğunu, 10 bin dosyanın da yolda olduğunu söyledi…

Belli ki kendi de faiz kurbanları arasındaydı.

Bizim en büyük eksikliğimiz nedir bilir misiniz?

İyi niyetli olarak bir şeyler yapmak isteriz ama, bunu bile elimize yüzümüze bulaştırırız..

İyi siyasetçi vardır, kötü siyasetçi vardır, ama illa ki siyasetçi ekonomiden ve bankacılıktan anlayacak diye bir kural da yoktur…

Siyasetçinin görevi ülkede yaşanan sorunları ortaya çıkarmaktır, sonra da bunu çözmek için uzmanına devretmek…

Biz ise, işimiz ve uzmanlığımız olmayan şeylerle kendi kendimizi yiyip bitirmekten başka bir şey yapmıyoruz.

Hiç kimse, bu işi bir uzmanına sormayı, her kesimden insanı bir çatı altında toplayıp, olaya daha geniş açıdan bakmayı düşünmüyor bile.

Varsa da yoksa da siyaset!

Bari onu becerebilseydik…

hasan-tacoy-eroglu-kasif.jpg

MESAJ KUTUSU

Sayın Ünal ÜSTEL, atık pil toplama kampanyası nasıl gidiyor bilmiyoruz ama, eski pilleri bakanlığın depolarına koydurdunuz, şimdi personel çok huzursuz oldu. Binlerce eski pil orada ne olacak akıbetini çok merak ediyoruz.

Sayın Faiz SUCUOĞLU, bazı parti kurmaylarından tepki mesajlarınız geldi ve doğrusu çok da şaşırdık. Örgütlere yapılan maddi katkılarda haksızlık olduğunu iddia ediyorlar. Yakında bu konuda parti içinde kıyamet kopabilir…

Sayın Sümer AYGIN, bölgede turistleri rahatsız eden işletmelere ağır cezalar vermeye başlamanız memnuniyet yaratıyor. Bir de Kordonboyu’nu çekirdek tarlasına döndürenlere karşı önlem alabilirseniz iyi olacak.

Sayın Ahmet KAŞİF, Girne Akçiçek Hastanesi’nden memnuniyet belirten bir mektup daha aldık ve derecesiz memnun olduk. Sanki oraya sihirli bir değnek değdi ve her şey iyi gitmeye başladı. Sizin nezdinizde hepsini kutlarız.

Sayın Ejder ASLANBABA, bu bayram çifte bayram yapacaksınız desenize. Yurt Dışında yaşayan Türkler birimi nihayet hizmete giriyormuş. Bakalım makam odanız beğendiğiniz gibi olmuş mu?

Sayın Salih TODSS, en eski partililerden birisi olarak, bu sıralar birileri sizinle fazla uğraşmaya başlamış. Ancak siz yine de parti içi meseleleri her yerde konuşmayın, laf taşıyan çok oluyor bu sıralar.

Sayın Halil ORUN, vatandaşın sorunlarını sadece müdürler aracılığıyla değil bazen de bizzat görüşerek öğrenin. Bazı konular yanlış aksettiriliyor ve hedef olarak siz gösteriliyorsunuz. Bu arda bir esnaf da mesaj göndermiş, ilginizden dolayı teşekkür ediyor.

Sayın Börke KAŞİF, ikiz apartmanlardan daire alanlar artık yavaş yavaş mahkeme seçeneğini gündeme getirmeye başlamışlar. Bir an önce inşaatları bitirip teslim etmeye bakın, şikayetçilerin sayısı her geçen gün artıyor.

Sayın Mehmet ÖZKARDAŞ, Pazartesi günkü genel greve destek vereceğinizi bazı sendika başkanları hiç beklemiyordu. Onları da üyeleri de çok şaşırttınız. Sürüden kopanı kurt kapar değil mi?

Sayın Günay ÇERKEZ, Kuzey Kıbrıs Hava Yolları konusundaki haberleri nereden öğrendiğimizi çok merak ediyormuşsunuz. Ha keşke bize sorsaydınız size hiç çekinmeden söylerdik. Ama sizin tahmin ettiğinizden çok fazlasını biliyoruz, haberiniz olsun.

Sayın Bumin PAŞA, Karakol İlkokulu velilerinden şikayet mesajı geldi. Toplanan paraların nerelere harcanacağını soruyorlar. Bazı velilerin maddi durumu hiç iç açıcı değil, onun için fazla yüklenmemek lazım değil mi?

Sayın Cemal BULUTOĞLULARI, Arasta esnafından dün şikayet mesajı aldık. İplik Pazarı’nda turistlerin kullandığı tuvaletin kanalizasyon boruları patlamış, acilen önlem istiyorlar.

Sayın Mahmut KUŞ, dişleri sil baştan yenilediğinizi duyduk. Acaba diyoruz dişleri birilerine karşı bilediniz mi? Bunun için Hatay’a gittiğinize göre vardır bunda bir hikmet değil mi? Aman yerli diş hekimleri duymasın sakın…

Sayın Ersoy ANILDI, muhterem babanızı kaybettiğinizi üzülerek öğrendik. Merhuma Tanrı’dan rahmet size ve aileye sabır ve başsağlığı dileriz. Allah geride kalanlara sağlıklı uzun ömürler nasip etsin.

Sayın Ahmet ÇAĞNAN, deprem kuşağında olan KKTC’de eğer halen deprem tüzüğü yoksa sizce suç kimin? Hadi gelin bu işe bir öncülük edin de memleket bir eksikliğinden kurtulsun…

Sayın Doğan SAHİR, yeni bir çevre atağına, bu kez basını da arkanıza alarak başlayacağınızı duyduk. Umarız bu yolda yalnız bırakmazlar. Kolay gelsin diyoruz.   

Sayın Özer KANLI, BRTK yasasının bakanlar kurulundan geçmesi en fazla sizi sevindirmiş. Şimdi tüm kurum çalışanlarının gözü mecliste, biraz ağırlığınızı koyarsanız umarız orada da fazla askıda kalmayacaktır.

Sayın Feriha NURLUÖZ, doğum sonrası yeni projeler peşinde olduğunuz söyleniyor. Evde üç erkek ve sorumluluk isteyen bir iş, Allah kolaylık ve sabırlar versin. Yöneticiler umarız kıymetinizi biliyorlardır.

Sayın Şerife ÜNVERDİ, Lefkoşa Surlariçi’den bazı bayanlar sitem ediyorlar. Uzun büre olmuş ve kahve içmeye gitmemişsiniz. Bizce bu hafta sonunu orada değerlendirin. Üzümlü kekler sizin için yapılmış.

Sayın Güven PÜSKÜLLÜ, kafaya fena halde çanta yemişsiniz büyük geçmiş olsun. Eski bakan eşinin vurduğu yerde gül biter. Vardır bunda da bir hikmet deyip en iyisi bir piyango bileti alın siz.

Sayın Sibel SİBER, son meclis toplantısında çok fazla sinirli ve agresiftiniz. Sakın klasik siyasetçilere benziyim demeyin. Sizin mecliste yeriniz çok ayrı bir yer çünkü.

 

Günün Fıkrası : İşlem hacmi

Bir banka müdürü ve yardımcısı yolda yürürken, yolun ortasında öylece duran mok görmüşler.
Müdür yardımcısına:
"Eğer bu moku yersen sana 10 lira veririm demiş."
Yardımcısı "Tamam" demiş ve moku yemiş, 10 lirayı da almış..
Biraz daha yürüdükten sonra karşılarına başka bir mok çıkmış.
Bu sefer yardımcısı, müdürüne (altta kalmayacak ya);
"Eğer bu moku yersen sana 10 lira veririm demiş."
Müdür "Tamam" demiş, moku yemiş ve daha önce verdiği 10 lirayı geri almış.
Biraz daha gittikten sonra yardımcısı müdürüne;
"İkimiz de moku yedik ve verdiğimiz paraları geri aldık. Biz ne anladık bu işten?" diye sormuş
Müdür: "Olur mu ikimiz de ayrı ayrı mok yiyerek işlem hacmi yaratmış olduk..."

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.