1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Cep delik, cepken delik…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Cep delik, cepken delik…

A+A-

* Bir bayramı daha geride bıraktık. El öpmekle kimin dudağı aşındı ki?..
  
* Fahiş biçimde yükseltilen elektrik ücretleriyle Kurban Bayramı’nda kurban edilen yoksul halk oldu.
  
* Yüzde 20’yi aşan elektrik şokunun kolay atlatılamayacağı kanısındayım. Kolay atlatılabileceğini sananlar ya kafayı yemiş olanlar, ya da şoklardan bile etkilenemeyecek sağlıksız bünyeye sahip olanlardır.
  
* Egemen Bağış dış siyaset konusunda “faturayı KKTC’ye ödetmeyiz” dedi ama, şoklu elektriğin faturasının kimlere ödetileceği belli.
  
* Zam, zam, zam!.. Bütçelerdeki delik, Ozon tabakasındaki delikten beter oluyor.
  
* Orhan Veli halimizin tercümanı: “Cep delik cepken delik / Kevgir misin be kardeşlik.”
  
* Bizim halk, bayramı yine Güney’de kutlayınca, bayram esnafımıza bir kez daha zehir oldu. Bunlar da, cebimizde ve cepkenimizde kendi elimizle açtığımız delikler…
  
* Ceplerdeki ve cepkenlerdeki delikleri izale edecek tamirci aranıyor.
  
* Dövizin yükselmesi nedeniyle alım güçlerinin düştüğünden yakınanlar, dövizli alışveriş için Güney’e koşmakta. Bu nasıl bir paradoks?..
  
* Esnaf, 26 milyon TL’lik kredinin, faiz marifetiyle nasıl 2 buçuk milyar TL olabildiği üzerinde kafa patlatıyor. Olur gardaş olur; burası KKTC… Olmaz olmazların mekanı!..
  
* Telefon kablolarını bile söküp hurdacılara satıyorlar. Ne günlere kaldık!.. Ülkesel iletişimi felç etmek için bunu ancak savaş durumlarında düşman yapar.
  
* Bülent Ecevit ölüm yıldönümünde Türkiye’de çeşitli etkinliklerle anılırken, KKTC’de o bağlamda yaprak bile kımıldamadı. Bizim vefa kültürümüz bu kadar.
  
* Yeni kamu düzenimizde tüm bakanlıklara siyasi danışman atanacak. Sayın bakanların siyasal birikimleri yetersiz mi kalıyor?..
  
* Dimitris Hristofyas takvime karşıydı ama, görüşmeler artık takvime bağlanmış gibi. Tahammülünün yükselmesi için Hristofyas’a bir Pirelli takvimi sunulsun.
  
* Benim tahminim o ki, Pirelli de olsa, mirelli de olsa, bu takvimin sonu da hüsrandır.
  
* Bizim tarafın aşırı iyimserliğine rağmen Hristofyas New York zirvesini “çözümden çok uzağız” diye yorumladı. Galiba biz dereyi görmeden paçaları sıvama huyundan hiç kurtulamayacağız.
  
* Kapalı kapılar arkasında Hristofyas’a baskı yaparak bir çözüm bulunsa da, o çözüm bir sert duvara çarpar. O duvarın adı “referandum.”
  
* “Arap baharı” martavalıyla Arabın çanına ot tıkıyorlar. Uyan ey Arap; sana baharı değil cehennemi yaşatıyorlar!..
  
* Helal şarabın ardından, helal viski de üretildi. Bu alkolsüzler herhalde “şerefe” denerek değil, “helal” denerek tüketilir.
  
* Bu gidişle uyuşturucunun da helali yapılır mı dersiniz? Gidi kapitalizm!..
  
* En tehlikeli deli, deliliğinin farkında olandır. Böyleleri her zaman “ben deliyim” diyerek eyleme geçer.
  
* “Bazıları benim korkunç bir kimse olduğumu düşünür! Hiç bile! Bende bir çocuk kalbi var: Masamda ve bir kavanozun içinde!..” Stephen King (Korku edebiyatının popüler ismi)
  
* Böylesi bir özdeyiş, ancak Stephen King gibi bir korku tacirine yakışır; değil mi ama?..
  
* Aşka dair: Aşk ürkek kuşa benzer, özen ister. Kaçırırsan bir daha yakalayamazsın.
  
* Öğüt: Elektriğe yapılan fahiş zamdan sonra çareyi güneş ve rüzgar enerjisinde arayınız.
  
* Temel’in dünyası: Berdevam sigara içen Temel’e “yahu Temel içme şu zıkkımı, sağlığa zararlı” demişler. Temel de“bana mı zararlı lan; sağlığa zararlı, varsın sağlık düşünsün zararını.” (Teşekkürler Ercan Seymen)
  
* Ve şiir… Mevlana’dan dörtlük: “Ben dostlarımı ne kalbimle, ne aklıma severim / Kalp durur, akıl unutur / Ben dostlarımı ruhumla severim / O ne durur, ne de unutur.” 

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.