Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Çeşme...

A+A-

Seferihisar’dan İzmir yönüne doğru yola çıktım.

Yazlıkçıların siteleri arasından geçtim…

Sağda, solda çıplak dağlar.

İnsan, denizi görmek için çoraklaştırdığı tepelere bir sürü betonarme villa kondurmuş.

İçindeki ev sahipleri muhtemelen geceleri misafirlerine denizi göstererek, üç distile rakı bardaklarını tokuşturacaklar.

Rakıyla birlikte beyaz peynir, deniz böğrülcesi, balık çeşitleri olacak.

Ve ertesi gün uyandıklarında, yoldan geçen araçların çıkarttığı gürültüye kızıp, “olur mu bu kadar gürültü” diye şikâyet edecekler.

Hız kısıtlaması olan sevdiğim eski tip asfalttan “Bademler” yazan tabela altından sola kıvrıldım…

Doğa içinden gitmek başka olurdu.

Otoyol yerine dağları aşacaktım.

Dağlarda zeytin ağaçlarına, bademlere, çitlemitlere bakacaktım.

Ve birkaç köy ile köylüleri ziyaret edecektim.

Bademler köyünü daha önce anlatmıştım.

Orada köyün tiyatrosu var.

Kültürle ilgileniyorlar, çalışıyorlar, çevrelerine sahip çıkıyorlar.

Binde bir de olsa çevrelerine sahip çıkan, eğitime ağırlık veren yerleri gördükçe ümitsizliğim bir nebze azalıyor.

 Kahvesinde köylülerle kahve içtim.

Yola devam ettim.

Vadi, tepe geçerken, ovada bir ağacın gölgesine sığınmış eşeği gördüm.

O eşek her sene orada…

Bir yıl önce de ipi dolanmış, kurtarmıştım.

Bu yıl da öyleydi.

Eşek ne yapılırsa yapılsın eşektir.

İpin dolanacağını bilemiyor hayvan…

Otoyolu kullanmadan eski yoldan Çeşme’ye gittim.

Eski yol en doğal ve en kıymetli yoldur, çünkü durabiliyorsun.

Ağaçlara dokunabiliyorsun.

Ziziroları yakından dinleyip, yörenin kokusunu içine çekebiliyorsun.

O yüzden tüm otoyollara karşıyım.

Çeşme herkesçe bilinen bir kasaba…

Yazlıkçıların ağırlıkta olduğu, çarşısının turist kaynadığı, denizlerinin ise hep dolu olduğu biliniyor.

Orası RTE’nin hala ele geçiremediği yerlerden birisi.

Çeşme meydanına sakızlı dondurma yemek için girdim…

Araba park edilmesinin yasak olduğu alanda bir otobüs duruyordu.

Otobüsün üstünde Küçükçekmece Belediyesi yazısı ile Başkanının “güler” yüzlü fotoğrafı vardı.

Otobüs şoförüne, “Hayırdır, ne iş” dedim…

-Biz özel firmayız, bizi kiraladılar, başbakan ve cumhurbaşkanı adayı Erdoğan için propagandaya geldik, dedi…

Gürültü çıkartacaklardı onu anladım…

Ama Ege bölgesinde RTE, propagandasını yapacak birisini bulamayacak kadar zayıfladı mı, yoksa “bizim belediyeler her yerde bize çalışır” imajı yaratmak mı istedi, onu anlayamadım.

Ancak gerçek ortada…

Bir kamu kuruluşunun adı, seçimlerde aday birisine, destekte bulunuyordu.

Neyse dedim…

Ve gürültüye hazırlananlarla gürültüyü çekecekleri orada bırakıp kaçtım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.